Avukata yönelen şiddet de, esasen vatandaşın adalet mücadelesine yönelmiştir.

5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Samsun Barosu başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran yönetim kurulu üyeleri çok sayıda avukatlarla birlikte avukatlar gününe dair açıklamalarda bulundu.

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

Samsun baro başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran yaptığı avukatlar günü mesajında şunları kaydetti.

Bugün 5 Nisan Avukatlar Günü,  mesleğimize dair, savunmanın bağımsızca icrasına dair birçok sorunu aşmış olarak, en azından umut veren çözümlerin uygulanmaya konulduğunu görerek kutlamak istediğimiz bir gün iken, ekonomik zorluklar, mesleğin bağımsız şekilde ifasını zorlayan uygulamalar, bağımsız yargıya duyulan güvenin giderek azalması, güvenli çalışma ortamlarımızın sağlanmıyor oluşu, avukata yönelen şiddetin sonunun gelmiyor oluşu ve daha birçok mesleki sorunlarımız sebebi ile kutlama ile değil, mücadelemizi anlatma çabamız ile geçen bir gün.

Hukuk fakültesi kontenjan ve sayılarının ülkenin ihtiyacı gözetilmeden artırılması, kontrolsüzce hukuk fakülteleri açılması, sadece avukatlık mesleğinde değil, diğer hukuk mesleklerinde de nitelik kaybına sebebiyet vermekle birlikte, ekonomik tahribatı en çok avukatlık mesleğinde yaratıyor. Avukatlık ücret tarifesinde asgari ücretler olarak belirlenen miktarlar, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarifede Belirlenen miktarlar, avukatın sarf ettiği emeği ve üstlendiği sorumluluğu karşılamanın çok gerisinde kalmaktadır. Hukuk fakültesinden mezun olup avukatlık stajını yapan stajyer avukatlar, hakim ve savcı stajyerleri ile kıyaslanamayacak derecede özlük haklarından ve ekonomik güvenceden yoksun durumdadır. Kamuda görev alan meslektaşlarımızın görevlerinin kariyer meslek sınıfına alınması ve haklarında 4800 ek gösterge, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı gibi konularda düzenleme yapılması, hukuk müşaviri ve avukat ayrımı yapılmaksızın kamuda çalışan tüm avukatların kariyer meslek sınıfı olarak kabul edilmesine yönelik taleplerimiz yetkili mercilere iletilmekle birlikte halen somut bir çözüm getirilememiş bulunmaktadır. Bağlı çalışan meslektaşlarımızın ücret ve özlük haklarının, mesleğin onuruna yakışır düzeyde olmasını sağlayacak kanuni bir statüye kavuşturulması gerekmektedir.   Bizler, hukukun üstünlüğü yanında avukatlık mesleğinin hak ettiği itibari sağlama ve yükseltmeyi görev ve tarihi sorumluluk bilen avukatlar ve barolar olarak, burada sayamayacağımız çokluktaki sorunlarımız için çözüm önerilerimiz ile daima mücadelenin içinde olacağız.

Mücadele ettiğimiz sorunlar sadece ekonomik tabanlı değil. Yargının bağımsızlığı gün geçtikçe daha da tartışılır hale geliyor, hukuka duyulan güven gittikçe azalıyor. Yargı, iddia-savunma ve Karar’dan oluşan üç temel unsur üzerine kurulmuştur. Bu nedenle, bağımsız savunmanın tek temsilcisi olan biz avukatlar, yargılama faaliyetinde yoksak ya da bulunmamız gerektiği gibi bulunamıyor isek, orada adil bir yargılama ve dolayısı ile hukuk devletinden bahis edilemez. Zira adı ne olursa olsun her rejimde, hukuki ihtilafların çözümü, sonlandırılması için mahkemeler bulunmaktadır. Ancak sadece ve sadece demokratik hukuk devletlerinde AVUKAT, yargılamanın asli unsuru, adil yargılamanın teminatı olarak yer almaktadır.  İşte tam bu noktada tartışmasız bir gerçek vardır. Savunmanın bağımsızlığı önündeki engeller sadece biz avukatların sorunu olarak görülemez. Zira cübbelerimiz şiddet gören kadına, ihmal ve istismar edilen çocuğa, katledilen doğaya kalkandır, Avukatlar adalet arayan vatandaşa ses, çığlıktır. Avukat, savunmandık görevini her türlü etki ve baskıdan uzak, yüzlerce yıldır edindiği kazanımlara ve evrensel kurallara uygun şekilde ifa edemiyorsa, sesi kısılan vatandaş olacaktır.  

Avukata yönelen şiddet de, esasen vatandaşın adalet mücadelesine yönelmiştir. Hemen hemen her gün bir avukat sözlü, fiili ya da silahlı saldırıya uğruyor. Samsun Barosu avukatları her zaman, sarsılmaz bir duruş ile her türlü şiddetin karşısında durdu, durmaya devam edecek.  Samsun Barosu avukatları olarak bizler de yargı makamlarından, tüm mercilerden ve tüm yurttaşlardan, avukata yönelen her türlü şiddetin, amasız, fakatsız karşısında olmasını bekliyoruz. Bizler ne olursa olsun, bu şiddet ile ve şiddeti besleyen sistem ile mücadele edeceğiz ve başaracağız. Bu vesile ile görevi başında, görevi sebebi ile uğradığı saldırılarda yaşamını yitiren meslektaşlarımızı ve özellikle Samsun Barosunun kalbinde yer alan büyük acımız merhum üstadımız Av. Yusuf Altaylı ’yı saygı ve rahmetle ile anıyorum.

Biz avukatlar, avukatlık hak ve yetkilerini “Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına bağlı kalacağımıza dair namusumuz ve vicdanımız üzerine ettiğimiz ‘yemin ile kazanırız. Ettiğimiz bu yemine sadık kalarak, bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında olmadan fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımadan, tarih boyu köle kullanmadığımızı hatırlayarak ancak hiçbir zaman efendilerimiz olmadığını ve asla da olmayacağını da haykırarak, Ulu Önder Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe hiç durmadan ilerleyeceğimizi,  hukuk devleti ilkesine bağlı yönetim için, ifade özgürlüğü için, üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü için, temel hak ve özgürlüklerin etkin şekilde müdahalesiz kullanıldığı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti için mücadele etme kararlığında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuz bir saygı ve minnet ile anıyor, yargının kurucu unsuru, hukuk devletinin, bağımsız yargının, temel hak ve özgürlüklerin teminatı olan, hukukun üstünlüğü ve bağımsız savunma idealine ömürlerini adayan meslektaşlarımın avukatlar gününü kutluyorum. Ebediyete irtihal etmiş meslektaşlarımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum” dedi.