Akdeniz’de Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine baskı politikası tam gaz…

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine baskı politikası tam gaz. Türkiye’nin sondaj çalışmalarını sürdürmesi halinde AB’nin, üst düzey temasların yanı sıra hava ulaşımı müzakerelerini askıya almayı gündeme getirebileceği savunuldu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan’ın yabancı dev enerji şirketleriyle birlikte Doğu Akdeniz’deki hamlelerine Ankara, KKTC’den yükselen tepkilere sessiz kalan Avrupa Birliği (AB), Türkiye’nin de bölgede sondaj faaliyetlerine başlamasına yönelik karşı söyleminde yaptırım tehdidini masada tutuyor.

Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki petrol-doğalgaz arama/sondaj faaliyetlerini “yasadışı, Güney Kıbrıs’ın egemenliğinin ihlali” olarak niteleyen AB cephesinin yaptırımları içeren taslağı dün itibarıyla görüşmeye açtığı, nihai kararını gelecek pazartesi günü birlik üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısında verebileceğine işaret ediliyor.
Reuters ajansının haberinde taslak metinde, sondaj faaliyetlerinden vazgeçilmemesi halinde Türkiye ile AB arasında yürütülen Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakerelerinin durdurulması, Ankara ile üst düzey temasların askıya alınmasının da yer aldığı iddia edildi.

FONLAR KESİLEBİLİR
Ayrıca tasarıya göre AB Konseyi, birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’ndan, Türkiye’ye aktarılan üyelik öncesi AB fonlarını 2020 yılından itibaren azaltmasını talep edecek. Reuters taslaktaki maddelerin nihai belgede değişebileceğini de hatırlattı. AB, Türkiye’ye 2014-2020 dönemi için yaklaşık 4.4 milyar Avro fon ayırmıştı. Bu fonlarla siyasi reformlar, demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel haklar, çevre, iklim, ulaşım, enerji, tarım gibi konularda destek veriliyor. Birlik, geçen yıl Türkiye’de insan haklarına yönelik eleştirilerle birlikte fonlarda 175 milyon Avro’luk kesintiye gitmişti.
Taslakta ayrıca AB Avrupa Yatırım Bankası’nın da Türkiye’ye kredi vermeyi, özellikle de Türk tahvillerine yatırım yapma uygulamasını gözden geçirmesini talep edeceği savunuluyor.

‘İLETİŞİM KESİLMEMELİ’
Reuters’a konuşan AB’li bir diplomat ise yaptırımlar konusunda bireylerin hedef alınabileceğini söylerken “Bunu dikkatlice götürmek istiyoruz çünkü göç, NATO, terörle mücadele konularında Türkiye’nin işbirliğine ihtiyacımız var. Bazı üye ülkeler Türkiye’nin enerji geçişine bağlı, bu nedenle çok dikkatli olmalıyız. Geniş çaplı ekonomik yaptırım beklemeyin” ifadesini kullandı. Haberde kimi diplomatların da Rumların yaptırım uygulanması yönünde baskı yapmasına karşın diğer bazı AB üyesi ülkelerin Ankara ile iletişim kanalının kesilmesinden yana olmadığı yorumuna yer verildi.
AB Komisyonu Başkanı Donald Tusk önceki gün “birliğin tüm iyi niyetine karşın Türkiye’nin gerilimi tırmandırdığını” savunarak, bu tutumunun AB’nin tepkisini kaçınılmaz hale getirdiğini söylemişti.
Doğu Akdeniz krizi konusunda üyeleri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan’a kalkan olma politikası izleyen AB’nin yanı sıra ABD, İsrail, Mısır’ın da aralarında olduğu Türkiye karşıtı cepheye son olarak Rusya da katılmıştı. Suriye savaşıyla birlikte bu ülkede askeri konuşlanmasını artıran, Akdeniz’e açılan deniz üssü olan Moskova’dan da Ankara’ya Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri durdurması yönünde çıkış yükselmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu önceki gün yaptığı açıklamada, AB’yi yanlı olmakla eleştirmiş, “Sondaj çalışmalarımızı sürdüreceğiz... AB’nin adımları ters teper” ifadesini kullanmıştı.