Belediye Çalışanları: “Bakırköy Belediyesi kanunsuzca hareket etmektedir”

Bakırköy Belediye çalışanları 12 Şubatta başlatıp Salı ve parşembe günleri yaptıkları basın açıklamsına bugün bir yenisini eklediler. Bakırköy Belediye çalışanları, “2014 yılında demokratik söylemlerle CHP den Belediye Başkanı olan Bülent Kerimoğlu, CHP parti programını, anayasayı ve kanunları hiçe sayarak işçilerin yasal haklarını tanımamaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere diğer belediyelerde imzalanan ve uygulanan toplu iş sözleşmeleri Bakırköy Belediyesinde neden yapılmamaktadır. İBB ve bağlı şirketlerinde, çoğu ilçe belediyelerinde yemek paraları 21 lira ile 40 lira arasında iken, kurallı, güvenceli ve toplu sözleşmeli çalışma yapılırken, çalışma şartları günün koşullarına göre iyileştirilirken, işçilerin anayasal ve kanuni hakları verilirken, Bakırköy Belediyesi neden yasalar dışında, kanunsuzca hareket etmektedir” dediler.

Genel İş 2 nolu şube Başkanı ve CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu üyesi Adil Çiftçi'nin de aralarında bulunduğu işçilerin açıklamasının tamamı şöyle:

“Demokratik Kitle Örgütlerinin, Sendikaların ve Siyasi Partilerin Değerli temsilcileri ve üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Değerli İşçi Arkadaşlar, Değerli emek dosları hepinizi sendikamız DİSK Genel-İş ve Bakırköy Belediyesi işçileri adına saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz.

Bakırköy Belediye çalışanları olarak 12 Şubatta başlattığımız, her Salı ve Perşembe devam ettiğimiz eylemlerimizin 17 ncisini gerçekleştiriyoruz. İsteğimiz ve taleplerimiz, kurallı, güvenceli ve toplu sözleşmeli çalışmaktır. Kanunların ve yasaların işçilere tanıdığı anayasal haklarımız olan insani haklarımızı istiyoruz. 

Bakırköy Belediye Yönetimi 2018 Nisan ayından bu yana, şirket değişikliğine gitmiş ve bu yapılan şirket değişikliğine karşı sendikamiz DİSK Genel-İş, her durum da Çalışma Bakanlığı 'ndan yetki tespiti almıştır. Alınan yetki tespitlerine her defasında itirazını sürdüren belediye yönetimi, toplu sözleşme yapmamak için süreci uzatmaya devam etmektedir.

Temmuz 2020 tarihinden itibaren zam almayan Bakırköy Belediyesi şirket işçilerine, işten atılma ve ücretsiz izne gönderilme başta olmak üzere, maaşların düşürülmesi, yemek paralarının 5 liraya indirilmesi, esnek, kuralsız, korumasız ve güvencesiz çalıştırılma dayatılmaktadır. Bu olumsuzluklarla birlikte, sendikal baskı yapılmış ve zorla baskı ile hak kaybı yaratan bir çok farklı evraklar imzalatılmıştır. Pandemi sürecinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan Bakırköy belediyesi, işçilerin soyunma yerleri ile ilgili gerekenleri yapmamakta ve gerekli iş kıyafetleri, iş ayakkabıları, koruyucu ekipmanları işçilere temin etmemektedir. Açıkça 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği, 4857 sayılı iş kanunu, 6356 sayılı sendikalar ve toplu sözleşme kanunu yok sayılarak, kanunsuzluk, hukuksuzluk ve adaletsizlik devam etmektedir.

Kuralsız, güvencesiz ve toplu sözleşmesiz çalışma yaparak, günlük 5 lira yemek parası veren Bakırköy Belediye yönetimine hatırlatma yapıyoruz. Resmi Gazete'de yayımlanan 313 No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, 2021 yılı için istisna tutulacak günlük yemek bedeli tutarı 25,25 liradır. Din İşleri Yüksek Kurulu, 2021 yılı Fitre miktarını 28 lira olarak belirlemiştir. CHP ekonomi masası raporları geçim şartlarının zorluğunu ortaya koymaktadır. Bu raporları Cumhuriyet Halk Partisinden temin edebilirsiniz. Bir çok raporda olduğu gibi dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 800 lira civarında, yoksulluk sınırının ise 8 bin 800 lira civarında olduğu bilinmekte ve açıklanmaktadır. Resmi gazeteyi okumuyorsunuz, diyaneti dinlemiyorsunuz bari CHP ekonomi masası raporlarını okuyun da, yoksulluk sınırını, açlık sınırını, yaşam şartlarını, hayat pahalılığını ve 5 liraya yemek yenilemeyeceğini öğrenin bir zahmet.

2014 yılında demokratik söylemlerle CHP den Belediye Başkanı olan Bülent Kerimoğlu, CHP parti programını, anayasayı ve kanunları hiçe sayarak işçilerin yasal haklarını tanımamaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere diğer belediyelerde imzalanan ve uygulanan toplu iş sözleşmeleri Bakırköy Belediyesinde neden yapılmamaktadır. İBB ve bağlı şirketlerinde, çoğu ilçe belediyelerinde yemek paraları 21 lira ile 40 lira arasında iken, kurallı, güvenceli ve toplu sözleşmeli çalışma yapılırken, çalışma şartları günün koşullarına göre iyileştirilirken, işçilerin anayasal ve kanuni hakları verilirken, Bakırköy Belediyesi neden yasalar dışında, kanunsuzca hareket etmektedir. Bunun adı emek düşmanlığı yada işçi düşmanlığı değildir de nedir peki…? 

Bakırköy belediyesinde yaşadığımız sıkıntıların bir benzerini de Bayrampaşa belediyesindeki işçi arkadaşlarımız yaşamaktadır. Salı günü desteğe gittiğimiz Bayrampaşa işçilerini buradan tekrar selamlıyoruz. Toplu sözleşme hükümlerini uygulamayan ve ahlaksız bir şekilde kod 29 ile işçileri işten atan anlayışı kınıyoruz. Farklı siyasette ve anlayışta olan belediye yönetimlerinin, söz konusu işçiler olunca, emek sömürüsü olunca nasıl benzer hareketler yaptığını ve birleştiğini de çok iyi görüyoruz. Bu konuda Bakırköy Belediyesi ve Bayrampaşa Belediyesi en iyi iki örnektir. Bayrampaşa Belediyesi işçilerinin de sorunlarının çözülmesini istiyoruz.

Bakırköy Belediyesi işçilerinin istediği, sadece anayasal ve demokratik haklarıdır. Taleplerimiz günün şartlarına göre en masum ve en basit taleplerdir. Kuralsız ve güvencesiz çalışma istemiyoruz. İşçilerin toplu sözleşmesi yapılsın istiyoruz. İşçilerin demokratik ve anayasal talepleri yerine getirilsin istiyoruz. İşçilere yapılan zorlama ve baskılar son bulsun istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘nun, sendikalı oldukları için işten atılan ve toplu sözleşme isteyen Flomar işçilerini ziyaret ettiğinde söylediklerini unutmuyoruz ve buradan tekrar hatırlatıyoruz. Siz anayasal haklarınızı istiyorsunuz. Fazla bir şey istemiyorsunuz, diyorsunuz ki; Sendikalaşmak istiyoruz. Çalışmak istiyoruz. Bunu da herhalde birilerinin duyması lazım. Birilerinin kulağını kapatmaması lazım. Verilen bir hak mücadelesidir. Anayasal bir hak mücadelesidir. İşçiler anayasanın kendilerine vermiş olduğu hakkı arzu ediyorlar. O hakkı savunuyorlar ve o hakkın teslim edilmesi lazım. Demiştir.

17 nci eylemimizde tekrar yükses sesle haykırıyoruz.

Bakırköy işçilerinin anayasal hakkı olan toplu sözleşmeleri yapılsın

Keyfi olarak işten attığınız işçiler geri alınsın

Ücretlerinde kesinti yaptığınız işçilerin ücretleri eski haline getirilsin

İşçiler üzerinde yapılan baskılara ve tehditlere son verilsin

Sendikalı olma hakkımıza saygı gösterilsin

Sorunlarımız masa başında çözülsün...

Kamuoyuna, halkımıza, dostlarımıza ve değerli basınımıza saygıyla duyurulur.”