Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

Şimdi efendim sıkıntı büyük, Türkiye’ de yer yerinden oynasa, bu ciddi konu kadar önemsenmez.
Olay mı ne?
Odamızdaki Melekler…
Yeryüzündeki 2 ayaklı cadıların burada pek önemi yok, odamızdaki melekler daha önemli, onun içinde aman siz siz olun sevişirken çıplak olmayın.
Yanılış okumadınız aynen de yazdığım gibi sakın çıplak odanıza girmeyin.
Hele de, eşinizle sevişirken ten tene değmesin.
Şimdi duyar gibiyim bu nasıl olacak adamlar üşenmemiş bunu da araştırmışlar.
Kim mi?
Boş verin, İsviçreli bilim adamlarını tanıyor muyuz yok ama adamların her dediğini önemsiyoruz, onun için kim niye araştırmış takılmayalım sonuca bakalım.
Efendim çözüm olarak erkeklerde dik çizgili pijama takımı önermişler, aman asimetrisine dikkat edin, hele de çizgilerin kırmızı olmamasına önem gösterin, koyu ve dikkat çekmeyen bir renk olsun.
Allah muhafaza olurda kadın tahrik olur falan, Türkiye’de kadınların yüzde yetmişinin organzmı bilmediğini düşünürsek ciddi bir konu bu.
Evet, aynen öyleymiş araştırmacılar söylüyor, Türkiye’de birçok kadın organzm olamıyormuş şimdi daha da kötü çıplaklık kalkacak ortadan vay haline Türk kadınının, gerçi Türk erkeklerinin çoğunun kadının ne hissettiğiyle ilgilendiğini sanmıyorum ama buda ayrı bir konu neyse.
Efendim kadınlarda uzun içlik altına ebem donu, uzun ve paçası lastikli olacakmış ve tek renk, kirli beyaz ve içi yünlü neden mi?
Ten tene temas etmemesi gerekli, yünlü olmasını istemeleri o sanırım.
Şimdi ne giyileceğine karar kılındığına göre, sevişme eyleminin nasıl olacağını da araştırmışlar mı biledim ama doğan çocuklar o esnada tulumlarıyla doğarlar mı diye de düşündüğüm doğrudur.
Şaka gibiyiz nikâhımızı artık müftüler kıyacak, en mahremimize kadar hocalar karar verecek, başka dertlerimi yok, milletin bel altından vurmaya devam edecekler.
Ama gözlemlediğim, çökmüş ülkelerin cinselliği çok dile getirdiğini ve çok çocuk yaptığıdır.
Uzmanlara göre bu tamamen psikolojik bir olay, savaş ülkelerinde yalnız kalmaktan ve zayıf olmaktan endişelendiği zaman, toplumların çok çocuk yapma isteği doğuyormuş.
Demek ki Osmanlı döneminde ki paşalar haremleri onun için kuruyorlardı, her cariyesinden 10 çocuk yapıyorlarmış.
Nerden nereye geldim?
Bu günden başlayıp, Osmanlı dönemine kaydım ya bende,
Osmanlı fulyasına uydum ya, ilerlemiş ülkeler bugünden başladıkları konuyu, uzay çağında bitirirlerdi ama bizim ülkemizde her şeyi geçmişe bağlayıp Osmanlı merakı nüks ediyor.
Bana göre bugün yaşayan beylerin o günlerde ki harem merakından kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
Yoksa son dönemlerde en üst düzeyden en alt safhadakilere kadar döşeğimize olmadı, kadının rahmine kadar karışma cüretinde bulunmazlardı.
Dediğim gibi konu ciddi, artık ne mahremimiz nede özelimiz kaldı, ağzı olan çıkıp konuşmaya başladı sonuç mu ne?
Toplumun uyuyan güdüleri daha çok ayağa kalktı, cinsellik isteği tavan yaptı, yasak neyse tatlı geldi, yani Havva anamızdan kalan yasak elma bugün tada geldi.
Anlayacağınız toplumumuzun çok derdi var ama suni dertleri ortaya sürüp gerçek dertlerden uzaklaştırmakta tamamen ülkenin politikası gibi geliyor, onun içinde siz söylenene bakmadan, Dünya üzerinde ki en güzel eylemi nasıl istiyorsanız öyle yaşayın.
Siz mutlu olursanız odanızda ki meleklerde eminim gözlerini kapatırlar ya da…
_ Yazık bu millete bu ülkenin koca koca mevkide ki adamları yeterince uğraşıyor, bizde uğraşmayalım diyerek sizleri yalnız bırakırlar.
Konuyu kapatırlar.
Şaka gibiyiz.

Yeni Soluk
YUKARI