Murat Emir: Hayal gücünü zorlayan iftiralarla karşı karşıyayız
Başaran: İktidar cezaevlerini ölüm evlerine dönüştürmekten vazgeçmelidir
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “İktidar, cezaevlerinde cenazelerin çıkması politikası yürütüyor” dedi. Başaran, HDP İstanbul İl Örgütünde düzenlediği basın toplantısında, iktidarın ısrarlı bir biçimde hasta tutsaklarla ilgili adım atmama eğilimi içinde olduğunu belirtti.
Ayşe Acar Başaran, şunları söyledi:
“Cezaevlerinde cenazelerin çıkması politikası yürütüyor. İktidar cezaevlerini ölüm evlerine dönüştürmekten vazgeçmelidir. Aysel Tuğluk, bütün yaşamını kadın mücadelesine, Kürt halkının özgürlük mücadelesine veren bir arkadaşımız. Tek istediği bu topraklarda eşit ve özgür bir yaşam iken, annesinin cenazesine yapılan saldırıdan sonra her geçen gün ilerleyen demans hastalığının pençesinde. Kocaeli Hastanesi “cezaevinde kalamaz” raporu vermesine rağmen ATK “cezaevinde kalabilir” raporu vermişti. Tıpkı diğer hasta mahpuslar gibi cezaevine geri göndermişti. ATK’deki hekimlere de seslenmek istiyorum: İktidarın politikaları ve eğilimleri doğrultusunda karar vermekten vazgeçin, hekimliğin etik değerleri çerçevesinde demans hastasının cezaevinde kalmasının hastalığını ilerleteceği görüşü bütün toplumun bildiği ve takip ettiği bir görüş. Siz de etik değerlere ve vicdanınıza göre hareket edin. İktidara göre hareket etmeyin.”
‘ERKEK ZİHNİYETİNİZİ SINIRLARIN DIŞINA ÇIKARACAĞIZ’
“İktidara sesleniyoruz, kadın mücadelesini yürütenleri cezaevlerinde hapsediyorsunuz, bunun karşısında kadınlar cezaevinde mücadele ediyor. Kadınları sınır dışı ediyorsunuz ama şunu net olarak bilin ki, sizin erkek zihniyetinizi biz bu sınırların dışına çıkaracağız” diyen Başaran, şöyle devam etti:
“Sizin bu erkek zihniyetiniz, karşısında büyük bir kadın gücü bulacak. Şüpheli ölüm diye erkekleri aklamanıza, kadın cinayetlerini meşrulaştırmanıza izin vermeyeceğiz. Yine kazanımlarımızı gasp etmenize izin vermeyeceğiz. Bunu da buradan bir kez daha söylemiş olalım. 6’ncı yargı paketiyle beraber evlilik süresi kadar nafaka verilecek. Yani 3 yıl evli kalınmışsa kadın 3 yıl nafaka alabilecek. Bu yük erkekten alınacak. İktidar erkeklerin hakkını hukukunu koruma konusunda çok mahir olduğu için, bu 3 yıllık nafakanın bir buçuk yılını erkeğin ödeyeceğini; bir buçuk yılını da devletin ödeyeceğini iddia ediyor. Bu düzenlemeyi getirmeye çalışanlar bunun için de bir kaynak oluşturacakmış, bu kaynak toplumun vergisinden oluşturulacak. Devlet bu nafakayı ödeyecek mi, hangi koşullara bağlayacak dönüp diğer sosyal yardımlara bakmak lazım. Kaldı ki kadınlar yardım istemiyor, kaldı ki kadınlar erkekten sonra devlete de bağlı olmak istemiyorlar. Nafaka yardım değil, haktır. Kadınlar emekleriyle evlilik birliğine katkı sunuyorlar ve bu hakkın kendilerine verilmesini istiyorlar. Şu an yapılmak istenen nafaka hakları ellerinden alınarak kadınların boşanmasını engellemek. Kadınları erkeklere bağlayarak makul ve makbul kadın yaratmak için bu düzenlemeyi getirdiklerini biliyoruz. Kadınlar günlerdir bu konuda haykırıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimiz gibi nafaka hakkından da vazgeçmiyoruz. Nafaka haktır ve bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Biz HDP Kadın Meclisi olarak sokakta da mecliste de hakkımızı savunmaya devam edeceğiz.”
Yeni Soluk
Yorum Yap