Ankara Barosu Başkanı: İşkence beyanı tutanağa geçmedi

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, kamu görevine son verilen 105 eski Dışişleri Bakanlığı personeline yönelik gerçekleştirilen 'FETÖ' operasyonda gözaltına alınan bazı kişilere yönelik kötü muamele ve işkence iddialarına hakkında değerlendirmede bulundu.

Erinç Sağkan, işkenceye uğrayan kişilerin, sulh ceza hâkimliğinde işkenceye uğradıklarını beyan etmelerine rağmen, ifadelerin tutanağa geçirilmediğini açıkladı. Gözaltında bulunan 5 kişinin işkenceye uğradığını beyan ettiğini aktaran Sağkan, “Bazı kayganlaştırıcı maddeler kullanılması suretiyle kendilerine copla tecavüz edileceği intibası yaratacak şekilde copun vücutlarında dolaştırıldığını, büyük bir korku ve paniğe neden olacak şekilde davranıldığını beyan ediyorlar” açıklamasında bulundu.

Ankara Barosu'na bağlı Avukat Hakları Merkezi, Cezaevi Kurulu ve İnsan Hakları Merkezi; Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosu'ndaki işkence iddialarına ilişkin rapor hazırladı. Rapora ilişkin HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun sorularını yanıtlayan Sağkan’ın konuya ilişkin açıklamalarından satır başları şöyle:

Tehdit ve hakaret edildiğini bildiriliyor. “Sen evli misin? Karınla aynı yatakta bile yatamayacaksın”a varan ifadeler var.

Bazı kayganlaştırıcı maddeler kullanılması suretiyle kendilerine copla tecavüz edileceği intibası yaratacak şekilde copun vücutlarında dolaştırıldığını, büyük bir korku ve paniğe neden olacak şekilde davranıldığını beyan ediyorlar.  6 kişiden 5’i bunu söylüyor ve ifadeleri tutuyor. Bir kişi böyle bir muameleye maruz kalmadığını belirtiyor.

Gözaltındaki kişilerin belli sürelerle, sağlık kontrollerine götürülmesi gerekiyor. Ancak diyorlar ki, doktorun yanında kolluk kuvveti vardı. “Biz böyle bir muameleye maruz kalmışken bunu nasıl beyan edelim” diyorlar. Yalnızca bir tanesi yanında kolluk kuvveti varken işkenceye uğradığını beyan ediyor. O da yanındaki kasın polisin panik olarak telefon ettiğini, doktorun “Ben bunu tutanağa geçireceğim” diyor ancak, rapora bunun geçirilmediğini görüyorlar.

Bir kişinin uzun süre dizlerinin üzerinde bekletilmesi nedeniyle dizlerinde oluşan morluklar arkadaşlarımız tarafından fotoğraflanarak tespit edildi.

Dosyada 3 kişinin etkin pişmanlıktan yararlandığı ancak ikisinin iradesi dışında beyanının alındığı belirtiliyor. Etkin pişmanlıktan yararlanmak için yapılan baskı burada bir kötü muamele yapıldığı kanısına varıyoruz.

Biz esas hakkındaki durum ile ilgilenmiyoruz. Biz kötü muamele var mı, yok mu bununla ilgileniyoruz. Biz bu iddiaları çok ciddi bulduk. Bu soruşturmayı yürüten personelin, soruşturmadan acilen el çektirilmesi gerekiyor.

Bundan sonraki süreçte doktor kontrollerinin, kolluk kuvveti olmadan gerçekleşmesi gerekiyor.

Kişilerin gece yarısı koğuşundan çıkarılıp başka bir yere götürülmesi bile tek başına bir delildir.

Oradaki kamera kayıtları bir an önce alınmalıdır. Çünkü kişiler “Odada bir kişi daha vardı teşhis edemem ama beni koğuştan çıkaran kişiyi teşhis edebilirim” diyor. Şüpheliler gözlerim kapalıydı ancak sesinden teşhis edebilirim diyor.

Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildiğinde bir kişi “Ben işkenceye uğradım” diyor. Hâkim bu kadar kişi var, bir tek sen mi uğradın” diyor. Başka kişiler de “Hayır ben de uğradım” diyor. Buna rağmen bu ifadeler tutanağa geçirilmiyor. Bu açıkça görevin  kötüye kullanımıdır.  

FETÖ den yargılanan birisine de olsa kötü muamele işkence insanlık suçudur! Bunu anlatmak zorunda kalmak beni çok üzüyor.

Emniyet değerlidir açıklaması da değerlidir. Hiçbir idari tahkikat yapamdan bu ibarenin sunulması çok yanlış olmuş. Ankara Emniyetin insanların vicdanını rahatlatmak için daha dolu dolu çıkması gerekiyor.

Ankara Barosu: Emniyette 5 kişiye işkence yapıldı

Ankara Barosu tarafından oluşturulan heyetin gözaltındaki şüphelilerle yaptığı görüşme sonucunda hazırlanan rapora göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğü'nde karanlık bir odaya sokulan beş kişiye işkence yapıldı. Ankara Emniyet Müdürlüğü söz konusu iddiayı reddetti.
Ankara Barosu'na bağlı Avukat Hakları Merkezi, Cezaevi Kurulu ve İnsan Hakları Merkezi; Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosu'ndaki işkence iddialarına ilişkin rapor hazırladı.

Eski Dışişleri Bakanlığı personeline yönelik gerçekleştirilen 'FETÖ' operasyonunda gözaltına alınan 105 eski Dışişleri çalışanının avukatlarının baroya kötü muamele şikayetinde bulunduğu belirtilen raporda, bunun üzerine oluşturulan heyetin Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosu'na 27 Mayıs 2019'da giderek işkence gördüğünü öne sürülen altı kişiyle görüşme yaptığı anlatıldı.

Doktora anlatamamışlar

Raporda şu bilgiler yer aldı:

"Görüşülen altı kişinin tamamı "mülakat" adı altında görüşmelere götürüldüklerini, burada itirafçı olmaya zorlandıklarını, tehdit ve hakaretlere maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Görüşülen altı kişinin tamamı birden fazla defa mülakata çıkarıldıklarını, mülakatta kendilerine psikolojik baskı uygulandığını, mülakatı gerçekleştiren kişileri görseler teşhis edebileceklerini ifade etmişlerdir.

"Görüşülen altı kişiden beşi mülakatlar haricinde işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade etmiştir. İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığı ifade eden beş kişinin ortak anlatımlarına göre; bu kişiler (bir kişi cumartesi gecesi, bir kişi cumartesiyi pazara bağlayan gece, üç kişi ise pazar gecesi) gözaltındaki tutuldukları koğuşlardan çıkarıldıklarını, Mali Suçlar Soruşturma Bürosunun giriş katında bulunan bölümü getirildiklerini, büronun girişindeki dar koridorda kapısında "girilmez" yazılı kapıdan içeri sokulduklarını, buradan karanlık bir odaya sokulduklarını, karanlık odaya bırakan kişilerin çıktıklarını, karanlık odada yüzlerini karanlık sebebiyle göremedikleri kişilerin, kendilerini önce duvara yasladıklarını, gözlerini bağladıklarını sonrasında diz çöktürdüklerini, bir süre süründürdüklerini, jop ile kafalarına vurulduğunu, konuşmazlarsa jopu makatlarına sokulmakla tehdit edildiklerini, karanlık odadaki kişilerin jopu vücutlarında gezdirdiklerini ifade etmişlerdir.

"Bu yaşananların ardından; üç kişi tamamen soyulduklarını, bir kişi belden altı soyulduğunu, bir kişi ise pantolonun yarıya kadar soyulduğunu ve devamında; tamamen ve bel altı soyulan toplam 4 kişi, tekrar ters kelepçelenerek cenin pozisyonuna getirildiklerini, makatlarında jop gezdirildiğini, bu sırada konuşmaları konusunda tehdit ve hakaretlere maruz kaldıklarını, kendilerine bir ile iki dakika arasında değişen süreler verildiğini, sonrasında "ikinci aşamaya geçiyoruz" denilerek makatlarına yağ veya kayganlaştırıcı olduğunu düşündükleri bir madde döküldüğünü, yine makatlarında jop gezdirilerek işkenceye maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Bir kişi ise pantolonun çıkarılmaya çalıştığını, pantolonunun yarıya kadar zorla çıkarıldığını, zorlayarak geri çektiğini, vücudunda ve kıyafetleri üzerinde iken jop gezdirerek işkenceye maruz kaldığını ifade etmiştir.

"İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade eden beş kişiye karanlık odada kendilerine işkence ve kötü muamele uygulayan kişilerin seslerini Mali Suçlar Soruşturma Bürosunda yüzünü gördükleri ve sesini duydukları kişilerden herhangi biri olup olmadığı sorulmuş, farklı kişiler olduklarını ifade etmişlerdir. Kendilerini tanıtıcı bir ifade kullanıp kullanmadıkları sorulduğunda dört kişi bu yönde bir ifade kullanılmadığını, bir kişi ise "biz dışarıdan geldik, profesyonel bir ekibiz" diye söylemde bulunduklarını ifade etmiştir.

"İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade eden beş kişi günlük doktor muayenesi sırasında yanlarında bir kolluk görevlisinin bulunduğunu, can güvenliklerinden duydukları korku ve kaygı sebebiyle yaşadıkları doktora anlatamadıklarını ifade etmiştir.

"İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade eden bir kişi ikinci aşama olarak ifade edilen işkence ve kötü muamele durumu öncesinde odada bulunan bir kişinin kendisine evli olup olmadığını sorduğunu, evli olduğunu söylemesi üzerine "bak bir daha karınla yatamazsın, geceleri kalkıp ağlarsın" dediğini ifade etmiştir.
"İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade eden bir kişi işkence ve kötü muameleye başlanmadan önce kendisine "Burada jop sokuyoruz, bunları duymuşsundur, hepsi doğru" denildiğini ve devamında yukarıda anlatılan işkence ve kötü muamele işlemlerine maruz kaldığını ifade etmiştir."
Üç kişi etkin pişmanlıktan yararlandı
Ankara Barosu'nun raporunda, görüşmek istenilen kişilerden üç kişinin ise etkin pişmanlıktan yararlandığı ve ifadelerinin alınıp bırakıldığı belirtilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"AİHS ve diğer uluslararası sözleşmelerde de yazılı olduğu üzere doktor raporunun varlığı tek başına işkence ve kötü muamele yaşanmadığının göstergesi değildir. Yukarıda tespitlere konu anlatımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kişiler kolluk görevlisi nezaretinde doktor muayenesine hukuka aykırı bir şekilde çıkarılmıştır. Dinlenen kişilerin anlatımları birbirleri ile çelişmemekte, aksine uyum göstermektedir. Anlatımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kişilerin darp, cebir izi bırakılmayacak şekilde işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını doğrulamaktadır. Yukarıdaki tespitler de dikkate alınarak ilgililer hakkında derhal soruşturma başlatılmalı ve işkence suçuna göz yuman ve işkence suçunu işleyen kişiler başta olmak üzere kişilerin maddi ve manevi varlığına saldırıda bulunan kişilerin tespit edilerek cezalandırılması gerekmektedir."

Ankara Emniyet Müdürlüğü reddetti

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada 'işkence' iddiaları reddedilirken, açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bazı basın ve yayın organları ile sosyal medya hesaplarında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatlarıyla 2010-2011-2012 ve 2013 yılları Dışişleri Bakanlığı Aday Meslek Memurluğu Sınavında yapılan usulsüzlüklerle ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahısların kötü muameleye maruz kaldıklarına dair haberlerin ve paylaşımların yapıldığı görülmektedir.

"Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahıslarla ilgili bütün iş ve işlemler hukuka uygun şekilde yürütülmektedir. Şahıslar avukatları ile görüştürülmekte (130 avukat 545 kez şüphelilerle görüştürülmüştür)  ve bu görüşmelerin tamamı tutanak altına alınmaktadır. Ayrıca şahısların her 24 saatte bir adli sağlık raporları alınmakta olup, şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk da tespit edilmemiştir.

"Terör örgütü FETÖ üyelerine ait sosyal medya hesaplarından yapılan bu paylaşımlar; gerek yapılan operasyonlardan duyulan rahatsızlık, gerekse etkin pişmanlıkların ve örgütteki çözülmenin önüne geçmek amacıyla daha önce yapılan paylaşımlar gibi, kasıtlı olarak yapılmaktadır. Bu tür asılsız haber ve paylaşımlara itibar edilmemelidir."