Çernobil’in küllerinden güneş enerjisi santrali

Dünyanın en büyük nükleer faciasına neden olan Çernobil Nükleer Santrali’ndeki radyasyon yayma riski devam ederken, Çinli iki şirketin Çernobil santralinin güneyindeki 2 bin 500 hektarlık yasak arazide bir gigavatlık güneş enerjisi santrali kurmayı planladığı bildirildi.

Çin’in en büyük yenilenebilir enerji kuruluşlarından biri olan Golden Concord Holdings’in (GLC) yan kuruluşu, bölge için güneş panelleri tedarik edip kurulumunu gerçekleştirirken, devlete ait Çin Ulusal Makine Aksamları Sanayi Şirketi’nin (Sinomach) yan kuruluşu ise tesisi inşa edecek ve işletecek.

Böylece, radyasyon seviyesinin yüksek olması nedeniyle insanların yaşaması için uygun olmayan alan, enerji üretimi için kullanılacak.

Çernobil’de ne olmuştu?

Çernobil, dünyanın şimdiye kadarki en büyük nükleer kazası. Etkileri Türkiye’de hissedilmişti. Ukrayna’da 26 Nisan 1986’da meydana gelen kazanın bilançosunu rakamlarla derledik:

Ukrayna’daki Çernobil nükleer tesisinde 26 Nisan 1986’da meydana gelen kaza, etkileri bugün bile hissedilen çok büyük miktarlarda radyoaktif sızıntıya neden olmuştu. Kazanın ardından yaşananları beş maddede derledik:
– Kazanın ardından ‘likidator’ olarak adlandırılan 600 bin zorunlu gönüllü (nükleer tesis ve itfaiye görevlilerinden sonra zorunlu olarak görev yapması istenen kişiler) felaketin etkilerini en aza indirmek görev aldı.
– Kaza sırasında tesiste görev yapan 134 kişi radyoaktif sızıntıdan yüksek derecede etkilendi ve bu tesis çalışanlarında kalıcı radyoaktif hastalıkları yol açtı. Bu kişilerden 28’i kazadan bir süre sonra hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaklaşık 2 bin 200 çalışanın radyoaktif sızıntının zararları yüzünden zamanından erken öleceğini tahmin ediyor.
– Kazanın meydana geldiği çevrede yaşayan 116 bin kişi 1986 yılının devamında yaşadıkları bölgelerden tahliye edildi.
– Rusya, Ukrayna ve Belarus’ta 1990 yılından beri tiroid bezi kanseri teşhisi konan vakaların sayısı 6 bini aşmış durumda. Bu, istatiksel olarak beklentilerin üzerinde. Uzmanlar, tiroid kanseri tedavisinin kolay olması nedeniyle bu hastalığa yakalananların sadece yüzde 1’inin hayatını kaybettiğine dikkat çekiyor.
– Öte yandan DSÖ’nün tespit ettiği tiroid bezi kanseri vakaları ile kazadan etkilenen diğer bölgelerdeki kanser hastalığının artış oranı saptanamıyor. Uzmanlar ölçülebilir vakalarla tahminlerin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekiyor. DSÖ’nün yaptığı model hesaplamalar, likitadörler ve kazanın meydana geldiği bölgedeki çevre sakinlerini kapsıyor. Başka kurumların yaptığı araştırmalar ve hazırladıkları raporlar, kanser oranlarına ilişkin daha yüksek rakamlar ortaya koyuyor.