Murat Emir: Hayal gücünü zorlayan iftiralarla karşı karşıyayız
Beştaş: Fabrika yerine cezaevlerinin yapıldığı bir ülkede ekonomik buhran bitmez
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, TBMM'de gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Beştaş, şunları söyledi:
Ankara’da sel felaketi yaşayan yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz, yaşanan acıları paylaşıyoruz. Bu selde CHP Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlkay Yiğit de yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerin ailesine başsağlığı kendilerine Allahtan rahmet diliyorum. Umarım bir an önce bu felaketler son bulur.
Uzun süredir Türkiye’de olağanüstü durum devam ediyor, bir çıkış bulunamadı. Eskiden ekonominin kitabını yazdık diyorlardı. Bu tamamen yalan değil, birçok olgunun kitabını yazdılar. Yolsuzluğun, yoksulluğun, yalanın kitabını yazıyorlar, en çok da hukuksuzluğun kitabını yazıyorlar. Hukuku tamamen siyasetin intikam aracı haline getirdiler. Şu anda muhalif avına çıkmış durumdalar. Son bir haftada Diyarbakır'da 21 gazeteci gözaltına alındı ve gözaltı süreçleri hala devam ediyor. İlk dönem avukatlarıyla görüştürülmediler, şimdi de gözaltı süreleri 16 Haziran'a kadar uzatılmış durumda. Hakikatleri yazdıkları için özgür basın mensupları gözaltında. Geçen hafta komisyondan geçti basına sansür yasası. Daha önce dijital mecralara gelmişti. Basında sansür yasasının zamanlaması ve hemen gazetecilerin gözaltına alınması tabii ki tesadüf değil. Basına sansür yasasıyla tüm muhalefet hedef alınıyor. Bunu anlamak için çok da bilmeye gerek yok. Önce yine tabii ki Kürtlerden başladılar, özgür basın geleneği temsilcilerini gözaltında tutuyorlar. Kadın gazetecileri de gözaltında tutuyorlar. JİNNEWS dünyada ve Türkiye’de ilklerden birini oluşturuyor, sadece kadın haberleri yapıyorlar. Onlar da gözaltında. Geçen hafta Şırnak'ta 18 kişi, İstanbul ve Tekirdağ'da HDK ve Göç İzleme Derneğine yönelik operasyonda 39 kişi gözaltına alınmıştı. HDK Genel Merkezi baskın yedi. Oradan da 40 arkadaşımız tutuklandı. Başka bir tutuklama da Van'dan geldi. Van'daki tutuklamanın dikkat çekici bir boyutu var. Daha önce Çözüm Sürecinde Valiliğin resmi çağrısı ile barış sürecinin resmi gözlemcisi olma iddiasıyla tutuklandılar.
AKP iktidarı AB’ye gireceğiz diye yola çıktı, şimdi AB’nin kapısından geçemeyecek durumdalar
AP geçen hafta 2021 Türkiye raporunu yayınlandı ve 448 evet oyuyla bu rapor kabul edildi. Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklere dair elle tutulur bir ilerleme kaydedilmediğini bu raporda görüyoruz. AB ile müzakere sürecinin başlama şansı olmadığı net bir şekilde ifade edilmiş oldu. Hatta Türkiye raportörü "HDP’nin kapatılması halinde Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin devam edeceğini düşünmüyorum" sözlerini kullandı. AKP "AB’ye gireceğiz" diye yola çıkmıştı, şimdi ise AB’nin kapısından geçemeyecek bir iktidarla karşı karşıyayız. Tabii ki bu tesadüf değil. 94 yılında DEP’in kapatılması sürecinde AP-Türkiye ilişkileri durma noktasına gelmişti. AB raporları çok önemli, önemsiyoruz ama AB’nin tutum almakta çok da ilerlemediğini ifade etmek istiyoruz. Daha objektif somut tutumlar alması gerekiyor.
Demokraside geriye doğru giden bir ülkede enflasyonun düşmesi mümkün değildir
Türkiye, hayatın her alanında hakikaten içler acısı bir durumda. Ekonomi alanında her zamanki gibi hız kesmeden enflasyon yükseliyor, her türlü veri allak bullak durumda. İşsizlik, açlık, yoksulluk aynı hızla devam ediyor. Fahrettin Altun Twitter hesabında bir video paylaşmış, bir masal tablosu aslında. Bu masal tablosunda vatandaş yok. Bu masal tablosunda her alanda başarılı bir ülke tablosu çiziliyor ama burası Türkiye mi? Türkiye olmadığını bu ülkede yaşayanlar olarak görebiliyoruz. Gerçekler o kadar eğilip bükülmüş ki; ne ağzına kadar dolan cezaevleri ne her gün işlenen kadın cinayetleri ne ranta ekolojik talana dair veriler ne sağlık ve eğitimdeki çöküş ne de tarım ve hayvancılığın bitişi var bu masalın içinde. Halk artık bunları tabii ki ciddiye almıyor. Bunların yalan olduğunu gayet iyi biliyor. Yıllık enflasyon ENAG’a göre yüzde 160.76 olarak gerçekleşti. Hukukun Üstünlüğü Endeksinde ise 139 ülke arasında Türkiye 117. sırasında. İşte bu iki veri arasında doğru bir orantı var. Hukukta, demokraside, özgürlüklerde, eşitlikte geriye doğru giden bir ülkede enflasyonun düşmesinin ya da ekonominin düzelmesinin mümkün olamadığını not etmek isterim.
Fabrika yerine cezaevlerinin yapıldığı bir ülkede ekonomik buhran bitmez
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesinden bu yana ekmeğin fiyatı yüzde 200 arttı. Benzer şekilde süt yüzde 200’ün üzerinde, ayçiçek yağı yüzde 300’e yakın, yumurta yüzde 200’ün üzerinde zamlandı. Akaryakıt zamları ise aslında bütün zamların temel nedeni olmaya devam ediyor. Akaryakıt zammı yüzde 256 oranında devam ediyor. Bu arada tabii ki yoksulluk sınırının 19 bin 602 TL olduğunu da aklımızdan hiç çıkarmayalım. Bu rakamlar ortada dururken hangi yüzle vatandaşa bu masalları anlatıyorlar! Demokratikleşme olmadan ekonomi düzlüğe çıkmaz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam ettiği müddetçe ekonomi düzelmeyecek. Ceberut ve içinde halk olmayan bir sistem inşa ediyorlar. En son getirdikleri GES ve daha önceki Kur Korumalı Sistemde de halk yine yok. Parası olanlar, zengin olanlar var. Onları kurtarmaya ve onları daha çok zenginleştirmeye çalışan bir iktidar aklıyla ekonomi düzlüğe çıkmayacak. Fabrika yerine cezaevlerinin yapıldığı bir ülkede ekonomik buhran bitmez.
Yeni Soluk
Yorum Yap