Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Yıllar evvel okuduğum bir yazıdan aklımda kalanları yazarak onu günümüz gündemine uyarlamak istedim, bakalım şapkadan ne çıkacak!

Hindistan’da maymun yakalamanın bir yolu olarak ağaç gövdesine, ağzı maymunun eli açık şekilde girecek biçimde dar tutulmuş bir kovuk açılır ve bu kovuğun içine yem olarak şeker konulurmuş. Maymun elini sokup şekeri avucuna aldığında sahiplendiği şeker düşmesin diye mecburen avucunu kapatır, yumruklaşan kapalı avucu kovuğun dar ağzından çıkartamaz ama şekeri de bırakamaz ve böylece şeker uğuruna maymun kendisini ağaca bağlamış olur.

Ağaca kovuğu açan içine şekeri koyarak maymuna yem hazırlayan avcı insan gelir çok az bir emekle maymunu yakalayıp kafesine koyar.

Bu olaydan kıssadan hisse çıkartmak gerekirse; Avlanan maymun oraya konan yemi çok seviyor ama yemi kendisi üretmediği halde kışkırtılmış olan elde etme güdüsünden de vazgeçemiyor.

Elde etme güdüsüne engel olamayan maymun, bir insanın malı durumuna geldiği için yaşamın ona verdiği serbest olma halini yitiriyor. Özgürlüğünü yeme dürtüsüne değişiyor.

Avcı insan hem maymunu yakalamış olur, hem de yem olarak kovuğa koyduğu şekeri maymuna vermesine gerek kalmadığından,  daha sonra yakalayacağı diğer maymunlar için kovukta bırakarak diğer maymunların şeker umudunu taşımalarına da sebep oluyor.

Zavallı maymun hem yiyeceğini yiyememiş hem de avcı insanın kölesi haline gelmiştir. Artık, onu yakalatan güdülerine teslim olarak özgür yaşama hakkını da yitirmiştir.

Biz o şekeri insana verilecek bir ödül olarak düşünürsek!

Yılsonu çocuğa alınacak bisikletle örnekleyebilirmiyiz? Çocuktur çalışmış ter akıtıp kazanmıştır, hakkıdır denilebilinir.

Veya üniversiteyi kazanan çocuğuna alınan bir araba! Bu genci de bisikletle aynı kategoriye koymak mümkün.

Bürokraside atlanılacak bir üst makam! Kıdem kazanmıştır, hakkıdır diyebiliriz.

Maaş artı primle çalışan bir elaman! Çok satmak için kışkırtıcı bir ödüldür, neden olmasın denilebilir.

Siyasette üst yapı örgütünden elde edilen bir koltuk, dersek(!)

Bakın burada zurnanın zırt dediği an gelmiştir.

Bu siyasi partiler yasasını değiştirmeden biraz zor lakin hiçte düzelmez değil. Birçok demokrat maddeler eklersiniz en azından doğruya yakın bir takım iyileştirmeler yaparsınız.

O ağacın kovuğuna konulan delegelik yerine tüm üyelere eşit hak tanırsınız, işte o zaman kimse kimsenin adamı olmaz. Kısaca; onun bunun adamı olacağına, kendisi “adam” olur. Başarılı olan yukarı tırmanır, kendisini iyi anlatabilen makama geçer ve her tür şeker kavgası biter!

23022012

Yeni Soluk
YUKARI