Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

Ziraat Yüksek Mühendisi olan babam okuldan mezun olur olmaz Türkiye Şeker Fabrikaları’na çiçeği burnunda mühendis olarak girmiş ve hayati boyunca kesintisiz tam 35 yıl aynı kurumda şef, uzman, ziraat müdürü ve fabrika müdürü olarak görev yapmıştı. Babama soruldugunda kargadan baska kuş pancardan baska iş bilmem, derdi. Eh dile kolay 35 yıl pancardan şeker üretmeye çalıştı,köylüyü pancar ekmeye ikna etti, köy köy, kasaba kasaba gezerek. O dönem 18 fabrika olan Türkiye’de 6 fabrika temeli daha attılmisti. Van- Ercis ve Muş fabrikalarini kurmasi icin babam görevlendirilmisti.

Seker fabrikaları bizim icin vatan millet sakarya idi, evdi, ocaktı. Oradan baska bir yer tanımaz ve bilmezdik. Bilme gereği de duymazdık. Çünkü her türlü olanaklari ve sosyal tesisleri vardi. Okulu,kreşi, marketi,sinemasi, havuzu,camisi, restoranı, spor kompleksleri, kampları, ciftligi, v.s…Babam müdür olmasina rağmen -ki koskoca seker fabrikasında müdür olundugunda validen ve kaymakamdan sonra gelen ikinci önemli devlet adamiyken- devletin malina en ufak bir zarar vermekten cekinir; makam arabasını ailesine kullandırmaz, gece kaloriferleri kapattırır, eline gelen hazır rüsvetleri geri teper, cimene kacan topumu bekci hep keserdi. Öyle ya müdür kızıydım; ama babam bekciyi tembihlerdi:” Cimene kacan top olursa önce benim kızın topunu keseceksin!” Hic simaramadim hiç hem de. Öyle simdilerin 300-500 kisilik bir fabrikasindan bahsetmiyorum. Öyle az kisili bir fabrika yonetmiyordu babalarimiz 3000-5000 kisinin yöneticiliğini yapiyordu. Kapısında bahcıvanı, odacısı, evinde her daim sıcak suyu olan dubleks villalarda büyüdük mütevazi hayatlarda.

Seker fabrikalari her nerede kurulduysa o sehri o ilceyi o kasabayi kalkındırmış ve geliştirmisti. Alpullu, Turhal, Susurluk, v.s.. O yıllarda kücük büyüge saygılıydı. Isci ve memur kocaman bir kolonide otururdu bedava ve ayni imkanlara sahip. Ekmegimiz, sütümüz, yogurdumuz, yumurtamız hatta etimiz her sabah kapımıza gelirdi hem ucuz hem kaliteli. Çünkü kendi ciftliginde üretilirdi ucuz ve temiz. Isci memur hic fark etmez bütün imkanlar, sosyal tesisler herkese açıktı. Seker fabrikalari bir okuldu aslinda, hepimiz icin saygıyı, sevgiyi ve paylasmayı ögrendigimiz bir koccaman hayat okuluydu. Görgü kurallarını ailelerimizden degil seker camiasında yasadigimiz komsularimizdan ve büyüklerimizden öğrenmistik bizler. Ne büyük bir şanşmış buralardan gecip gitmek. Insan cok sonra anlıyor.Seker fabrikalarinda kurulan arkadaşlıklar komsuluklar bile halen unutulmuyor. Sanki akraba gibi görüyorsunuz herkesi. Sonra aradan yıllar geciyor ve Türkiye Seker Fabrikaları özellestiriliyor, kapatiliyor v.s…Bir dönem bitiriliyor bitiyor Turkiye Cumhuriyeti’nde. Üzülüyorum şeker fabrikaları için neden üzülmek gerekir, çünkü
Şeker pancarı tarımı ülkemizin 61 ilinde beş bine yakın yerleşimde, yaklaşık 200 bin üreticiyle yapılmaktadır. Bu kapsamda bir üretimin taşımacılık, üretim girdileri, işleme, satış ve dağıtım ayaklarını da dikkate aldığımızda çok önemli ekonomik bir faaliyetin en küçük yerleşim birimlerinde bile sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Dile kolay 330 bin hektar alanda 17-18 milyon ton pancar üretilmekte. Şeker pancarı bir münavebe bitkisi olduğu ve tarımsal verimi doğrudan etkilediği için faydalı bir bitkidir de. Çıktılarının hayvancılıkta yem olarak kullanıldığı da hatırlanmalıdır. Yıldan yıla değişmekle birlikte 2-2,5 milyon ton şeker üretilip satılır ve ihraç edilir ülkemizde.
Cumhuriyetin en eski ürünü, tarımımızı kalkındıran, çiftçiyi örgütleyen, Batıdan Doğuya her yerde üretilen bir üründür. İşte tüm bu katkılar şeker pancarının ve şeker üretiminin ne ölçüde önemli olduğunu göstermektedir. Türkiye ekonomisine ve Türk toplum yapısına cok büyük katkısı olan bu koskoca kurum simdilerde bitik durumdadır.
Atatürk’ün ilk 15 yılda kurduğu fabrikalar arasında 5.sırada olan Alpullu Seker Fabrikasi kapanıyor, 7.sırda olan Usak Seker kapanıyor. Oysa Ulu Onder ne diyordu” Her fabrika bir kale”
Oysa Türkiye’nin kaleleri düştü. Türkiye’nin şekeri düştü!

atatürk fabrika

“Türkiye’nin şekeri düştü” için 26 Yorum

  1. Hakim GÜNDOĞDU dediki : Cevapla

    Sn Tuna TOKER ümitle beklerim. eksik olmayın. Sevgi ve saygılarımla.

  2. Hakim GÜNDOĞDU dediki : Cevapla

    Değerli dostlar ve değerli büyüklerimiz.
    Geçmişteki güzel günleri bir nebze olsun yad etmek isteyenlere gönlümüz ve kapımız sonuna kadar açıktır.Sizi veya sizleri ağırlamaktan haz ve şeref duyarız. Şeker camiasının hala yaşadığını görmek isteyenler buyursun birleşsin gelsinler. Misafirimiz olun.
    Muş şeker fabrikası adına fabrika müdürü Hakim GÜNDOĞDU
    Muş şeker

  3. Erdal Aykaç Ziraat Yüksek Mühendisi dediki : Cevapla

    Eski bir Şef Muavini, Eski bir Bölge Şefi (Özelde Eski bir Bölge Müdürü) olarak okurken burnumun direği sızladı, gözlerim yaşardı. Ben 30 yılımı Şeker Sanayiine bu günlere gelsin diye mi verdim. Nerede o köylerde seminerler, eğitim uygulamaları, Çiftçilerimiz “Şefim sizde olmazsanız bizim halimizi hatırımızı soran olmayacak ” diye. Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Merhum Turgut Özal (Allah gani gani rahmet eylesin) “Bozkırda yeşil bir görüntü (Vaha misali) var ise orada mutlaka bir pancar bölge vardır” derdi. Ne diyeyim bilemiyorum bunlardan sonra belki de susmak çok şey anlatır. Yarayı kanatan Esra Hanımefendi’ye çok ama çok teşekkür ediyorum.
    Yorumunuzu 30 yılını bu Şeker Sanayiine vermiş Emekli bir Ziraat Yüksek Mühendisi olarak burnumun direği sızlayarak okudum. Ağzınıza ve de kaleminize sağlık. Bazen susmak konuşmaktan evlâdır. Bu hale getirenlerin şapkalarını önlerine alıp düşünmeleri gerekir.
    Şeker Sanayiine 30 yılını vermiş 10 yıldır Emekli Ziraat Yüksek Mühendisi olarak burnum sızlayarak yazınızı okudum. Kaleminize sağlık. Sizleri Yetiştiren meslektaşım ağabeyime de; Hayatta ise sağlık ömürler, rahmetli oldu ise Allahtan bol bol rahmet diliyorum. Saygılarımla

  4. Mehmet Boran dediki : Cevapla

    Değerli paylaşımınız ile bizleri maziye götürdünüz hüzünlendik, anılarımız kıpırdadı, bazılarını gülerek, bazılarını efkarlanarak yadettik. Siz sarı ineğin öyküsünü mutlaka bilirsiniz işte Şeker Sanayinin sarı ineği nedir bilirmisiniz, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne hayatında belki şeker pancarı ile hiç ilişkisi olmamış, pancarı ağaçta yetişen bir ürün, kantarda sırasını bekleyen çiftçiyi, işkence edilen köle, muvakkat kantar personelini tayinle gelen devlet memuru zanneden::)) Devlet Hava Meydanları’ndan emekli ancak o günün iktidarının adamı olan Sayın Orhan Özozan’ın atanmasıdır.
    Bu atama şeker şirketinde sonun başlangıcı olmuştur, çünkü o güne kadar Genel Müdürler hep şirkette yıllarını geçirmiş merdivenleri basamak basamak çıkmış emektar insanlardan atanmıştı. Sadece çalışanın, liyakat sahibi olabilenin terfii ettiği ve her terfii edişinde de güzel ülkemizin başka bir güzel yöresinde çalışmak durumunda kalan, çoluk çocuğuyla memleketimize büyük katkılar sağlayan emektarların yerine, iktidarın il, ilçe başkanlarının uygun gördüğü insanların terfii ettirildiği, hatta iktidarın bakanının akrabasının terfii etmesi için ona uygun mahalde bölge şefliği açıldığı günlere geçtik. işte orada ip koptu. Ve her gün yeni bir sarı ineğin feda edildiği ve her geçen yıl bir öncekini aratan dönemin neticesi Şeker Şirketi iktidarların arpalığına döndü. Bugünkü mevcut yöneticiler bile benim bu belirttiğim bozulmanın ispatıdır. Yazık, şimdi o günleri düşününce hüzünlenmemek elde değil.Benim şimdi kimya mühendisi olan kızım Anadolu lisesini kazandığı yıl tayinim bırakın Anadolu lisesini normal ortaokul eğitimi olmayan bir ilçeye çıkmıştı, gittiğim yere öğretmen olan eşimi götürdüğüm zaman sadece yeni mezun olanların tayin edildiği o yere 17 yıllık öğretmeni götürmüştüm, benim bugün diş hekimi olan küçük kızım ilk, orta, lise eğitimi olan 11 sınıflık eğitimini 8 ayrı okulda okumuş ve yine bu şartlar da başarılı olmuştu. Doğu da terörün yoğun olduğu bir dönemde gittiğimiz ilçe de oranın emniyet müdürü olan kişi yahu biz ailelerimizi bu stresi yaşamasınlar diye memlekette bırakıyoruz sen niye yanında taşıdın onları yazık değil mi demişti. Benim gittiğim her yer de yanımda olan aileme minnettarım onlarla gurur duyuyorum.
    Bu hatıralarımızın canlanmasına vesile olduğunuz için size çok teşekkür ediyor, sağlıklı, huzurlu, uzun ömürler diliyorum. Babanıza, annenize ve bu vesile ile Tüm Şeker Şirketinde emeği geçenlere şükranlarımı, saygılarımı sunuyorum, hayatta olmayanlara da Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

  5. Murat BULUT dediki : Cevapla

    Erzincan,muş,çarşamba ve enson niğde/ bor şeker fabrikalarında başmakinist olarak çalıştı babam.yazınız o unutulmaz günlere yeniden götürdü beni.hayatımızın en güzel dönemini lojmanlarda geçirdiğimizi sonradan daha anlıyor insan.şeker fabrikalarının kapanması gerçekten içimizden birşeyler koparıyor.en son 2012 de çarşambaya gittim.nizamiyeden girdim.herşey 20 sene önce bıraktığımız gibi.ama ortalıkta hiç çocuk yok.top sahası insanboyu ot.fındık bahçesine daldım.bekçi bile yok.lojmanlar bomboş.çok üzüldüm.misafirhanesinde kaldım 1 gece.yine bizi bağrına bastı.biz yaşadık ogünleri çok şanslıyız.unutulmaz dostluklar yanımıza kår kaldı.şeker çocuğu olmak herzaman bir ayrıcalaktı.herkese selamlar.

  6. Esra hanım bende 7.Ekim.1976 da Kastamonu Şeker Fabrikasında işe başladım Kangal pancar bölge şefliğinden emekli oldum yani KARGADAN BAŞKA KUŞ PANCARDAN BAŞKA İŞ BİLMİYELLERDENİM.Tekrar hayata gelsem tekrar ziraatçı olur şirkette çalışırdım . Bende şirketin son durumuna üzülüyorum şirket ocaktır ocak

  7. GEVHER dediki : Cevapla

    Tum gecmisimin daha dogrusu cocuklugumun ve gencligimin penbe dunyasi gozlerimin onunden bir serit gibi akti bu guzel dunyayi cikarlari ugruna siyasiler mahvetti cok guzel anlatmissiniz cok tesekkurler bende bir baba meslektasinizin kiziyim

  8. Nuriye YASAN dediki : Cevapla

    Esra Hanım, kanamakta olan bir yarayı gündeme getirdiğiniz için size teşekkür ederim.Bahsettiğiniz yıllar siyasetçilerin el atmadığı şeker okulunda yetiştiği için sevgiyi saygıyı, büyüğnü,küçüğünü bilen yöneticilerin yönettiği dönemlerdi.
    Şeker fabrikalarını şimdiler de kimler yönetiyor? Bizim zamanımızda tayin terfi döneminde kimlerin yönetici olacağı, kimin hakettiği, sıranın kimde olduğu tüm çalışanlar tarafından bilinirdi. Şimdi öyle mi? Bu bahsettiğim yıllar 70 li, 80 li, 90 lı yıllar. Hey gidi günler hey !

  9. Engin Gemici dediki : Cevapla

    Sevgili Esra ,o güzel yılları hep birlikte yaşadık bizim çocuklarımız çok şanslılardı,bizlerde öyle …Saygı, sevgi,dostluk,arkadaşlık,güven, doğayla içiçe bir yaşam …Ne yazık ki artık bunları bulmak imkansız ,Şeker camiası bambaşka bir ekoldü,şu anki durumları görmek çok acı…Yazdıkların beni derinden etkiledi,o yıllarda Turhal da bizde vardık beni geçmişe götürdün ..Sağlık , sevgi ve mutlulukla yaşa kızım…Annene ve babana selamlar…

  10. Esra Tanrıverdi dediki : Cevapla

    Güzel duygu ve düşünceleriniz için çok teşekkür ediyorum. Bizler çok şanslı çocuklarmışız ki Türkiye’nin bu güzelliğini bizzat yaşadık ondan bundan duymadık. Değerli babalarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Onların emekleriyle onların tititiz çalışmalarıyla o günleri yaşadık ve gördük. En derin sevgi saygı ve selamlarımla…

  11. Ayşe Gülsemin Çınar dediki : Cevapla

    1961 yılında Erzincan Şeker Fabrikası revirinde doğmuşum. Kız kardeşim de 1966 yılında aynı revirde doğdu.Çiftlikte Kız kardeşimle birlikte yeni doğan bir inek yavrusuna kız kardeşimin ismi verilmişti hep onun sütü kardeşime gelirdi. Babam İşletmede makine mühendisi olarak çalışıyordu. Sonra Burdur Şeker Fabrikasına atandı. Yıllar sonra Kim Müh adayı olarak Burdur Şeker fab da stajımı yaptım. Stajımı yaparken orada çalışan bir mühendisle tanıştım ve evlendim. Kızımı Şeker ailesi içinde büyüttüm. Yeniden doğduğum yerde çalışma fırsatımız oldu. Eşimle birlikte 10 a yakın Fabrika lojmanı ve ilde yaşadım, Türkiyenin pek çok yerini görme fırsatım oldu. Değişik meslek grupları, değişik kültürler, değişik ağız ve lehçeler, değişik yöresel lezzetler, değişik mezhepler, değişik etnik kökenlerle tanıştım, Ülkemi, bu güzel toprakların zenginliklerini tanıdım, ön yargılarımdan arındım. Eşim Afyon Şeker Fabrikasından emekli olurken kızım;” ben şanslı bir çocuktum, bağda bahçede, sevgi yumağı içinde büyüdüm, Uşak şeker fabrikasında havuzların yanına gitmeyelim diye güvenlik görevlileri hep bizi kontrol ederdi. Sabah okula giderken herkes günaydın derdi, burada sevgiyle saygıyla sosyallleştik , benim çocuklarım benim kadar şanslı olmayacak” demişti
    Kızımın görevi nedeniyle Kastamonudayız. Gezmek için Fabrikaya gittik. Evet hiç bir şey eskisi gibi değil. Seralar işlevini kaybetmiş bahçeler sessiz ve bakımsız . Nerede o fabrikalar; ekonomik kültürel ve sosyal katkılarını arıyoruz, tarım ve hayvancılığa yaptığı katkılar, kendi makinesini yapan fabrikasını kuran, bulundukları ilin yan sanayisini, taşımacılığını, ve cumhuriyetin ilk yıllarında sağlığını, kültür etkiliklerini geliştiren fabrikalarımızı körelttiler…. Çok üzgünüm.

  12. YÜREĞİNİZE VE ELLERİNİZE SAĞLIK.DUYGULARIMIZA TERCÜMAN OLDUĞUNUZ İÇİN.SEVGİYLE KALIN.

  13. Gülhan Can dediki : Cevapla

    Benim çocukluğum Konya’da geçti. Oturduğumuz evin önünden arkası tepeleme şeker pancarı dolu kamyonlar geçerdi ve geçerken bir kaç şeker pancarı düşerdi. Biz de onları toplar eve götürürdük. Annem pancarları haşlar soyar, dilimlerdi. Tadına doyum olmazdı. Okullarda fabrikalarımızı öğrenirken Şeker Fabrikalarımızla övünürdük. Her şeyi yok ettiler. Üç sene tanıdığım ve benim için çok değerli olan Zeynel Uzunhan arkadaşımın o zamanlar Şeker fabrikalarının gelişmesi için ne büyük fedakarlıklar yaptığını, yine kendisinin kaleme aldığı HEKAT isimli kitabını okuduğumda anlamıştım. Şimdi şeker fabrikalarımızın bir bir kapatıldığını okudukça içim bir başka burkuluyor.

  14. Tevfik Biçer dediki : Cevapla

    35 yıl çalışıp nisan 2010 da emekli olan bir şekerli olarak ne kadar güzel izah etmişiniz.Şekerin şeker ailesinin yaşantısını.Ama şimdi görüyorum çok üzülüyorum.O yaşamdan eser kalmamış…Ne güzel izah etmişiniz.Şekerin şeker fabrikalarının içler acısıhalini..Yüregine saglık….Esra hanım…

  15. Halil ÖNVAR dediki : Cevapla

    Önce bir şekerci çocuğu, sonra dört yıl Pancar Muhasebesi (Kayseri Şeker Fab.) çalışanı olarak bizi, bizleri ve şeker sanayini çok güzel anlatmışsınız.Tebrikler.O fabrikaların tekrar eski yaşantısına kavuşması dileğiyle saygılarımı sunuyorum.

  16. Tezcan Kılıç dediki : Cevapla

    tüm dünya ülkeleri; 1 ine 5 katmaya çalışıp büyüme mücadelesi verirken , hangi akla hizmetse bizde de tam tersi yapılıyor, mevcutlar yok ediliyor ne yazıkki…

  17. Attila YILDIRIM dediki : Cevapla

    Ben de bir Şekerci çocuğuyum. Soy ismine bakılırsa Emin amcanın kızı, Füsun’un kardeşi olduğunu sanıyorum. Çok güzel ve nostaljik bir yazı olmuş. Tebrik ediyorum. İlave olarak yurtlarında kalıp okuduğumuzu, kimimizin doktor,kimimizin mühendis,iktisatçı,mimar,sanatçı,ablan gibi diş hekimi,öğretim üyesi ,işçi,memur olduğu; tatillerimizi deniz kıyısındaki kamplarında geçirdiğimiz, vizyona girmemiş filmleri sinemalarında orjinal dilinde seyrettiğimiz, yılbaşı ve bayram baloları ile kaynaştığımız, tenis golf gibi sporların yapılabildiği, zamanının Türkiyesinden yıllarca ileride bir yaşamın sürdürüldüğü çok geniş bir aileydi

    • Fatih DEMİRKAN dediki : Cevapla

      “….zamanının Türkiyesinden yıllarca ileride bir yaşamın sürdürüldüğü çok geniş bir aileydi” o yaşam biçimi ile örnek olan bir aile. Topluma çağdaş bir örnek olmak kimilerini rahatsız ettiği içindir ki, kolları dalları budandı bu ailenin.

  18. Elmas Senel( Senol) Gurkan dediki : Cevapla

    Sevgili Esra kizim Sekeri anlatan icten paylasimin beni Turhal anilarimiza tasidi…
    Bir seyi ilave etmeyi istedim:
    Seker! Ne yazık ki son 30 yıl içinde her dönem Hükümetlerin arpalık diye tabir edilen oy toplaması için kullanılan müesseseleri haline getirilerek persönel hantallığına düşürülmüş! Kendi personel harcamalarını bile karşılayamayacak duruma getirilmiştir! Zamanında verilen karar ile özelleşmiş olsa idi? Ülkemiz daha modern ve katma Değeri yüksek kurumu ile yücelecekti! Sevgiler.

    • Tuğrul TÜRKEL dediki : Cevapla

      Esra hanım…Teşekkürler ediyorum…Bizler, tüm şeker fabrikaları insanları, bir aile idik, hatırlattığınız için de ayrıca teşekkürler…

  19. Nurdane Özdemir Sağkan dediki : Cevapla

    Esra Tanrıverdi, ben de bir şekerci çocuğu olarak yazınızın haklılığına şahitim. Ne de güzel açıklamışsınız. Ben de ” Şekerin Çocukları” adıyla Şeker Sanayinin serüvenini anlatan bir kitap yazmaktayım, izniniz olursa, yazınızı kaynak göstererek değerlendirmek isterim, sevgiler…

  20. Selcuk Agaoglu dediki : Cevapla

    Duygu verici bir yazi olmus.Ne güzel ozetlemis ve anlatmissiniz. Yureginize saglik.

  21. Taflan Dikecoglu dediki : Cevapla

    Kanayan bir yarayi gozler onune sermissiniz. Tebrikler Esra Hanim!

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER