Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Ne kadar sık duyarız “Şimdi bildiğimi keşke gençliğimde bilseydim.”diyenleri.

Keşkesiz bir yaşam için kim olduğumuzu ve ne istediğimizi bilmek yetmez. Hayatının gelişmesini istiyorsak, onu iyileştirmeliyiz. Yaşamayı ve paylaşmayı da bilmek gerekir.
Çünkü;
Biz dünyayı ne kadar aklımızla tasarla-sakta yaptıklarımızla şekillendiriyoruz. İnsan sınırları değil, sınırları zorladığı kadardır. Herkes kendi hayatının tarlasıdır. Kendi kullanma kılavuzuna uygun kullandıkça, hayatının en büyük hazinesinin içinde olduğunu görecek.

Her zaman kalıcı değişimler içten dışa doğrudur. Güzel olan her şey önce içte başlar. İnsan aldığı kararlarla gelecek değişimleri hafife almamalı. Her şey bizim içimizdeki ışıkla önce pervane sonra şekil veren olacaktır.
Biz kendi kanatlarımızla uçmaya karar verdiğimizde sloganımız”Her şey benim içimdeki benle başlar”deyip hayatı arkasına almıştır zaten. Her şeyi belki yapamayız ama kendimize saygılı bireyler olarak bu hayatın içinde değerli, üreten, paylaşan, keşkesiz ve sevgi dolu bir yaşam icra edebiliriz.

Bunu için hiç bir zaman geç değildir. Keşkesiz bir yaşam için yalnızca hayatı seyretmeyelim. Hayatın kendisini yaşayalım. Hayata geldiğimiz yer ile gelmek istediğimiz yer arasında geçiyor ömrümüz. Seçtiğimiz her şey için, başka bir şeyden vazgeçmemiz gerekiyor. Bazılarımız şartlara şekil veriyor, bazılarımıza da şartlar şekil veriyor. Keşkelerle yaşayacak kadar uzun değil ömür.

Ramgarh Lake ne güzel ifade etmiş, “Keşke”nin panzehiri “iyi ki”dir.
İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir.
“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar….
“Keşke”cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.
“İyi ki” öyle mi ya!…
Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır.

İyi ki sevmişim onu…
İyi ki buradayım…
İyi ki tanımışım o güzel dostu…
İyi ki doğurmuşum sizi…
İyi ki ailem sizsiniz…
İyi ki bu mesleği seçmişim
İyi ki… İyi ki… İyi ki…”
İyi ki sevmekten, umut etmekten hiç ama hiç vazgeçmemişim.

O’zaman neden bu hayatı tesadüfmüş gibi yaşayalım. Bahşedilen akılı niye mutluluk, huzur yolunda tüketmeyelim ki? Neden sanki!…
Hayatı hoyratça kullanan insanlara mutluluğumuzu törpüleme fırsatı vermeyelim. Hayat gel beni al demez. İçimize ışık verelim yeter. Köklerimiz içimizde. Ve hepimiz hayatın içinde başak taneleriyiz….
Yüreği sevgi dolu bir insanlarla bir yaşam paylaşmak, insanın tüm motorlarını çalıştırır.

Ne güzeldir birine “İyi ki Varsın” diyebilmek..
Ayağa adım olur, dile söz olur, omuza dokunuş olur.
Her şey kendiyle çoğalır
Sevgi sevgiyle çoğalır
Sevgi olmasa
Su gibi kendi çukurunda kuruyabilir insan.
İyi ki Varsın Ne Güzeldir “İYİ Kİ VARSIN” diyebilmek….

Ve İnsan kendini en iyi eylemleriyle ele verir. Goethe’nin dediği gibi ”İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanır.”Hayatımızda ne olursa olsun ne yaşamış olursak olalım kendi ilkelerimiz, değer yargılarımız olsun.
Kafa karışıklığı tüm kötülüklerin anasıdır. İnsanı içten içe yer. Hayatla aramıza tel örgüler çeker.
Bunu için zihnimizi düzenleyip ,yargılarımızı periyodik olarak gözden geçirmek bize akıl yollarını açar. Ve kalbimiz, kalbimizde kirlenir onu da ışığa çıkarıp ara bir temiz hava aldırmak gerekir.

Her fikre açık olalım ama kalbimize sadece seçtiklerimizi alalım. Hırslar, egolar,keşkeler kalbimizi katılaştırmasın. Hiç bir şeyin bizim gül bahçemizi tarumar etmesine izin vermeyelim.

Yaşama ne verirsen sana onu yansıtır. Yaşam davranışlarımızın bir aynasıdır.
Keşke tanımasaydım değil de keşke tanıdığım gibi kalsaydı dediğim insanlar da oldu hayatımda.
Hani;
”İnsan keşke içindekileri tek tek gösterebilse herkese, göremeyenlere, duyamayanlara açabilse de yüreğini, “bak” diyebilse, “ne boş şeylerle uğraşıyorsun sen” bu yürek bunları hissedip bunca yoruluyorken,”

Keşkesiz ebru tekneleriniz olsun. Canı cana çağıran, sevgiyle buluşturan edeple yoğuran,
İyi ki varsın diyen herkese keşkesiz bir ömür dilerken sözü Bukowski’yle bitiriyorum;
”Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İyikilerinle güçlenir, keşkelerinle tüken-irsin! Karar senin.”

“Keşke’siz bir yaşam” için 2 Yorum

  1. olcay dediki : Cevapla

    Sevgili Atilla Kaya,engin bir sevgiyle kucaklamalıyız yaşamı ve insanları. Ömür bir seferlik armağan. Bu armağana o kadar çok keşke sığdırıyoruz ki! Sonra başımızı kaldırıp baktığımızda yaşam avuçlarımızın arasından kayıp gitmiş. geri döndürülemez, çevrilemez bir zamanın arkasından bakakalırız. Yaşamınızda iyikiler çoğunlukta olması dileğiyle sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

  2. Attila Kaya dediki : Cevapla

    Olcay Kasımoğlu okumak dinlemek
    Çok güzel keşkelerin umutsuzluğun
    Ve insanın kendine olan farkındalığına
    Bir çaba bir be bazen duygusal bakış açısıyla
    Hem sunumu hem yazıları ve yüreği güzel
    İnsan sevgi ve selamlarımla 09.09.2018

Yeni Soluk
YUKARI