Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Son zamanlarda vitrinleri süsleyen siyasi modalardan biride “çakma sol” olmaya başladı. Her renkten ve her tipten olanına rastlamak mevcut dâhilinde. Kırmızı, pembe, saks mavisi, eflatun, özelliklede sarı olanı oldukça ilgi topluyor.
Model olarak ise yandan cepli, bol paçalı hatta şalvar tiplisi, düşük bellisi bile var.
90lı yılların başında Beyoğlu’nda birden mantar gibi yerden biten sayıları her geçen gün çoğalan imkân bulduğu her semte yayılan ilk adı “entel bar” olan daha sonra müşteri portföyünü çoğaltmak adına kentlileşmemiş pos bıyıklı bol paralı magandalara da hitap etmek için mahkeme kararı olmadan isim değişikliği yapıp adını “Türkü bar” olarak değiştirdiler.
İlk açılışını pos bıyıklı yöresel çakma solcuların yaptığı ve sonraki müdavimlerinin ise yaşlandıkça ve içlerinden bazılarının da bir şekilde parayı bulmasıyla başlayan tarifi mümkünsüz yeni yolun adı “kentli çakma sol” oldu.
Lakin bunların olduğu vitrinleri genelde loş ve sarı ışıklar altında sergiliyorlar ki defoları renk uyumsuzlukları belli olmasın diye.
Peki, nedir ne değildir bu yeni moda çakma sol?
Kimilerine göre her şey, kimilerine göre hiçbir şeydir,
Bence iki kere hiçbir şey.
Kimilerine göre hayatın kendisi, kimilerine göre hayal.
Biri doğru biri yanlış?
Çakma sol “sol olmayan sol görünen bir göstermelik sol” olarak tanımlanabilir.
Sararıp solan sahtekârların kandırmacası olsa gerek.
Biraz daha bastıralım “sağ sol, sol sağ” da diyebiliriz!
Biz bastırdıkça onlar batıyor.
Çakma sol, göstermelik sol, süspansiyon görevi gören sol gibi tanımlamalar da buna oportünist rengini veren ifadelerdir,
Bu doğru, lakin desek te kimse yemez.
Koro (Kitle) boykot edince tek başına kalan, hatta vokalisti bile olmayan Sol’ist de diyebiliriz. “Koro ve vokali olmayan sol” biraz yakıştı galiba.
Çiftetelli oynayıp, halay çekiyorum diye birilerini kandırmak da denebilir mi?
Buda uydu gibi.
Serbest piyasanın içinde çok serbest kalmış ve sararıp solarak onun bir parçası olmuş, onun emrine girmiş sol, belki de “çakma sola” en uygun düşen tanımlamadır.
O kadar dönekler ki, bunları serbest piyasacılar dahi kabul etmez!
“Parayı kaldıracağım, onun yerine kredi kartı getireceğim” diyen sol. Kredilerinizi zamanında ödemeyin faizi bol ketçaplı, ekmek karneli olsun.
Sözün özü çakma sol “halkçı olmayan” piyasanın ve sermayenin öngörülerini yerine getiren sararıp solan bir sol olur.
Halkı dışlayanı halk hiç kabul etmeyeceğine göre bu tanımda biraz uydu diyebiliriz.
Yangından kaçanların ilk atlayacağı “itfaiye brandası” uygunu olur mu?
Eh işte biraz!
Başkalarına özgürlük demesi için özgürlüğünü satan sözde sol desek uyar mı?
Hem de o biçim uydu.
Kimilerine göre vardır, kimilerine göre yoktur.
Olmayan şeyin yaygarasını yapmak sanırım bizlere düştü.
Sözde değil özde tanımlamak gerekirse, “89” solu demek en doğrusu.
Hadi canım sende diyenleri duyar gibiyim, gelin en iyisi siz adam gibi adam olun sonra “nasipse” bir ara solcu olursunuz.
İşçiye, köylüye, yoksulluğa, emeğe emekçiye, varoşlara, azınlıklara, insan haklarına ve her türden çözüme sırtını dönmüş ve küresel ekonomiye teslim olmuş patronlaşmış işbirlikçi “çakma naylon sol” diyebilir miyiz?
Haa bakınız, yazının başlığı “çakma sol’a”cuk diye oturdu…
Kısacası bunların en uygun yeni adı “Naylon Vitrin Solcuları”
Sanırım bu isim tutacak.
Bir arkadaşım bir zamanlar demişti ki, ‘koyun otlağını dünya, çobanı da tanrı sanırmış.’ Tıpkı bu “çakma solcuların” kendilerini son 20 yıldır solcu sanmaları gibi…

03032013

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER