Bize de lazım

ABD bir şirket sahibi yıl sonu partisinde çalışanlarına zarflar dağıtmış ve ilerleyen saatlerde çalışanlarından ellerinde ki zarfların açmalarını istemiş, zarflar açılınca çalışanlar şaşkınlıkla sevinerek çığlık atmışlar, neden sizce?

Hemen anlatayım efendim, şirket sahibi çalışanlarına kıdemlerine uygun ciddi rakamlarda ikramiye vermiş öyle ciddi rakamlarmış ki çalışanlarının hayatları değişebilecek rakamlar.

Bu haberin videosunu seyrettiğimde inanın çalışanların o anki tepkisi beni bile duygulandırdı.

Öyle büyük sevinç ve şaşkınlık tepkileri vardı ki o anı görmeniz lazımdı, yazmayla bu duyguyu anlatamam.

Ben eminim o çalışanların birçoğunun maddi sıkıntıları vardı ya da gerçekten böyle bir paraya ihtiyaçları, o an ki tepki başka türlü anlatılamaz.

Sonra dönüp Türkiye’de ki şirketleri ve çalışanları düşündüm, eminim birçok şirket çalışanının emeğini veriyordur ya da umuyorum diyerek, emin olmadığım duyguyu size yansıtayım.

Yıllardır iş hayatında olan ve iş hayatını yakından takip eden biri olarak söylüyorum, ben bu zamana kadar hiçbir işcinin hakkını aldığını görmedim.

Yıllar önce 3 Ayda alınan ikramiyeler 6 Ay sonra 1 Yıla ve zaman içinde de, ikramiye kavramı ortadan kalktı.

Bunu, özel sektörler için söylüyorum ve öyle bir an geldiki Türkiye’de ki ekonomik krizler işçiyi küçük sektörleri vurdu, Aklını kullanan büyük sektörler ekonomik krizler den bile kazanç sağlamayı bilip kendi menfaatlerine bu krizleri çevirdiler.

Öyle çok hileye baş vuruldu ki bu dönemler de işçinin maaşını vermemek için kendilerinin kazançla çıktıkları ekonomik krizleri işçiye daha fazla olarak yansıttılar, işçileri yok saydılar.

Bu gün ABD de ki şirket sahibi gibi iş verenlerin Türkiye’de olmasını çok isterdim ama maalesef ki bizlerde işçi demek, en alt tabakada ezilmek demekten başka bir şey değil.

ABD’deki iş insanının şu sözü aslında ne kadar doğru diye düşünüyorum.

“İnsanların yaşamlarında bir fark yaratmak istiyordum. Geminin dümeninde ben varım ama gemiyi çalıştıranlar onlar” 

Evet bizde ki iş veren bunu unuttu, geminin dümeninde olabilirlerdi ama çalıştıran işçilerdi, bunu unuttukları için işciyi hoş tutmadıkları için bugün Türkiye’de birçok şirket kapandı ve işsizlik hat safhaya vardı.

Ve krizden bile menfaat sağlayan o iş insanları gemilerinin batmalarını zaman içinde izlediler.

Ve bugün insanlar gizli bir krizin en üst noktasında yaşamaya çalışıyorlar.

Devlet büyüklerimiz herşeyi süt liman gösterirken, iş sektörü gün ve gün tükeniyor, işçi gün ve gün eriyor, eğitimli genç çoğalırken işsiz eğitimliler bugün vasıfsız denecek noktada bunalımlar yaşıyorlar.

İntiharlar, geçimsizlikler ve şiddet meyilli aile bireyleri Türkiye’nin kara lekesi gibi çoğalıyorlar. Tamda burada yukarıda anlattığım şirket sahibi gibi iş insanlarının Türkiye’de olmasını hayal ediyorum.

Hayal işte…