• Yeni Soluk
  • Yeni Soluk

Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Onlar için güzel şeyler yazıp yıkayıp yağladığınız sürece, onların propagandasını reklâmını varsa yüzlerinin güzel tarafını yazdığınız sürece sizi başlarını üzerinde taşırlar. Her davetin başköşe konuğu olursunuz. Siz olmadan en ufak bir faaliyet yapmaz özellikle telefon üstüne telefon edilir “nerde kaldın bak başlayacağız ama seni bekliyoruz” denilir. Ertesi güne güzel şeyler yazmanız için masa altından içkiler getirilir. “Bu şatafatlı gösteriyi nasıl yapıyorsun nereden buldun” diye sorulmasın diye samimiyetler kurulur. Gizli ilanlar verilir. Daha neler neler yapılır. Yeterki siz onların sözünden çıkmayın, görmeyin, aleyhlerinde yazmayın, duymayın, duyurmayın, konuşmayın, konuşturmayın bakın en popüler en sevilen en hokkabaz gazeteci nasıl olunuyor görün.

Ülkemizde mesleği gazeteci olan “Gazeteci Siyasi” oldukçada boldur. Bunların içinde Başbakanlık yapan Bülent Ecevit, Dışişleri bakanlığı yapmış İsmail Cem, CHP Genel Başkanlığı yapan Altan Öymen gibi abide olmuş dürüstlükleri tartışılmayan daha nicelerini sayabiliriz.

Başlıkta Siyasetçi gazeteci sevmez dememize rağmen önüne “Tayyareden” eklemeyi ihmal etmedik. Gazeteci Siyasetçi ilişkisi seçim öncesi büyük aşklar yaşarlar. Her seçim arifesi sınırlar kalkar, kırk yıllık ahbap çavuş olur, özellikle siyasetçi tarafından sevilir hoş görülür siyasetçi-gazeteci ilişkisi.

Bu dönemde “Siyasetçi gazeteci” dostluğu bir yol ayrımından çıkmış değerler yükselmiş olur. Bazı gazeteciler “hah işte tam zamanı sen beni 5 sene bekletiyorsun bak beklediğim gün geldi” diyerek paranın peşinde koşarken, usta siyasetçi güzel bir çalımla bu anıda yara almadan atlatır.

Seçim dönemlerinde umumiyetlede rakip olunmamaya çalışılır. Usta siyasetçi her zaman olduğu gibi seçimin bitip dizginleri eline almayı büyük bir sabırla bekler. Siz bakmayın bu ilişkinin böyle mülayim mülayim sürdüğüne. Seçim zamanı başlayan bu ilişki, ya dostluk artarak sürecek, ya da dostluk bozulacaktır. Usta siyasetçiler kolay kolay gazetecilerle kötü olmazlar, fakat acemi yani tayyareden paraşütle gelmiş siyasetçilerle ilişkiler genelliklede uzun sürmez. Tayyareden siyasetçi sabırsızdır. Kaptığı veya kapacağı koltuğun forsunu abartır. Kendini toplumun önünde görmeye başlar. Çok açık verir. Düğünü töreni gazetelere malzeme eder. Doğal olarak ilişkiler bir kaç ay içinde seviyesizleşir.

Gazetecilerin iktidar siyasileri için göze batacak kadar sivrilmesi durumunda ise; Basın susturulması gereken gereksiz bir “şey” olur. Hele ki araştırmacı gazeteci veya köşe yazarıysanız yandı gülüm keten havla! Önce ilanlar kesilir. Genel yayın yönetmeninize ispiyonlar şikâyetler peş peşe gelir, oda tutmazsa başlar patronunuza baskılar. Taktikler birbirini izler, rakip gazeteler desteklenmeye başlanıp olmayan isimsiz gazeteler ortalık yere salınır.

Tecrübeli de olsa bazı gazetecilerin bu durumun ayırdına varması ise bazen olası dahi olmayabilir.

Yine de siz bakmayın yukarıdaki yazdıklarıma! Siyasetçiler aslında gazetecileri severler!
Eğer muhalefetteyseler.

Eğer başlarına bir şey geldiyse.

Eğer iktidar onlara aman vermiyorsa bal gibide severler.

Fakat genel siyasette veya parti içinde muhalefetteyken gazetecileri seven siyasetçiler iktidara geldiklerinin ilk zamanlarında gazeteciliğe karşı saygıda sevgide kusur etmemeye önem verirler.

Gel zaman git zaman, iktidar rehaveti üzerlerine çöker. O bizim muhterem gazeteci dostu siyasetçi ağabeyimiz/ablamız oflayıp puflamaya başlar. Çünkü falsosu bol açığı çoktur. Korku bacayı sarmış ne edeceğini bilmez hale gelmiştir. Özlemler ortaya çıkmış bastırılmış talepler için zemim hazırdır. Veya kazanmak istenilen koltuk kazanılamamıştır. Kazanmak içinse, kırk takla atılıp, bin bir türlü yalakalık yapılıp, ona, buna, şuna umut vermeler.

O sırdaş gazeteci o bilinmez arzuları bilmekte, varılmak istenen yolun sonunu görmektedir. Partisinden çok kendini ön plana çıkartmaya çalıştığını, üst düzey yöneticiler özellikle genel başkan yardımcıları kafaya almak için yanıp tutuştuğunu, para için kırk takla atıp her şeyi ranta çevirdiğini, onu bunu dolandırdığını, parti adını kullanarak nüfuz peşinde koştuğunu, sağ veya sol şeridin hiçbir farkının olmadığını bir o bilmektedir. Hatta o tayyareden siyasimiz sonradan üyesi olduğu partisinin ne tüzüğünü ne programını ne ilkesini dahi bilmemektedir. Bunlarıda bilen o gazetecidir öyleyse ilk diskalifiye edilen o gazeteci olmalıdır. Öyleyse ilk onun kalemi kırılmalıdır.

Zaman artık yol ayırma zamanıdır. Ya ilkeli dik duracaksınız, ya da önünüze atılanı kabul edecek ve ilkelerinizden taviz vereceksiniz.

Ya meslek ilkelerine sarılıp, dostluk sandığın ilişkiyi bitireceksin, ya da tayyareden siyasetçiyle ilişkiyi seçip, yaptığın işi bırakacaksın!

Biz karar verdik yerimizdeyiz efendim!

24062009

 

Yeni Soluk
YUKARI
Assign a menu in the Left Menu options.