Bakan Gürlek; avukatların tutuklu müvekkilleriyle görüşmesinde yasal boşluğun olduğunu savundu
Adalet Bakanı Akın Gürlek; “Tutuklularda yasal mevzuat boşluğu var. Yasal düzenleme yapacağız. Cezaevlerine saat sabah sekizde gelip gece çıkıyorlar. Tutukluların avukatlarla görüşmesi ve not vermesi konusunda eksiklik var” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek; “Tutuklularda yasal mevzuat boşluğu var. Yasal düzenleme yapacağız. Cezaevlerine saat sabah sekizde gelip gece çıkıyorlar. Tutukluların avukatlarla görüşmesi ve not vermesi konusunda eksiklik var” dedi. Bakanın tersine “Ceza Muhakemesi Kanunu”nda avukatların soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müvekkilleriyle görüşülebileceği ve denetlenemeyeceği geçerliliği bulunuyor. Hukukçular ise CMK’nin bu hükümlerini anımsatarak; “Söylemleri, avukatı yargının kurucu unsuru değil de sanki adaletin tekerine çomak sokan bir ‘engelleyici’ gibi resmetmesi kabul edilemez. Akın Gürlek bu yasal kazanımlara belli ki düşmandır. Tarihte savunmayı baskı altına alarak adalete ulaşabileceğini düşünen ve bunu deneyen çok kişi oldu ama tarih hep bağımsız savunmayı yazdı” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek; önceki gün ilk canlı yayınına çıktı. İBB davalarından CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu davalarının TRT canlı yayınlamasına ve TBMM’deki yemininde çıkan kavgaya varan gündeme yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek; açıklamaları kapsamında avukatlar ile tutuklu müvekkillerinin cezaevlerinde görüşmelerine yönelik de tepki çeken açıklamada bulundu.
‘KANUNDA DÜZENLEME YAPILMASI GEREKİYOR’
Bakan Gürlek açıklamasında; “Tutuklularda yasal mevzuat boşluğu var. Yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Gece üçte avukat da gitse görüşebilir tutuklu. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaevlerine saat sabah sekizde gelip gece çıkıyorlar. Mevzuatta bir eksiklik var. Tutukluların avukatlarla görüşmesi ve not vermesi konusunda eksiklik var” ifadelerini kullandı. Gürlek’in bu açıklaması hukukçular tarafından “savunma hakkının sınırlandırılması, engellenmesi” olarak değerlendirilirken; akıllara ise bakanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dönemindİBB soruşturması kapsamında İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın gözaltına alınıp tutuklanması sürecindeki tartışmaları getirdi.
HAZIRLADIĞI İDDİANAMEDE AVUKATLIK MESLEĞİNİN GEREKLİLİĞİ SUÇ SAYILMIŞTI
Av. Pehlivan; 19 Haziran 2025’te “Suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu hususunda somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesi bulunduğu, şüphelinin delilleri karartma, dışarıda bulunan şüphelilere, tanıklara baskı yapacağı hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunduğu...” iddiaları gerekçesiyle tutuklandı. İBB iddianamesinde ise Av. Pehlivan hakkında; “Avukatlık mesleğini bir zırh gibi kullanmaya çalışıp örgütün amaçları doğrultusunda hareket ederek, müvekkili olan şüphelinin lehine en iyi savunmayı yapmak sanığın lehine olan delillerinin toplanmasına yardımcı etmek” ifadeleri kullanıldı.
BAKAN MEVCUT YASAYI YOK SAYDI!
Bununla birlikte bakan “yasal mevzuat boşluğu” olduğunu belirtse de “Ceza Muhakemesi Kanunu”nun (CMK) 149. ve 154. maddelerinde müvekkil ile avukatları arasındaki ilişki düzenleniyor. İlgili maddelere göre; vekâletname aranmaksızın şüpheli veya sanık ile avukatı, soruşturma ve kovuşturma aşamasının her aşamasında konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir ve aralarındaki yazışmalar denetime tâbi tutulamaz.
‘BAKAN İDDİA MAKAMINI TERK ETMEMİŞTİR’
Gürlek’in açıklamalarına ilişkin hukukçular gazetemiz Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu. Av. Bülent Yücetürk; “Bakanın söylemleri, avukatı yargının kurucu unsuru değil de sanki adaletin tekerine çomak sokan bir ‘engelleyici’ gibi resmetmesi kabul edilemez. Savunmayı bir yük olarak görmek, aslında adil yargılanma hakkını bir yük olarak görmektir. Savunmanın zayıf olduğu bir yerde hiç kimse hukuk karşısında güvende değildir. Adalet Bakanı iddia makamı koltuğunu halen terk edememiştir” dedi.
‘YASAL KAZANIMLARA DÜŞMANDIR’
Gürlek’in geçmişinde ceza muhakemesine saygı duymadığını baktığı davalarda sürekli gösterdiğini vurgulayan Av. Doğan Erkan ise “Akın Gürlek bu yasal kazanımlara belli ki düşmandır. Yasama ile yürütme arasındaki farkı bilmeden yasa yapacağını ve bu hakları ortadan kaldıracağını söyleyebilmiştir. Hem istisna olan tutukluluk müessesesini kural haline getirip tüm siyasal davalarda insanları yıllarca tutuklu tutacaksınız, hem de avukatıyla görüşmesine ve süren davalarda birlikte savunma hazırlamalarına engel çıkaracaksınız. Akın Gürlek’in kafasındaki belli ki Guantanamo tipi cezaevleridir. Şu soruya cevap vermemiz gerekir. Bu kafa yapısına sahip birinden Adalet Bakanı olur mu? Türkiye’nin de kabul ettiği Avukatların Rolüne Dair Havana Kuralları’nın 8. maddesi: ‘Gözaltına alınan veya hapsedilen herkesin, bir avukat tarafından vakit geçirilmeden ziyaret edilmesi, kesintisiz biçimde iletişim kurabilmesi ve sansüre uğramadan tam bir gizlilik içinde görüşebilmesi için yeterli imkanlar, zaman ve kolaylık sağlanır’ kuralını içerir. AYM-AİHM kararlarını uygulamayan Gürlek’in uluslararası sözleşmeleri de tanımadığı anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Yeni Soluk
Yorum Yap