Baki Toraman

Ekonominin Nabzı

bakitoraman@yenisoluk.com

Yazılması o kadar çok şey var iken, uzun zamandır yazmıyordum. Sebebi ise, hani bir şarkı var ya “sussan olmuyor, susmasan olmaz”. Sanırım küfürün içinde küfüre bulaşmadan yaşamak gayesi. Olduğu gibi olabilmek, tüm samimiyeti ile. Zihnimden geçenleri tek cümle ile Albert Einstein özetliyor, “Dinsiz ilim topal, ilimsiz din kördür.”

Yazımda mümkün olduğu kadar farklılık katmadan, başka bambaşka anlamlar yüklemeden…
Hani yandaş diyorlar ya, ya da öteki veya öbürü bunların hiç biri  olmadan olduğu gibi yayımlanan raporların özetini kaleme alacağım.

Hayaller ve gerçekler…
Yine bir gün hayal ediyorum, IMF’ye borç veriyoruz.

Gerçek ise bambaşka…
“Matematiksel olarak gösterilemeyen hiçbir araştırma gerçek bilim sayılamaz.”

52 yılda verilen cari açık 43.7 milyar dolar.
15 yılda ise verilen cari açık ise 526.3 milyar dolar.
2002’den önce 80 yıllık dış ticaret açığı 247 milyar dolar.
15 yıllık dış ticaret açığı 888.9 milyar dolar.
20 kuruştu ekmek 2002 yılında, gramaj düşüklüğünü hesaba katmadan, yaklaşık 4 kat arttı.
Dış borç 149 milyar dolardan, 411 milyar dolara ve icralık dosya sayısı 6 milyondan, 24 milyona çıktı.
2002 yılının son ayında 242.7 milyar TL olan devlet borcu 2016 yılı sonunda ise, 759.6 milyar TL’ye ulaşarak neredeyse 3’e katladı.
2002’de özel sektörün dış borcu 43 milyar dolardan, 2016 yılının sonu itibariyle 293,7 milyar dolara ulaştı.
2002’de cari açık 1,5 milyar dolar iken 2016 yılında cari açık 31,61 milyar dolar oldu.
2002’de % 10,3 olan işsizlik oranı, 2013’de % 9,7, 2014’de bu oran % 9,9’a ve 2015 yılında bu oran % 10,3’e yükseldi. Ekonominin çöktüğü (!) dönemde, hani o meşhur yazar kasa fırlatılma sahnesi olarak, hafızamıza mıh gibi işleyen dönemde işsizlik oranı % 8,4’tü. Bugün itibari ile resmi TUİK rakamlarına göre, işsizlik oranı 11,8 iken, rakamlar bize her beş gençten birinin işsiz olduğunu söylerken, resmi büyüttüğümüze ise ülke nüfusunun  % 20’si işsiz!
2002 yılında dolar 1,41 liraydı, bugüne gelindiğinde ise yani ekonominin şahlandığı (!) dönemde dolar, özel sektör için (ben nerde yanlış yaptım melodisini söyletiyor) 3,73 lira.
Euro 2002 yılında 1,42 lira iken, bu gün euro, yaklaşık 4,15 lira civarında dalgalanıyor.
Ekmeğin fiyatını söyledik de, o zamanlar 20 kuruş olan, baba mesleğim   simitçiliğin önlenemeyen trendi  % 400’lük bir artış ile dudaklar uçurtuyor.
2002’de karşılıksız çek tutarı 2,2 milyar lirayken 2016 yılının aralık ayında karşılıksız çek tutarı, 27,7 milyar lira ile artık “sözümüz senedimiz” olmaktan çıktı.
2002 yılında bir kilovat elektrik 16 kuruşken, 2016 yılında 42 kuruş oldu.
Dört kişilik ailenin (2016 yılı Aralık ayı) açlık sınırı 1,432 liradır. 2016 Aralık ayı asgari ücret ise, 1,300 lira. 2017 yılında 104 liralık zam alarak, 4.665 lira olan yoksulluk sınırının yanından bile geçemiyor.
2012 yılında 15 lira olan tüp, bu gün ise 73 lira.
24 lira idi çeyrek altın, şimdi ise 238 lira, varın siz hesaplayın  o zamanki ve bu günkü  asgari ücretle ile alınan çeyrek altın sayısını.
Yaklaşık 5 lira civarlarında olan et fiyatlarına, ithal Angus’da fayda etmedi, tüketici fiyatı 40 lira.
2002’de çiftçilerin 5.1 milyar TL olan banka borcu, 2016 yılı itibariyle 14 kattan fazla artarak 73.4 milyar TL oldu.
Benzin fiyatlarına baktığınızda 2002 yılında 1,66 lirayken, bugün 5,22 lira dolaylarında. Artış yüzde kaç? Varın siz hesap edin…

“Borç yiğidin kamçısıdır.”
Banka borcu arttı.
Bankalara borç   6,6 milyar iken, 2017 Şubat ayı itibari ile 425,8 milyar liraya yükseldi.   Kredi ve Banka sicil affı ile kara listeden kurtulmayı planlayan yaklaşık 12 milyon kişi var.
2014 yılında memurların % 97’sinin borcu vardı ve % 60’ı bu borcu ödeyemedi!
Kapanan şirket sayısı 2016 yılında, 2015 yılına göre % 48 artış gösterdi. Buna karşılık kurulan şirket sayısı ise sadece yüzde 1,28 arttı.
2002’de karşılıksız çek tutarı 2.2 milyar TL iken, 2016 sonunda karşılıksız çek tutarı 27.7 milyar TL oldu. Son 7 yılda borcunu ödeyemeyen 852 bin kişi ceza aldı, hapse düştü. 0.8 milyar TL olan protestolu senet tutarı, 12.3 milyar TL oldu.

Maaşı görmeden yarısından fazlası ile borç ödüyoruz.
2002’de maaşın borca giden oranı % 4.7 iken, bu gün ise % 57’si ile borç ödemeye çalışıyoruz.

En büyük gider kalemlerimizden olan terörle mücadelede ise, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan “Terör Eylemlerine İlişkin İstatistikler” başlıklı raporda, 2002’de durma noktasına gelen terörün son 15 yılda zirve yaptığı belirtti.
Rapora göre, 2002’de sadece 5 terör saldırısı olurken, bu saldırılarda ölen ya da yaralanan olmadı. 2002’den sonrasını içeren verilere göre, son 14 yılda 1.009 terör saldırısı oldu. 2002’ye göre 83.2 kat artan saldırılarda 1.148 kişi öldü, 3 bin 731 kişi de yaralandı. Listenin zirvesinde ise, 2015 ve 2016 yılları yer aldı.

“Çoğunluk yola, azınlık hedefe bakar.”

“Rakamlarla Büyük Resim’deki Türkiye!” için 1 Yorum

  1. ilkay altas dediki : Cevapla

    Merhabalar üstad ,
    Kaleminize, emeğinize, bilginize,yüreğinize sağlık , yazılarınızı beğenerek okuyoruz.Bilgi paylaşımlarınız için teşekkürler.Kısaca borç içinde doğup, borç ,içinde öleceğiz desenize.. 🙁
    Saygılarımla,

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER