Mustafa Esmer Cengiz

Kapı önü

mustafaesmercengiz@yenisoluk.com

Ekmek almaya giderken başından vurularak öldürülen Berkin’den sonra yakılan küçük Gizem, kuyudan ölü çıkarılan Umut ulusumuzun hızla çürümeye doğru gittiğinin sinyallerini veriyor bize.

Sadece İstanbul’da her gün bir çocuğun kaybolduğunu duyuruyor televizyonlar.

Anneler çocuklarını apartmanlarının bahçesine çıkarmaya korkar oldu.

Giden gelmez oldu çünkü.

Pikniğe giden onlarca gençten bir haber yok henüz.

Uyuşturucu yaşının on bire indiğini söyleniyor resmi ağızlar.

Çocuklar,

Gelin çocuklar,

Dilenci çocuklar,

İşçi çocuklar,

Çöpçü çocuklar

Bizim çocuklarımız, ülkemizin geleceği bunlar.

Sınavdan sınava koşturduğumuz, göz göre göre haklarını yediğimiz, yeteneklerini görmezden geldiğimiz çocuklar…

Ayağı pabuçsuz, sırtı çıplak, aç çocuklar.

Bilimden kopardığımız, kafalarının içini boşalttığımız çocuklar.

Sokaklarda, barakalarda, parklarda çimlerin üzerinde geceleyen çocuklar…

Bizim çocuklarımız, geleceğimiz bunlar.

Ne diyordu şair:

“ Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir

Bir çocuk belki de en büyük şeydir”

Yıllar önce Osmanlı padişahlarından biri bunu söyleyen.

Şimdi yıl 2015.

İnternet çağı, uzay çağı, teknoloji çağı.

Ve biz çocuklarımızı kendi kaderleriyle baş başa bırakmışız.

Ayıp bize!

Bu ayıp bize yeter.

Uygar uluslarda devlet çocukları anne babalarına bile bırakmıyor.

Onların sağlıklı gelişmeleri için elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyor.

Beslenme, spor, eğitim, barınma, gelecek güvencesi…Ne gerekiyorsa yapıyor uygar devlet.

Sonra da gencecik yaşta bilim adamları, parmak ısırtan sanatçılar, felsefeciler, sporcular yeşeriyor topraklarında.

Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller diyordu Atatürk, unutmayalım.

Kindar, dindar değil.

En az üç çocuk isterim, demekle olmuyor bu işler.

Yılda bir içeriği hiçleştirilmiş okul kitapları, tablet bilgisayarlar dağıtmakla da olmuyor; olmaz.

Dağlarda çobanlık yapan, mendil satan, boyacılık yapan dahi çocuklar çaresiz.

Devlet çaresiz.

Anneler babalar çaresiz.

Daha kaç çocuğumuzu dipsiz kuyularda arayacağız.

Daha kaç çocuğumuzun yakılmasını seyredeceğiz.

Daha kaç Berkin’ine ağlayacağız

Nereye kadar.

Ne diyordu şair:

“ Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir

Bir çocuk belki de en büyük şeydir”

Bu dizelerde geçen “ belki”yi atalım gitsin.

Bunun lamı cimi yok. Çocuklarına sahip çıkmayan ulusların geleceği yok olur.

Çocuklar gelecektir.

Çocuklar çiçektir, umuttur, sevgidir, yaşama sevincimizdir çocuklar.

“ teyze, amca bir imza ver

Çocuklar öldürülmesin

Şeker de yiyebilsinler”

Yüreğine sağlık Nazım Usta, kalemine sağlık.

Yeni Soluk
YUKARI