Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

Sevgili okuyucularım, bu hafta ki konumu günümüzün en son moda terapi sistemi olan evlilik terapisine ayırmak ve bu konuda ki engin deneyimlerimi bilgilerimi sizinle paylaşmak istedim.

Nedir Evlilik Terapisi gelin önce bunu açıklığa kavuşturalım. Evlilik terapisinin bir diğer adi çift terapisi ve ilişki terapisi gibi benzer kavramlar olup; bireylerin birbirleri ile kurdukları yakın ilişkileri desteklemeyi hedefleyen terapinin adıdır. Eşinizle veya sevgilinizle yaşadığınız ilişki ve etkileşim sorunları, cinsel sorunlar, çocuklara ait sorunlar, çiftlerin birinde gelişen depresyon, anksiyete, kaygı bozukluğu gibi ruhsal rahatsızlık durumlarında bireysel terapi eşliğinde çift ve evlilik terapisi ya da sadece çift ve evlilik terapisi gerekebiliyor.

Evlilik terapisinde çiftlerin tedavide en çok zorlandıkları ve en travmatik olay aldatma. Kadınların bunu asla unutamadıkları ve yaşam içinde sürekli bununla ilgili konuları hem kendi içlerinde hem de yakın arkadaşlarıyla tartışmakta oldukları görülmektedir. Sadakatsizlik yapan kişinin özür dilemesiyle değil karşısındakinin bunu unutmayı düşünmesi ve istemesiyle olay kapanıyor ama asla kadınların beyninden bu olay silinmiyor. Erkekler cinselliği ve duygusallığı çok net ayırıyor ancak kadınlar cinselliği bir sevginin sonucunda sundukları için sadakatsizlik olduğunda sevilmediklerini, öbür kişinin onlardan daha çok istenildiği şeklinde algılıyor. Oysa SADAKATSİZLİK BERABER OLDUĞUNUZ KİŞİYİ GÖZDEN ÇIKARTMANIZ DEMEK! Çoğu erkek bunun farkında değil. Bunu yaparken “ben aldatıyorum ama bu benim karıma olan sevgimle ilgili değil” diyor.

Evlilik terapisinde çözüm nedir?

Çözüm bireylerin evliliklerini kurtarmak için umutlu olmasıyla başlar. Sonrasında iletişim becerisi ve sorunla baş etme yöntemleri gösterilen çiftler evliliklerini kurtarabilmektedir. Eğer durumun aileler, komşu, arkadaş grubu ve yakın çevresine kadar yayılmışsa terapi daha da uzayabilir ve olayı bilen kişi sayısı kadar katlanarak artar. Eskiden bir kere evlenmek demek yıllar boyu süren bir süreci kapsıyordu ve egemen olan kavram sorumluluktu. Oysaki günümüzde sorumluluğun yerini hakların aldığını ve evlenmek kadar boşanmanın da çok doğal bir hak olarak algılanmaya başlanmıştır.

Evlilik  Terapisine Gelme Nedenleri:

Aile içinde birinin ölümü,
Sadakatsizlik,
Öfke, şiddet, ayrılık tehdidi,
Maddi sorunlar,
Çocuklarla ilgili herhangi bir gelişme olabilirken; kronik ve sürekli olanlar ise hala Türkiye’de bitmeyen kayınvalide (kaynana) çekişmesi, geniş aile, cinsel sorunlar, eşler arasında paylaşılanların giderek azalması, eşlerin aynı evde yaşayan iki otelci haline gelmesi şeklinde sıralanabilir.

Evlilik terapisinde çoğu kez yardım almak için kadınlar girişimde bulunur. İlişkiyi kadınlar hemen bitirmez, götürebildikleri kadar götürürler. Gelecek kötü olacak şeklinde bir düşünce kadında oluştuğu zaman bitirir kadın. Kadınlar ayrılma kararı verdiklerinde bu karardan geri dönmeleri çok daha zor olur. Çünkü kadınlar bu kararı çok uzun bir süreçte ve düşünerek verir. Erkekler yardım aramayı hala bir zayıflık olarak görür ve terapisti “o benden daha mı akıllı” şeklinde yorumlamaktadır.  Çiftler daha çok öfke göstererek, eleştirerek, tehdit ederek bir şeylerin düzeleceğini zanneder. Oysaki bu sorunu daha da büyütebilir. Bunu yaparak sanki karşılarındakini harekete geçireceklerini, bilgi vererek ve eğiterek birtakım şeyleri  değiştirebileceklerini zannederler. Oysa öbür tarafta bu konuşma sonrası diğerini suçlamaya başlar. Her iki eş birbirini suçlar hale gelir ve bu daha büyük bir sorun halini alır.
Genelde yapılan hata bireylerin kendi haklılığını göstermeye çabasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle eşler arasındaki ilişkiyi güçler savaşından çıkarıp bu sorun Ali yada Ayşe’nin sorunu değil. Ali ile Ayşe arasındaki ilişkinin sorunu şeklinde tanımlayan çiftler daha başarılı olmaktadır.

Çiftlere Önerilerim şudur ki;

Öncelikle çiftlerin olayı nasıl algıladıkları çok önemli. Bir kısmı durumu kontrol edilebilir olarak algılamaktadır. “Daha öncede yaşanmış ve aşılmıştı yeniden bu sorunu çözebiliriz” şeklinde düşünebilir. Bu problem benden veya eşimden kaynaklanmıyor; benle kocam arasındaki ilişkiden kaynaklanıyor şeklinde algıyanlar da çözüme daha kolay gidilebilir. Hep karım veya kocamdan kaynaklanıyor diye algılayanlar ki eğer birde o çiftin katı bir inanış sistemleri varsa terapiye yanıtları oldukça geç olur. Bir de çift geldiğinde sadece stresörlerin miktarı önemli değil, bu çiftin bu problemi çözüp çözemeyeceklerine ilişkin umutları da önemli.

“Yok böyle olmayacak; Biz bir evlilik terapistine gidelim!” için 1 Yorum

  1. Selcuk dediki : Cevapla

    Evlilik bundan güzel anlatılamazdı.Kaleminize güç aklınıza sağlık.

Yeni Soluk
YUKARI