Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

19 Aralık dan 26 Aralığa kadar devam eder Maraş’ta meydana gelen Alevi ve solcu katliamı, Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından biridir. Faşizmin postal sesleridir 12 Eylül giden yolda. Maraş olayları 12 Eylüle giden yolda gerekçe olarak kullanılan ya da tezgâhlanan olaylardan biri olarak kabul edilir.

Olayların gerçekleştiği dönemde, Kahramanmaraş Emniyet Müdürü görevinde nedense daha sonra yıllarca milletvekilliği ve bakanlıkla ödüllendirilen her dönemin popülist ünlüsü “Abdulkadir Aksu” bulunmakta idi.

Katliamda sol görüşlü kişiler ve doğal olarak bu güne kadar her katliamda olduğu gibi Aleviler hedef alınmıştır. Günlerce süren saldırıları önlemekte bölgenin güvenlik güçleri yetersiz kalınca civar illerden askeri birlikler gönderilmiş fakat olaylar güvenlik güçlerinin müdahalesinden çok “yorulan ve korkan saldırganların durmasıyla yatışmıştır”. (Yıllar sonra 1985–86 yıllarında bu olayların sanıkları ile Bursa özel tip cezaevinde karşılaştığımda hayatımda görmediğim kadar korkak, ucube, kişiliği pekişmemiş yaratıkları görmüştüm) Bu arada İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı istifa eder ve yerine Hasan Fehmi Güneş getirildi.

Olaylar bahane edilerek komşu illerde dâhil olmak üzere, aralarında; İstanbul, Ankara, Maraş, Adana, Bingöl, Erzincan, Kars, Malatya, Sivas, Urfa, Erzurum’unda bulunduğu13 ilde sıkıyönetim ilan edilir ve 26 Aralık 1978 den itibaren Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar13 yıl boyunca devam edip ta ki 1991 yılına kadar sürmüş. Çoğunlukla aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açılmış, sanıklardan; 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1 ila 24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkıyönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.

Ceza alanların cezalar 1991 yılında çıkarılan terörle mücadele kanunu (2. İnfaz yasası) nedeniyle, ertelenerek serbest bırakıldılar. Bu kişilerden bazıları daha sonra milletvekili olarak TBMM çatısı altında yer aldılar.

Olaylardan sonra Maraş‘ta yaşanan yoğun göç nedeni ile sol görüşlü ve Alevi yurttaşların yüzde 80’inin Maraş’ı terk ettiği tahmin edilmektedir.

Baştanda dediğimiz gibi 19 ile 26 Aralık 1978 de onlarca insanın katledildiği Maraş katliamı olarak tarihe geçen ve daha sonra ülkenin her yanını saran bu ateş 13 ille yetinmeyecek 67 vilayeti kaplayacaktı amaç belliydi, tarih belliydi, planlar yapılmış figüranlar görevlerini yerine getirmeliydi ki şartlar olgunlaşsın!

Olgunlaşsın ki Kenan Evren 12 Eylül gecesi televizyona çıkıp “netekim” yaptık diyebilsin ve peşinden 24 Ocak ve benzeri kararların uygulanmasına başlansın.

Olgunlaşsın ki sendikalar dernekler cemiyetler susturulsun. Öğrenciler, işçiler haklarını aramasın. Soru soran sorgulayan toplum olmak yerine; başıboş, sorumsuz, paylaşım ve yardımlaşmadan uzak birbirini sevmeyen birbirine güvenmeyen lakayt hoşgörüsüz ve ihanetçi bir topluma dönüşüp emperyalizmin her dediğini kabullenen, antiemperyalist başkaldırıcı esaret tahakkümünü kabul etmeyen silik bir toplum olsun ve bu günkü gibi AB ve ABD efendilerinin dediğini itirazsız yapmasın…

Bu topraklarda yaşayan yaşadığını hissettiren ve bu toprakların mayasına barış tohumlarını eken Alevilere sende kimsin dercesine zaman zaman Maraş gibi Sivas madımak gibi bazen içlerindeki kini öfke ile TV’lerdeki eğlence programlarında ağzından kaçıran sunucularda gördü bu ülke insanı.

Bazen ise, Gazi mahallesindeki gibi hedef gözetmeksizin yapılan saldırıları, bu toprakların suyuna, ekinine, emeğine, tarihine bağlanmış geleceğini özgürlüğünü bu ülkede gören; Türk’üne, Kürt’üne, Zaza’sına, Çerkez’ine, Arnavut’una, Ermeni’sine, Rum’una, Boşnak’ına, Alevi’sine, Sünni sine, Hanifisine, Şafi’sine, Katoliğine, Müsavisine, Ortodoks una, Yezidi’sine, Ateist’ine, solcusuna, siyasi olanına veya olmayanına, işçisine, memuruna,  köylüsüne, kentlisine, öğrencisine, öğretmenine yöneliktir.

Her ne yaparlarsa yapsınlar ne Maraş ne Sivas ne gazi saldırıları bu ülkenin barışı düşleyen özleyen insanlarını yıldıramayacaktır biz bu toprakların insanıyız demeye devam ettikçe…

Yeni Soluk
YUKARI