• Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk

Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Çok ilginçtir ki Kılıçdaroğlu eski DSP’lileri kendisine kurmay yaparak köklü CHP’lileri karşısına aldığının pekte farkında değil gibi. Bakınız etrafında eski DSP’liler ile Karadenizliler haricinde pekte kimse kalmadı. Anadolu delegesinde patinaj çeken Kılıçdaroğlu Ankara, İzmir ve İstanbul’dan aldığı oylarla genel başkanlığı kurtardı…

Kurultaylar hakimi Kılıçdaroğlu’nun harcadığı kurmayları

Malumunuz, Kılıçdaroğlu’nun en büyük özelliği hataları başkalarına yükleyerek kendi yoluna devam etmek. Geldiği günden bugüne; Başta Gürsel Tekin, Muharrem İnce ve Hilal Dokuzcan olmak üzere; Nihat Matkap, Umut Oran, Perihan Sarı, Gürsel Erol, Gökhan Günaydın, Emrehan Halıcı, Yakup Akaya, Faruk Loğoğlu, Birgül Ayman Güler, M. Zeki Gündüz, Hurşit Güneş, Süheyl Batum, Sencer Ayata, Gülsün Bilgehan, Engin Altay, Alaattin Yüksel, Sena Kaleli, Gaye Usluer, Yasemin Öney Cankurtaran ve daha onlarcasını kadrosundan dışlayıp, kendisi hariç sürekli değişim yaparak yoluna devem etmekte. Bakalım bu ne zamana kadar sürecek…

49 mükerrer imza ve gerçekler!

Muharrem İnce 166 imzayı toplar ve divandan önce Kılıçdaroğlu’na teslim eder. Kılıçdaroğlu’nun kurmayları bu 166 kişiden ikna edebileceklerini düşündükleri her ismi yanlarına çağırır. Söylenen şey gayet ikna edicidir; Belediye başkanlığı adaylığın suya düşer, Milletvekili adaylığının önüne taş koyarız, İl Genel Meclisini unut…

Plan kurultaydan önce yapılmıştır. Muharrem İnce’nin 5 dakika sürecek konuşmasının hemen ardından devreye sokulacaktır. Ancak beklenmedik bir şey olur ve Muharrem İnce 1.5 saatlik uzun bir konuşma yapar. Konuşmanın uzadığını gören Kılıçdaroğlu’nun kurmayları hemen haber kanallarına son dakika bilgisini paylaşır, “Muharrem İnce yeterli imzayı bulamadı, 49 mükerrer imza var”.

1081 mi yoksa 790 mı büyük!

Kurultay da 1266 delegenin 1253’ü oy kullandı. 1237 geçerli oy kullanıldı. 16 oy boş çıktı. Kılıçdaroğlu 790 oy aldı, Kılıçdaroğlu’nun bir kez daha kendisini aday gösteren delege sayısından (1081) az oy almasını bakalım o yüce danışmanları bakalım neye bağlayacak. Muharrem İnce için diyelimki; 115 artı 49=164 öneren imzası var. Bu 164 imzaya rağmen İnce’nin 447 oy almasına ne diyeceğiz.  Kılıçdaroğlu aldığı öneren imza sayısından daha düşük oy alırken İnce, öneren imza sayısını neredeyse üçe katlamış… İşte gerçek durum bu kadar net!

Muharrem İnce’yi provoke etmek

İşin aslı şudur, o imzaları zaten Muharrem İnce almıştır ancak imzaları mükerrerleştiren Kılıçdaroğlu’nun ekibi olmuştur. Bunu da itibarsızlaştırmak, bakın yeterli imzayı bile bulamıyor şeklinde yaptılar. Aslında nispeten de başarılı oldular. Ancak hesap edemedikleri İnce’nin bu kadar uzun ve etkileyici bir konuşma yapacak olmasıydı. Divan Başkanı eğer Muharrem İnce’yi aday olarak çağırmasaydı ve İnce 5 dakikalık kısa bir konuşma yapsaydı, bugün 447 oy değil 300’lü oyları konuşuyor olurduk.

Bu taktik tutmasaydı makas iyice daralacaktı

Peki, plan hiç mi başarılır olmadı? Olmaz olur mu?  En az 100 oy götürdü. Her ne kadar İnce “Lütufla aday olmam” şeklinde çok sert bir konuşma yapsa da delegenin bir kısmı mükerrer imza kumpasından sonra İnce’yi zayıf aday olarak gördü. Belki Kılıçdaroğlu kurmaylarının planı tam olarak tutmamıştı ama neticede Kılıçdaroğlu’na kurultayı kazandıracak yeterli oyu sağladılar. Eğer bu mükerrer imza saçmalığı hiç yaşanmamış olsa Kılıçdaroğlu yine kazanacaktı, ancak öyle bir durumda arada 50 oyluk bir farktan bahsedecektik, makas iyice daralacaktı.

Deniz Baykal zamanı da dahil CHP Kurultaylarının hiç birinde böyle bir manipülasyon yapılmamıştır. Bu duruma kim sebep olduysa muhakkak tespiti yapılarak YDK’da ve mahkemelerde hesabı sorulmalıdır.

Kurmayların alaycı üslubu

Muharrem İnce’yi en çok sinirlendiren konu ise kurultay konuşmasında bahsettiği ‘Genel Başkan Yardımcıları’ konusu oldu. Gerçekten de 49 mükerrer imza iddialarının ardından gerek gazetecilere demeç veren gerek Halk TV’ye katılan Kılıçdaroğlu kurmayları inanılmaz alaycı bir üslup kullandı, adeta İnce’yi ezmeye çalıştı. İsim isim gitmeye gerek yok, kurultayı takip edenler zaten kim ne yapmış net bir şekilde gördü. Yok, efendim başından beri imza sorunu vardı diyenler, yok efendim Show yapmanın lüzumu yok diyenler. Yahu en büyük Show’u siz yaptınız el insaf be! Emin olun Gürsel Erol’un kurultay günü attığı o yumruk sadece bir şahsa atılmadı, CHP tabanının parti yönetimine yumruğuydu o yumruk!

İl il gezecek

Kaynaklarımızdan edindiğimiz göre bilgiye bu sonuç Muharrem İnce’yi çok tatmin etmese de epey bir heyecanlandırdı. İnce tabandaki karşılığını ilk defa bu kadar net gördü, sadece tabandaki gücünü değil arkasındaki delege gücünü de hissetti. Sandık sonuçlarına bakarsanız İstanbul, Ankara, İzmir 3 büyük şehir hariç Muharrem İnce’nin üstünlüğünü bariz bir şekilde ortada. İnce’nin bundan sonraki hedefi Olağanüstü Kurultayı toplamak. Kulis çalışmalarına şimdiden başladı. İl il çalışma programı hazırlanıyor, ekibi harıl harıl delegelerle görüşüyor. İnce bu sefer yalnız da değil. Yanında birçok milletvekili (bu vekillerin özellikle Ergenekon kumpas mağduru olduğunu söyleyelim) var, ayrıca bu güne kadar hep Kılıçdaroğlu’nun yanında yer almış, hatta Kılıçdaroğlu’nun vazgeçilmezleri olarak görülen bazı isimlerin kurultay sürecinde İnce’ye verdiği gizli desteği artık açıktan vereceğini söylememize gerek yok sanırım. CHP’yi takip edenler bu isimlerin kim olduğunu zaten anladı. Ayrıca şuan partinin sol tarafını temsil eden isimlerin de Kılıçdaroğlu’nun sağdan adam devşirme politikalarından bıktığı ve olağanüstü kurultay sürecinde Muharrem İnce’yi destekleyeceği de gelen bilgiler arasında.

Ulusalcı değil ‘Ulusçu’

Muharrem İnce’yi en çok yıpratmaya çalıştıkları konu ise Muharrem İnce’nin ulusalcı olduğu, partiyi 2000’lerin başı, tabiri caizse ‘Baykal CHP’sine’ geri döndüreceği iddiası. Bu iddia en çok Muharrem İnce’yi üzüyor. Muharrem İnce Ulusalcılık iddiasını tamamıyla reddederken bu ifadenin zaten daha söylenirken yanlış olduğunu Ulusalcı diye bir şey olamayacağını doğrusunun Ulusçuluk olduğunu vurguluyor. Şunu net bir şekilde ifade edebiliriz; Muharrem İnce’nin kesinlikle başörtüsü ile bir derdi yok, imam hatip ve meslek liselerine katsayı getirmek gibi bir derdi yok, Baykal CHP’sindeki militarist olarak ifade edebileceğimiz bazı parti yöneticileri ve milletvekillerine çok uzak, fikirlerinin onlarla uzaktan yakından alakası yok. Hatta İnce kendini Kılıçdaroğlu ve ekibinden çok daha ‘Sol’da görüyor. Öyle gözüküyor ki CHP’nin Kürtlerle en yakın olduğu dönem Muharrem İnce döneminde olacak.

Anahtar Liste

Herkes çarşaf listeden dem vurur, aslı ise asla öyle olmaz. İşin ilginç yanı çarşaf liste isteyen Genel Başkanın Anahtar liste çıkartması! Garip olanı ise; tüm anahtar listelerinin bir takma ismi varken Kılıçdaroğlu’nun listesinin adı, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesi” olmasıydı. Şimdi belkide “bu listelerden haberim yok, benim adıma yapılmış” denilecek. Aslında bunu demek yerine orada anaons ettirerek “bu liste bana ait değil, ben çarşaf listeden yanayım” denilmesi gerekirdi.

Kantin solcuları

Burada ilginç olan bir durum ise; Partinin merkezini, merkez solunu ve sol kanadını temsil  edenlerin ilkesizce bir araya gelmesiydi. Merkez ile merkez solu aynı yerde görmek çok olağan olmasına rağmen yıllardır bir araya dahi gelmeyip sürekli savaş halinde olan merkezdeki devşirmeler ile kendine solcuyum diyen *kantin solcularının bir koltuk uğruna kutsal ittifak yapmalarıydı.

*(Kantin solcusu; Özellikle üniversite yıllarında arkadaşları kavga verirken o ise kantinde oturup ahkam kesen, her türlü olumsuzluklara rağmen badiresiz bir şekilde okulu bitirip meslek hayatına atılan kişi)

“Kılıçdaroğlu’nun DSP’li ve Karadenizli aşkı!” için 3 Yorum

  1. Mustafa Kemal İzci dediki : Cevapla

    Kılıçdaroğlu’nun zaten kendisi DSP den gelmedi mi?
    Erdoğan Toprak DSP den gelmedi mi?
    Seyit Torun DSP den gelmedi mi?
    Zekeriya Temizel DSP den gelmedi mi?
    Yeni PM’de birkaç tane daha var reklamını yapmamak için isimlerini yazmıyorum.

  2. Gülseren dediki : Cevapla

    Bu insan sinirlerine bile hakim olamıyor
    Her aday olduğunda gen.baş.muhalif kanallarda kötülüyor

    • tuna aydın dediki : Cevapla

      Gülseren hanım bu “Bu insan sinirlerine bile hakim olamıyor” diye kastettiğiniz kim?
      Yazıyı birkaç kere okudum anlayamadım.

Yeni Soluk
YUKARI