Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Sevgiyle yaşamak ve sevgi için yaşamak dururken, bir insan, ömrünün sonuna ya da zaman onu azat edinceye kadar, kendi koyduğu geçersiz kanunların kölesi olarak kalabilir mi?

Dikenler ve kafatasları arasında, kendi bedeninin gölgesini görmemek için gözlerini yere dikerek, yada yüzünü güneşe dönerek, sonsuza kadar durabilir mi?”

Bilgiyle sevgiyle şefkatle beslediğimizde kendimizi ancak o zaman ulaşabiliriz insan olmanın erdemine…

Kalbime giden yol nereden geçer artık biliyorum. Biliyorum….nerede durulur, nerede susulur, ne konuşulur. Öyle çok değerliymiş ki zaman, kendimi buldukça anladım… Usta ”sevgiyi seçen kişiymiş” her durumda, her koşulda… Hepimiz sevgiyiz ve ”sevgi” sahip olduklarımızı paylaşır.
Ve aşk;
Hiç bir aşk mükemmel değildir, zaten mükemmel aşkta yoktur, varsa da aşk değildir. İnsanlara, hiç kimsenin günde yirmi dört saat boyunca sevemeyeceği öğretilmeli. İnsanların, dinlenme dönemlerine ihtiyaçları vardır ve hiç kimse emir üzerine sevemez. Sevgi kendiliğinden olan bir olgudur. O ne zaman olursa olur ve o ne zaman olmazsa olmaz. Mesele günün her anını seni düşünerek geçirmek değil, geçen zaman içinde yaşama seni de kattığını, değerli olduğunu hissettirmek… Böyle bir insan zaten sağlıklı düşünebilen bir insandır.

Kendimize öz eleştiri yapalım, kesinlikle onu haklı göstermek için, kendimize duygusal baskı yapmayalım. Kalbimiz rahat değilse, muhakkak yolunda olmayan bir şeyler vardır. Bu illa da sevmediği anlamına gelmez ama her ilişki özen ve itina ister.

Eyer kendimizi özel ve iyi hissetmiyorsak, bir daha düşünmek ve karşında ki insanı yıkıcı değil ama çözüme ulaştıracak geniş bir bakış açısıyla, yeniden gözden geçirmek gerekir. Kim bilir, belki de hiç ummadığımız bir ayrıntı nice yollar çizer.
Yeter ki niyetlerimiz temiz olsun. Bu dünyada her şeyin çözümü ve yolu var. Zor olan ne istediğini bilmemek ya da ne istediğine karar verememek.

İmkanlar ve koşullar, insanların seçim seçeneğini ya azaltır ya çoğaltır. Önemli olan gönül içtenliğiyle sevmek.
Nice insanlar var parasıyla konuşur, kimileri doğuştan sahip oldukları artıların onlara sağladığı imkanlarla merdivenleri atlar. Kimi ise o merdivenin basamağına gelmek için bile bir ömür harcar. Ne olursa olsun yüreği ve dünyası geniş insanlar er veya geç olgun ve doyumlu olurlar. Şayet ruhun atlası sevgi değilse ne yaparlarsa yapsınlar boş. En sonunda yine boş tencerenin çıkardığı sese dönerler.

Kendimizi gördüğümüz yüreğe serilelim. Sıcaklığını, samimiyetini, gülüşünü bize koşulsuz bağışlayan insanı bulduğumuzda sımsıkı sarılalım. Sarılırken yanında huzuru buluyorsak, o bizim cennetimiz o cenneti boş avuntularla örselemeyelim…
Zaten hakiki sevgiler aydınlatandır, sorgulamalara ihtiyaç duymaz.. Hayatı ”olgun, bilinçli, doyumlu, istikrarlı” ve sevgi dolu insanlarla paylaşalım.

Sahi herkes seviyor, o zaman neden bunca acı, keder ? Sorun sevgisizlik mi, yoksa yanlış sevgi anlayışı mı?

Sevgisizliğin toplumun temel sorunu olduğu hep yazılır, çizilir acaba asıl sorun sevgisizlikten çok, sağlıksız sevgi anlayışı olmasın?

İnsanlar daha çok sahip olmak istiyor… Sahip çıkmak değil.
Egemen olmak istiyor… Beraber özgürleşmek değil.
Benim olmalı diyor… Hayatı beraber paylaşmalıyız demiyor.
Üzerine yatırımlar yapıyor… Fikrini sormadan.
Bu ve benzer şeyleri sevgi ile karıştırıyor ya da bunların birkaçını sevgimize “katıştırıyor” olabilir miyiz?

İki insanın gönüllü olarak kuracağı beraberliğin temelinde hiçbir biçimde razı olmak ya da katlanmak olgusu yatmamalı. Çünkü sevgidir kalplerimizi ortaya çıkaran güç. Sevgiyi ortaya çıkaran, kalplerimiz değildir.
”Özgün, dingin ve yaşamaya değer ömürler; iç sesini dinleyen, gerçek istek ve ihtiyaçlarını fark edip, gereklerini yerine getirme cesareti gösterenlere özgüdür.”
Yoksa neden ve niçinlerle, endişe ve kuruntularla geçen bir yaşamın değer ve anlamı ne kadar olabilir?

Sevgimiz olmadıktan sonra daha çok paramız olsa, mevki-makam bizim olsa, daha çok toprağımız, evimiz arabamız, malımız olsa ne olur?

Mutluluk, büyük isteklerin, şöhretin, paranın ve ihtişamın ardında gizli değildir. Mutluluğu sağlayan en temel duygu sevgi ve ona yol açan anlayıştır. Yürek işlerinin pazarlık payı olmaz. Sevgimiz yok hiç bir şeyimiz yok. Belki de yeniden öğrenmemiz gereken budur… Ölümün olduğu bu dünyada yarın diye bir şey yok aslında. Yarın bizim düşlerimiz ve umut ettiklerimizdir. Sevdiklerimize dokunmadıktan sonra, bütün yaşadıklarımız hayaldir aslında…

Bırakın hayatla geçinmeye niyeti olmayanlar gitsin, yollarını zorla kapamayın. Vahşetin kutsandığı bu dünyada, yolu sevgiden geçenlere selam olsun♥

Yeni Soluk
YUKARI