Ankara’ya gelen Katar Şeyhi Türkiye’yi parsel parsel satın aldı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, yaptığı açıklamada: “Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani’nin katılımıyla iki ülke arasında 10 anlaşma imzalandı. Korona salgını sonrasında normalleşme sürecine geçilir geçilmez temmuz ayında ilk yurt dışı ziyaretini Katar’a yapan Cumhurbaşkanının bu ziyaretinden dört ay sonra da Katar Şeyhi Ankara’ya gelerek adeta Türkiye’yi parsel parsel satın aldı” ifadelerini kullandı.

‘SU MUTABAKATI” İMZALANMASI DİKKAT ÇEKİYOR!

CHP Milletvekili Erdoğan Toprak, “İktidar, Türkiye ile Katar arasındaki 6. Yüksek Stratejik Komite toplantısında imzalanan anlaşmalar ile Türkiye’yi parsel parsel satarken, Katar da ülkenin değerli varlıklarını parsel parsel satın alıyor. Varlık Fonu portföyündeki Borsa İstanbul (BİST) hisselerinin yüzde 10’unun Katar’a satılması, iki ülke arasında herhangi bir su sınırı ya da bağlantısı olmadığı halde “Su Yönetimi Mutabakatı” imzalanması dikkat çekiyor!” dedi.

Toprak, “Türkiye ile Katar arasındaki 6’ıncı Yüksek Stratejik Komite Toplantısı ardından CB Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani’nin katılımıyla iki ülke arasında 10 anlaşma imzalandı. Korona salgını sonrasında normalleşme sürecine geçilir geçilmez Temmuz ayında ilk yurt dışı ziyaretini Katar’a yapan Cumhurbaşkanının bu ziyaretinden dört ay sonra da Katar Şeyhi Ankara’ya gelerek adeta Türkiye’yi parsel parsel satın aldı” ifadelerini kullandı.

ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI E-DEVLET KAPISI ÜZERİNDEN E-TAPU İŞLEMLERİNE GİRİŞİ KAPATTI

Satışa çıkarttığı Ultra Lüks VIP uçağını CB Erdoğan beğenince ‘hediye eden’ Katar Emiri el Sani ile Cumhurbaşkanı arasındaki ilişkiler iki devlet arasındaki resmi ilişkilerin çok ötesine geçti. Emirin ailesi ve annesinin Kanal İstanbul projesi güzergâhındaki çok geniş arazileri, istimlak edilecek tarımsal alanları önceden satın aldığı ortaya çıktı. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile babasının da bölgede geniş arsalar aldıkları ortaya çıkınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı e-devlet kapısı üzerinden e-tapu işlemlerine girişi kapattı.

Tank Palet Fabrikası’ndan Digitürk’e, Trabzon-Sürmene yaylalarından Bodrum, Marmaris ve Antalya’daki araziler ve tatil köylerine, İstanbul’un pek çok yerindeki gayrimenkullere, kur artışlarıyla fiyatları sudan ucuz ve kelepir hale gelen çok sayıda sanayi, gıda, tekstil, konfeksiyon, önde gelen giyim markaları ve mağaza zincirlerine kadar Türkiye’de art arda satın almalar gerçekleştiren Katar yönetimi ve sahip oldukları fonlar giderek ani bir çekilme kararıyla Türkiye ekonomisini sarsabilecek bir güce kavuşuyor.

TÜRKİYE’Yİ BÖYLE ACİZ BİR KONUMA SÜRÜKLEMEK KABUL EDİLEMEZ!

Türkiye ekonomisi ve iktidar üzerinde Katar Şeyhi ile servetinin hegemonyası giderek artıyor. Katar ile imzalanan anlaşmalarda en dikkat çekenlerden birisi de ‘Su Yönetimi’ anlaşması! Katar ile ortak kıyımız, sahilimiz yok. Irak ya da Suriye gibi ‘Sınır aşan sular (Fırat-Dicle-Asi)’ ile ilgili bir bağlantımız yok. O halde Katar Türkiye ile hangi suları yönetecek? Menba suları, su kaynakları, çaylar, dereler, sulama kanalları, tarımsal sulama vb. faaliyetlerde mi Katar’la ortak yönetilecek. Türkiye’yi böylesine aciz bir konuma sürüklemek kabul edilebilir değildir.