Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

“Tek korkmamız gereken şey, korkunun kendisidir”

Benjamin Franklin

Günümüzün en hızlı ulaşım aracı olan uçak elbette heyecan verici.  Uçağa binen çoğu insan heyecanlanabilir.  Ancak bu durum uçağa binmeyi imkânsız hale getirecek kadar heyecan veriyorsa sınırılar zorlanmaya başlanmış demektir.

Eski çağlarda uçuş insan için imkânsız, olağanüstü ve büyülü bir şeydi. Uçmanın asla insanlara göre olmadığı düşünülürdü. Tüm toplumlarda yaygın dinsel ya da büyüsel inanışlar insanın olanakların dışına çıkmasının felaketlerle sonuçlanacağını savlardı. Uçuşta böyleydi, bir tür tanrılara meydan okuma olarak algılanırdı. Uçma çabası içindeki insanlar bu yüzden hep alayla ve tepkiyle karşılandılar. Tüm bu korkular ve tepkiler zamanla insanın bilinçaltına yerleştiler.

Tedaviye başlamadan önce FOBİ-KORKU ne demek bunu öğrenelim. Korku bizi birçok şeye ulaşmaktan alıkoyan önemli bir engeldir. Bizi motive eden şeylere yakından baktığımızda ise, korkunun yine önemli bir rol oynadığını görürüz. Dünyamızda korkunun oldukça yaygın olduğu gözüküyor. Kaybetmekten korkuyoruz, ölmekten korkuyoruz, kalabalıklardan korkuyoruz, yalnızlıktan korkuyoruz…

Fobi Yunanca bir kelimedir (phobos) ve anlamı kaçmaktır. Adından da belli olduğu gibi fobi korku ile kaçınma arası bir duygudur. Psikolojideki tarifine göre bireyin bir şeyden korkusu ona saçma ve mantıksız gelmesine ve “bundan korkmamalıyım  “demesine rağmen bu korku ve kaçınmadan kendini alıkoyamamasıdır. Bunu saçma bulduğu için başkalarına anlatamaması, hayatını, ya da bir işlevini aksatması nedeniyle duyulan sıkıntı, ızdırap ve engelleme durumu da fobinin bir parçasıdır.

Fobi ile korku ya da korkaklık farklı olgulardır. Fobik kişi sadece fobik olduğu şeyden kaçınır. Başka konularda ise oldukça girişken ve cesur olabilir. Sonuçta; bir veya birkaç fobimiz olması her şeyden korktuğumuz anlamına gelmez. Hele cesur bir olmadığımız anlamına hiç gelmez. Uçak fobisi olan bireylerin çoğu entelektüel; iş ya da sosyal yaşamında başarılı olmuş kimselerdir. Elde ettikleri konumu birçok insanın denemeye cesaret edemeyeceği riskleri üstlenerek kazanmışlardır. Fobik psikiyatri de korku bozuklukları başlığı altında değil, anksiyete bozuklukları başlığı altında toplanırlar. Anksiyete, gerginlik stres, endişe kelimelerine karşılık gelir. Büyülü kelime de budur. Uçuş korkusu olanlar gergin, endişeli olabilen insanlardır. Öğrenilmiş ya da koşullanılmış olan bu duygu birçok fizyolojik değişimlere, bu değişimlerde korku ve panik duygusunun oluşmasına neden olur.

Korku bizim korunma/savunma mekanizmamız gibidir. En temel güdülerimizden biri olarak, korku bizi savaşmaya ya da kaçmaya hazırlar. Korku kendimizi korumamızdan sorumlu iyi bir şeydir. Korku olmasaydı, bugün hayatta olabileceğinize inanıyor musunuz? Doğru bir korku dengesine sahip olmak önemlidir. iyi sağlıklı bir korku duyumsaması olmayan bir pilotun da uzun süre mesleğini devam ettirebilmesi pek mümkün değildir.

Korku Reaksiyonlarına baktığımızda;

Kalbin hızlanması
Nefesin sıklaşması
Göğüs sıkışması
Titreme
Nefes darlığı
Baş ağrısı
Parmak uçlarında uyuşma
Kas ağrıları/güçsüzlüğü
Baş dönmesi
Yutma güçlüğü
Karın ağrısı
Gerginlik
Öfke

Hatırlanması gereken şey, korku reaksiyonları kendinizi rahatsız hissetmenize yol açarsa da, fiziksel olarak canınızı acıtmaz. Kontrolünüzü kaybetmezsiniz, bayılmazsınız veya kalp krizi geçirmezsiniz. Vücudunuzla birlikte korkuya sağlıklı bir tepki zinciri deneyimliyorsunuzdur, o kadar!

Uçuş fobisi aslında titiz, mükemmeliyetçi, kontrolcü ve stresle başetme sorunları yaşayan kişilerde yaygın olarak görülür. Uçak kazalarından sonra TV’lerin yaptığı canlı yayınlar, fobisi olanların durumunu daha da şiddetlendiriyor. Bu korku aslında insanların pek çoğunda vardır. Ancak henüz ortaya çıkmamış olabilir. Çünkü eğer bir kişinin uçağa binmesi gerekmiyorsa, o kişi uçuş fobisi olup olmadığını test edemeyebilir. Ancak bir gün uçağa binmesi gerektiğinde bu korku ile tanışabilir. Bir kişi eğer uçağa binmeden günlerce önce gerginleşmeye ve endişelenmeye başlıyorsa ya da uçağa binerken çok tedirgin oluyorsa, uçuş fobisine aday olduğu söylenebilir. Bazı kişilerde ise uçakta panikleme ve bir an önce uçaktan aşağı inme isteği biçiminde kendini gösterebilir. Bu gerginlik ve endişeler nedeniyle eğer kişi uçağa binmeyi erteliyorsa ya da binmiyorsa, bu kişinin uçuş fobisi olduğu söylenebilir.

Uçuş korkusunun kökeni ne olursa olsun bu korkuyu pekiştiren uçak ve uçuşlarla ilgili negatif söylemlerdir. Ne yazık ki medyada uçuşla ilgili haberlerin çoğu aleyhte olagelmektedir. Uçak düşmeleri, kaçırılma ve atlatılan kazalar yüksek tonda vurgulanmaktadır. Kaptan sarhoştu, uçak zaten eskiydi, karakutu bulunamadı gibi spekülatif haberler sıktır. Ayrıca birçok filmde veya romanda uçak kazaları, havada patlama uçak kaçırma ilgi çekici, dehşet temalarından biri olarak kullanıla gelmektedir. Buna karşın binlerce uçuşun ne kadar rahat ve güvenli geçtiği vurgulanmamaktadır.

Uçuş Fobisi Nasıl Gelişiyor?

Neden bazı insanlar uçuş korkusu yaşarken diğerleri tam tersine uçmaktan hoşlanır? Aslında uçuş korkusu normal kabul edilebilecek bir korkudur. Bir araştırmaya göre insanların %85’inde şu ya da bu derecede uçuştan korku ya da tercih etmeme vardır. Tıpkı sudan ve denizden korku gibi. Çok az çocuk ilk yıkanışında olumlu tepki verir. Sonra yavaş yavaş suya alışır. Sonra denize. Ancak uçuş korkusunun bu kadar kolay yenilmesi için günlük hayat içinde o kadar olanak yoktur. Bu yüzden ilk uçuşta herkes şu ya da bu şekilde heyecanlanır. Sonuçta sıkça var olan bu korku ile olumlu destekleyici ortamlarda karşılaşıp yenebilmiş olanlar şanslıdır. Tersine olumsuz şartlarda ve sıkça negatif koşullanmış olarak karşılaşırsa bu korkunun fobiye dönüşmesi kolay olmaktadır. Yapılan birçok çalışma uçuş korkusu ile stres arasındaki bağı göstermektedir.

Birçok kişi, ilk uçağa binişte yüksek korku yaşamaları ile o sıralarda başka bir nedenle yaşadıkları akut ya da kronik stres yaşıyor içinde olmaları arasındaki yüksek rastlantıyı tanımlamaktadır. Hatta birçok kez korkusuzca uçağa binmiş insanlarda da uçuş korkusu oluşmasına yol açan başka bir nedenli yoğun stres görülebilir. Bu strese neden olabilecek major yaşam olayları yaşıyor olma (boşanma, iş kaybı, yakınlarının ölümü vb.) ya da birikmiş minor yaşam olayları olabilir ve birden uçuş korkusu hissedilebilir. Hatta pilotlarda ve diğer uçuş ekibinde de bu nedenlerle sonradan uçuş fobisi ortaya çıkabilmektedir.

Uçuş korkusu genellikle 20-30 yaş arasında kendini göstermektedir. Bu korku cinsiyet, ırk, din, meslek ayrımı göstermeksizin herkesi tutabilmektedir. Ancak entelektüel, mükemmeliyetçi ve evhamlı titiz (obsesif) insanlarda daha sık görülmektedir. Her kim olursa olsun uçuş korkusu olan birey stres yönetimi öğrenmelidir. Çünkü anksiyete, gerginlik bu korkunun başlatıcısıdır.

Uçağa rahat binememenin oluşturduğu pek çok sorunu aşabilmek için elbette uçuş fobisinin tedavi edilmesi gerekir.

Uçakta fobi yaşayan yolcu en iyi kokpitte sakinleşir.
Daha sonra ise bir uzmandan destek alarak uçuş korkusunu çok rahat yenebilir.

Yeni Soluk
YUKARI