Küçükkuyu denilen cennet

Tarihi yüzyıllar öncesine dayanan zeytin ağaçlarının süslediği, dünyanın en fazla oksijen yoğunluğu bulunan yerlerinden birisi olan, antik yerleşim yerleri, şelalesi, tertemiz denizi ile cennetten bir köşe Küçükkuyu…

Tatilde amacınız kalabalıktan uzaklaşıp temiz bir denize girmek kafa dinleyip limanda meltem esintisi eşliğinde taze balık, organik yeşillik, zeytinyağı tüketmekse doğru yerdesiniz. Adatepe, Yeşilyurt, Assos(Behramkale) ve Mıhlı Şelalesi gibi muhteşem yerlere sahip Ayvacık ilçesi; her yerinde yemyeşil Zeytin ağaçları bulunan, sloganı “Egenin başladığı yer” olan cennet köşesi. Egenin başladığı yer. Her şeyi muhteşem, özellikle Kazdağları’nın tertemiz havası ve masmavi denizi ile kendine büyüleyen bir manzaraya sahip olan severek geldiğim ender yerlerden biri.

Yeryüzünün en sağlıklı, en huzurlu köşelerinden biri diyebileceğimiz harika bir yer. Bu huzurlu doğada yetişen ürünler de adeta mutluluk dolu, sanki daha bir organik!

Küçükkuyu ile nasıl tanıştık?

Temmuz ayının sonlarına doğru “Gitsek gitsek Ağustos ayında nereye gitsek”  diye, sosyal medya da arkadaşlarımdan yardım almak amaçlı bir paylaşım yaptım. Onlarca alternatif geldi. Birçok arkadaşım misafir etmek istedi. Kimseye rahatsızlık vermemek için bu teklifleri nazikçe reddettim.

En çok tavsiye Datça için gelmişti, lakin Datça zamanımızın azlığından yolun uzunluğundan en son kabul edebileceğimiz bir tatil yeriydi. Birkaç yere mail attım, cevaplar geldi. Hiç biri bize uygun değildi. Ya yer çok uzak ya da farklı nedenlerden dolayı tercihlerimiz içinde yer almamıştı.

En doğrusunu yapıp rezervasyon yapmadan yola çıktık. Aracımızı oğlum kullanıyor ben ise geçmiş zamanda sürekli araç kullandığım için kaçırdığım yerleri izliyor, manzaranın tadını çıkartıyordum.

Sonuçta gazetecisin, tatilde bile gündemi takip zorunluluğun var! Açtık mail kutumuzu biriken iletilere bakalım diye. İlk gelenleri inceledikten sonra diplerde kalmış 4 gün evvel gelen bir maile gözüm takıldı. Mail Ergül Motelden soruma cevaben geliyordu.

Ergül Ailesinin misafirperverliği

O ara yol gidiş gelişli tek yola düşmüş bir kamyonun arkasında konvoy olmuş tın tın gidiyorduk. Oğluma; müsait bir yerde mola vermesini söyledim. En uygun yerde durduktan sonra Ergül Motel’e telefon açtım. Olumlu cevap alınca; tamam bir iki saate kadar geliyoruz dedim. Lakin mola verdiğimiz yerden bir yokuş indik; Küçükkuyu tabelasıyla karşılaştık. Küçükkuyu girişindeki ilk petrol istasyonunun hemen arkasındaydı. Bir iki saat dememize rağmen on-on beş dakika içinde Ergül Motel’i elimizle koymuş gibi bulduk.

Bir ana bina ve birçok müstakil daireden oluşan güzel bir bahçe içerisinde oldukça şirin bir mekânla karşılaşmamız yüzümüze yansımıştı. Bizi karşılayan Hüseyin Ergül babasından birkaç yıl evvel devraldığı moteli gezdirdi. Mailde bahsettiği müstakil dairenin klimasını o an arıza yapması sebebiyle iki yatak daha fazla olan ana binada başka bir daireyi aynı fiyattan bize tahsis etti. Daireler mütevazı lakin her şeyin eksiksiz olduğu bir biçimde hazırlanmış. Kısaca; çarşafları mis gibi sabun kokan, mutfak çekmecelerinde şarap açacağından tutunda tabak çanak çay kaşığına kadar her şey mevcut.

Yerleşip kısa bir dinlenmeden sonra sahile geçtik. Sahil oteller tarafından parsellenmemiş, halkın tamamının kullanımına açık olduğu için herkes her yerden denize girebiliyordu. Sadece otel ve moteller sahile şezlong koymuşlar ancak aynı yerden her vatandaş denize girebiliyor, şezlongların yanına havlusunu serip deniz kenarından faydalanabiliyordu.  Akşam yemeğini dışarıda yemek için, tavsiye edebileceği bir mekân vardır diye Hüseyin’e başvurduğumuzda şuradan balık alırsın, şuradan da et, sebze meyve almak için Pazar şurada, mutfakta burada dedi.  Aslında doğrusunu da yapmıştı. Her tatil yöresi gibi Küçükuyu’da da yiyecek içecek işi büyük kentlerden farksızdı. Yöresel hiçbir şey yok. Her yer lahmacuncu, pideci, kebapçı, midyeci, kokoreççi dolmuştu. Demek ki biz yine kendi yağımızla kavrulmak için kendi mutfağımıza mahkûmduk.

Yemeğimizi yedikten sonra güzel bir yürüyüş yaptık. Küçükkuyu limanı ve çevresindeki esnafı gezip minik alışverişler yaptıktan sonra motele nasıl geldik ne zaman nasıl uyudum ve ne çabuk sabah oldu anlayamamıştım. Son on yıldır deliksiz uyuduğum nadir uykulardan birini o gece yakalamıştım.

Yıllar Evvel Hasan Ergül, Fitnat Ergül bu işe başlamışlar. Yıllarca yaptıktan sonra Moteli bir güzel elden geçirip Oğulları Hüseyin Ergül’e devretmişler. Devretmişler lakin halen ellerini üzerinden çekmiyorlar. Hüseyin eşi Mine hanımla birlikte baba mesleğini sürdürüyor.

Sabah kahvaltısı Ergül Motele aitti. Çok çeşidi olmayan(on beş çeşit civarı) ancak kaliteli malzemesi olan mütevazı bir kahvaltı sonrası herkes gibi bizde denize koşar adım gidip geldikten sonra. Odalarımıza çekildik. Sadece Ağustos böceğinin sesinden başka duyulan hiçbir sesin olmaması kitap okumak için müthiş bir ortamdı. Lakin bu sessizlik, kitap okumaktan çok insanı uyumaya davet ediyor… Uykunun peşinden beş çayına sıra gelmişti. Beş çayına herkesin katılması çayın ücretsiz olmasından ziyade sohbetin güzelliği ve tatilcilerin birbiriyle kaynaşmasını sağlıyordu. Büyük kentlerden gelen tatilciler, geçmişte kalan kapı önü komşu sohbetlerini özlemiş, onu da burada bulmuşlardı.

Buraları gezerseniz pişman olmazsınız

Küçükkuyu ’ya gittiğinizde birkaç kilo da olsa zeytin ve zeytin yağı almayı unutmayın. Pazar günleri yöresel semt pazarından organik meyve ve sebzeyi uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Muhakkak limanı hem gece hem de gündüz gezin. Mıhlı, Hasan Boğuldu Şelalelini görmenizi tavsiye ederim. Kazdağlarına çıkın, Adatepe ve Yeşilyurt köylerinde oksijeni içinize çekin ve doğanın tadını çıkarın. Altınoluk’a birkaç dakikada gidebilir, Asos’un güzel plajlarından ister kumların üzerine havlunuzu serip, isterseniz 2 şezlong 2 şemsiyeye cüzi fiyat vererek faydalanabilirsiniz.

Fotoğrafları büyütmek için fotoğrafın üzerine tıklayınız.

 

Etiketler: , ,


“Küçükkuyu denilen cennet” için 2 Yorum

  1. Gül dediki : Cevapla

    Gerçek bir cennet!umarım daha fazla bozulmaz!İlk gördüğüm günü anımsıyorum;yüzüme gerçek bir oksijen hissetmiş solumuştum!kıymeti bilinip korunması gereken bir belde…

  2. hüseyin arkain dediki : Cevapla

    yukarıda arkadaşın yazdıklarına katılıyorum,ilve edeceğim bir tavsiye kitabınızı alın eylül ayında küçükkuyuya gelin Ergül motelin bahçesinde hem dinlenir hemde gençleşirsiniz.neden eylül deniz çok sakindir kalabalıkgitmiştir heryer sizindir ayrıca herşey ucuzdur

Yeni Soluk
YUKARI