Murat Emir: Hayal gücünü zorlayan iftiralarla karşı karşıyayız
Biraz sakin...
İşgal başladığı günden beri, siz hiç patlayan Ukrayna topu veya yürüyen Ukrayna tankı gördünüz mü?
Herhangi bir işgal bölgesinde bir cephe hattı veya savunma hattı gördünüz mü?
Hasılı; Savaşanları gördünüz mü?
Peki ne gördünüz?
Sayalım;
Şehirde dolaşan birkaç Ukrayna askeri, ülkesi için elinde pompalı tüfek ile savaşa gittiği söylenen lastik ayakkabılı Ukraynalı gençler, bir köprüde ve açıkta mevzi almış bir manga Ukraynalı asker, şehirlerin siluetinde patlamayı andıran alev huzmeleri, döne dolaşa gösterilen bir gökdelene isabet eden bombanın yarattığı tahribat, üst üste konmuş bir kaç otomobil lastiği ile oluşturulan barikatlar, savaştan akın akın kaçan insanlar ve bol miktarda siren sesleri.
Başka?
O kadar!
Bu nasıl savaş? diye insan sormadan edemiyor.
Biz bu görüntüleri hemen her gün Suriye, Irak veya Filistin de zaten görüyoruz. Dünya da görüyor.
Yani;
Haberlere ve görüntülere bakıp ülke çıkarlarını anlık heyecanlarımıza feda etmeyelim.
Önce olası bir yanlış anlamayı giderelim.
Rusya'nın bu kalkışmasını onaylamak ve kabul etmek tabi ki insanlık suçu.
Ama;
Gelecekte, bugünkü bir yanlış anlamayı giderecek, bir çaba içinde olmamak için de Türkiye'nin çok dikkatli olması gerekmektedir.
Rusya,
Ukrayna'yı Karadeniz sahillerinden içeri ittirip tecrit ettiğinde ve tamamen sahil bağlantısını kestiğinde,
Amerika da,
Hesabına uygun çıkarlarını temin ettiğinde,
Bu garabet sona erecektir.
Az kaldı.
Kırım'ın doğu sahili tamam. Sadece Odessa'ya doğru batı sahili kaldı.
Türkiye,
Ukrayna'ya her türlü insani yardımı yapmalı ve desteği vermelidir.
O kadar.
Bu komedinin bir parçası olmamalı ve çamuru üzerine sıçratmamalıdır.
Rusya'ya karşı savaş çığlıkları atanlar da biraz dikkatli olmalıdır.
Bunu temin etmek için,
Mustafa Kemal zekasına müracaat yeterli olacaktır.
Av. Atilla TÜFENKÇİOĞLU
Yeni Soluk
Yorum Yap