İstanbul’u gerçek İstanbul’u dolaşmak istedim, şimdi duyar gibiyim gerçek İstanbul ne demek?

Bana göre gerçek İstanbul İstanbul’a tarih yazdıran ve hala dolaştıkça İstanbul’un yaşadığı her şeyi hissedebildiğin yerlerdir.

Sultanahmet Kadırga Cankurtaran Leleli Samatya Üsküdar Fatih gibi birçok yer var sayabiliriz. 

Bana göre Beylikdüzü gerçek İstanbul olamaz, yada Şirinevler bunun gibi bir çok yer ama İstanbul’un neresi olursa olsun gezerken içler acısı durumunu gördüm.

Tarih dolu yerlerde artık Türklere rastlamak imkansız gibi bir hal almış, her yerde Türk dışında her milletten insan var.

Turistlerden bahsetmiyorum, onlar bizim Milli kaynağımız, keşke benim gördüklerim turist olsa,  maalesef ki Türkiye’de yaşayan Türklerden çok Türk olmayan var.

İstanbul’un her yeri istila edilmiş bir durumda, zamanında topraklarımızı savaşlarla, bayrağımıza rengini veren kanlarımızla almışız ama bugün altın tepsine başka milletlerin insanlarına sunuyoruz, birileri de televizyonlara çıkıp…

_ E insaf insanoğlu ne yapsaydık, insanları ölüme mi bıraksaydık. Diyebiliyor.

Elbette ki insana zulüm yapılıyorsa, hiç bir ülke sessiz kalmamalı lakin bu kadarda değil.

Kendi ülkesine tatile gidebilen bir millete, Türkiye’ye sığınma hakkı vermek ve o insanlara kendi insanımıza gösterilmeyen destek verilmesi bana göre çokta sağlıklı bir durum değil.

Üreyen bir millet var Türkiye’de, bizden olmayan ama gerekirse Türk vatandaşlığı bile verilen Halkımızın bile faydalanamadığı bir çok şeyden faydalanan bir millet var, işte benim ve benim gibi birçok insanın, kabul edemediği de bu.

Kendi ülkelerinin sözde zulmümden kaçıp, Ülkelerine sahip çıkmayan bir millet, Türkiye’de bol bol üreyip, kendilerini bile geliştirmeyip sadece  bazı zihniyetlerin işine gelen topluluk halindeler.

Elbette ki ülkemizden başka ülkeden insanlar olmalı, farklı kültürlerden ülkemizde insanlar hep yaşadı yaşamalıda lakin bizi sömüren bir millet, kültürüyle bizi geri götüren bir millet olmamalı.

İstanbul’da yürürken görgü kurallarını hice sayan, toplu yaşadığımız ortamları kendi ortamları  gibi rahat ve saygı çerçevesinin dışında kullanabilen, milletlerle yaşamak bizlere zulümdür.

Özelliklede İstanbul’da yürürken tarihi yerlerimizi pislik içinde kullanan, tarihi dokunun içinde korunması gereken yerleri korumak şöyle dursun, bu tür insanların evi gbi davranması ve pislik içinde bırakması ecdadımıza yapılan saygısızlıktır.

Ve günümüzde saygısızca davranmaları seslerini yükseltmeleri, bulundukları her yeri pislik içinde bırakmaları,  uyardığımız zaman bizlere dayılanmaları da şu an bizlere saygısızlıktır. 

Bu insanları alıp başımıza taç edenlere ve bizleri bu tür insanlarla yaşamak zorunda bırakıp, olan ve olmakta olan saygısızlıkları talanları görmezden gelenlerinde, Türkiye’ye yaptığı en büyük saygısızlıktır.

Yani efendim kendi ülkemizde, bizim tabirimizle el gibiyiz.

 Türküye gerçekten çok kötü süreçler yaşıyor, ne olur artık bu talana atalarımızdan bize kalan değerlere zarar vermelerine izin vermeyelim. Bizim kültürümüzü sömürmelerine, iyi niyetimizi kullanmalarına izin vermeyelim.

 Ne olur Türkiye’nin değerleri yok saymalarına izin demeyelim.

 Yani efendim kendi ülkemizde el olmayalım.

Sevgiyle kalın.

Yeni Soluk
YUKARI