Atatürk’le konuşan, Avcılarlı Zehra Nine hayata gözlerini yumdu

Türkiye ile Yunanistan arasında 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması’na yapılan Nüfus Mübadelesi (Değişimi) anlaşması kapsamında İstanbul’a gelerek Avcılar’a yerleşen ilk kafilede bulunan 102 yaşında olan Zehra Bilgi hayata gözlerini yumdu.

Osmanlı Devleti’nde Rumeli’nin Başkenti’ olan Manastır’ın en önemli ilçesi Kayalar ‘da dünyaya gelen resmi kayıtlara göre 1918 doğumlu olan, yakınlarının 102 yaşında olduğunu söylediği Zehra Nine, Avcılar’da, yaşamını yitirdi. Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli, ilçenin en yaşlı insanı Zehra Bilgi’yi evinde ziyaret ederek anılarını dinlemişti. Başkan Toprak  “Zehra Anne” diye hitap ettiği ve elini öptüğü Nine’ye, “Geldiği topraklar, Cumhuriyet kurulmadan önce bizim topraklarımızdı. Cumhuriyet’in kurulduğu yılda mübadele ile gelen ilk gruptan, Avcıların ilk yerlisi, kendisinin anılarını dinlemek bizler ve Avcılar tarihi için çok önemli bir tecrübedir. ” dedi. Zehra Nine, Başkan Toprak’a Florya’da Atatürk ile karşılaştığı anıyı anlatmıştı.

“SEN OKULA GİTMİYOR MUSUN DİYE SORDU”

“Çocuktum ama güzel bir evimizin olduğunu iyi hatırlıyorum. Annem ağlayarak, Rumlara; Bizi neden evimizden atıyorsunuz?’ diyordu. Bizi bir gemiye koydular. Her yere uğraya, uğraya günler süren yolculuk sırasında ölen iki kişiyi kefenleyip denize attıklarını gördüm. Sonunda gemi İstanbul Tuzla’ya geldi. Bizi Florya’da o tarihte adı ‘Kaliterya’ olan Şenlikköy’e götüreceklerdi. Orası doldu diye bizi buraya Amindos Çiftliği’nin bulunduğu Ambarlı Köyü’ne (Bugün Avcılar’ın Mahallesi) getirdiler. Ben Ambarlı’daki bugünkü evimizin hemen yanında bugün harabe haline dönen o tarihte okul olarak kullanılan kilisede okudum. Ortaokul daha sonra açıldı. Bize arazi verdiler. Teyzem Şenlikköy’deki ‘Grapus’ adlı Rum’un çiftliğinde çalışırdı. Annem de burada Firüzköy’deki (Avcılar’ın mahallesi) haşhaş ekim döneminden artan zamanlarda teyzemin yanına giderdi. Çocuktum, beni evde yalnız bırakmamak için yanında götürürdü. Bu çiftliğin yanındaki çeşmeye gider onlara kova ile su getirirdim. Üniformalı 4-5 kişi geldi. O zaman o gelenin Atatürk olduğunu bilmiyordum. Fotoğraflar, gazeteler, televizyonlar yoktu. O’nu o an tanıyamadım. Yanıma geldi, bana, ‘Sen okula gitmiyor musun?’ diye sordu. Kendisine ; Bugün tatil, teyzemin yanına geldim’ dedim. Başımı okşayıp gitti. Daha sonra onun Atatürk olduğunu öğrendim. Atatürk’üm bir tane. Daha sonra Ankara’ya gittim. Israr ettim, elbiselerini aldım, öptüm, kokladım. Allah’ı da var: bizi oradan alıp kurtardı. Atatürk’ün milletimize çok büyük hizmeti var.”

Yeni Soluk

Köşe İsmi

Önceki Haber

Avcılar’da referandum sonuçları protesto edildi