Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

İlim, ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmez isen bu nice okumaktır, der Yunus Emre.
Sevgili okuyucularım,
Okullar bitirmekle, okumakla adam olunur mu sizce? Adam olunuyor mu? Nezaketin, merhametin, kültürün ve insanı insan yapan değerlerin eğitimle ilgisi var mıdır?
İnsan doktor olabilir, avukat olabilir, mühendis, profesör, vali olabilir ama adam olamıyor malesef. Okumak insanı meslek sahibi yapıyor cehaleti almıyor. İnsanın karakteri, görgüsü neyse odur. Dünyanın en iyi okullarından mezun olun, büyük projelere imza atın, başarıdan başarıya koşun bütün bunlar hep sizin mesleki uzmanlığınızla sınırlıdır. Hayat okulunda nasıl bir öğrencisiniz bu önemli. Aslında hepimiz aynı okulda okuyoruz. Bu hayat okulu ayakta kalabilmeyi, ilişkileri öğretiyor bize. Akıl sağlığınız yerindeyse okulda da başarılı olabilirsiniz. Yok eğer değilse hayat sizi yolunuza çıkanlarla birlikte önüne kata kata sürükler.
Şimdi bütün bunları ne için yazdım? Mesleğim icabı pek çok okumuş, üniversiteler bitirmiş, mastır doktora yapmış hatta profesör olmuş insanlar tanıyor ve görüyorum. İlişkilerinde öyle bir davranış tutumu içinde oluyorlar ki siz sadece şaşırıyorsunuz. O davranışı bir türlü kendisine yakıştıramıyorsunuz. İşte tam da burada psikoloji devreye giriyor yani ruh bilimi. Öyle düşündüğünüzde o kişiye bir tanı koymaya, onu anlamaya çalışıyorsunuz. Eh ne de olsa serde psikologluk var. Koyduğunuz tanı şu: Histrionik Kişilik Bozukluğu.
Histrio Latince’de aktör, oyuncu anlamına geliyor. Diğer bir deyimle Oyuncu Kişilik Bozukluğu bunun adı. Peki bir kişinin oyuncu kişilik bozukluğuna sahip olması ne demek?. Genç erişkinlik döneminde başlayan değişik şartlar altında ortaya çıkan, aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı gösteren durumdur. Daha çok kadınlarda görülen bu kişiler bir nevi aktrist gibidirler. Kişi sürekli herkesi kendisini övmesini, güzel/yakışıklı bulmasını, beğenmesini ve yaptıklarını onaylamasını isterler. Bunu sağlamak için her şeyi abartılı yaparlar. Az tanıdıklarına, insanlara aşırı samimiyet gösterirler. Duyguları çok hızlı değişim gösterir. En küçük zorlanmada kriz geçirebilirler. Her istediklerinin hemen olmasını isterler. Bencildirler. İlk yetiştirildikleri dönemde ihtiyaçları olan bakım, ilgi ve desteği görmediklerinden sevgi açlıkları oldukça dikkat çeker. Kadın erkek ilişkilerinde ise ayartıcı bir tavır sergilerler. İş ciddiyete bindi mi yan çizip karşısındakilerden uzaklaşırlar. Bu kişilerin cinsel soğukluğu olabilir. Gösteri sanatları, avukatlık, siyaset ve iletişim alanlarında başarılı olurlar. Onlarla mesafe ayarları iyi korunmalıdır. Birini beğeniyorsa onu takıntı yapar ve sürekli dikkat çekmeye çalışır.
Sosyal medyada artık bu tür insanlara sık rastlamak mümkün. Belki sizin de dikkatinizi çeken hatta dikkatinizi çekmek için adeta çırpınan; tüm fotoğraflarınıza muhteşem beğeniler yapan, size olağanüstü yorumlar yazan o da yetmeyip sağınıza solunuza uzanan, yakınlarınıza kadar giren abartılı çok eğitimli hayranınız olmuştur belki. Bu kişiler hırslı kişilerdir aynı zamanda. Hedefine ulaşmak için tüm şartları zorlar. Üzerinizde çok iyi stratejik planlar kurabilir. Sağınıza solunuza “ Bu kadın/adam benim, ilişkimiz çok iyi. O da benimle ilgileniyor” mesajları verebilir. Küçük hesaplar peşinde koşup aldıkları eğitimi bir anda sıfıra düşürürler. Yukarıda yazdığım gibi onlar siyasette ve iletişimde çok başarılıdır. Çünkü adından da anladığımız gibi onlar çok iyi oyuncudurlar. İşte size bu tür insanların tanımını veriyorum ki gözünüzü açın, kurda kuşa yem olmayın…
Histrionik Kişilik Bozukluğu’nun tedavisi psikoterapidir. Ancak kendileri tedaviyi kabul etmedikleri için tedavi etmek zordur.
Fuzuli’ye bir kez daha kulak verelim: “ ”Mey biter saki kalır, her renk solar haki kalır; Diploma insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik, baki kalır.”

“Oyuncu kişilik bozukluğu” için 1 Yorum

  1. kemalistlere rakı kültürünü öğreten yobaz mehmed dediki : Cevapla

    Bir an çok korktum, neyseki lise mezunuyum 🙂 size artık son yorumum Esra Hocam, yazdığınız yazıyı Esra Tanrıverdi olarak değil bir başkası olarak okuyun ne de olsa kalıplaşmış hemen hemen her yerde okuyabileceğiniz klasik bir yazı..! Eşekliğin baki kalmaması ümidiyle. Hayatınızda başarılar.

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER