Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

Türkiye’de öyle çok bizleri mutsuz eden şey var ki, neresinden tutsak elimizde kalıyor.
Siyaset yazmak istesek, neresinden başlasak bir çıkmaz yola giriyoruz.
Yanlışlarla doğruları ayıramaz hale geldik.
Ya insanlar, ya halk ne durumda bilen var mı?
Kadına şiddete hayır diyerek hak hukuk aradık ama ne oldu?
Koskoca meclisin içinde sadece haklı inandığı düşünceler yüzünden bir kadın vekil kendini erkek sanan mahlûklar tarafından tartaklandı.
Bizler nasıl kendimizi koruyacağız Türkiye’nin damarı olan bir birimin içinde bile kadın şiddet görüyorsa biz kadınlar sokakta nasıl rahat olacağız?
Gün geçmiyor ki kadına tecavüz haberi duymayalım, Otobüs şoförü ya da en yakın arkadaşın, tanımadığın bir adam, ağabey amca dediğin can ve bunları birleştiren tek iğrençlik kadın ve çocuk vücuduna yaptıkları şiddet tecavüz…
Kime güveneceğiz?
Çocuklarımızı, genç kızlarımızı nasıl koruyacağız ya biz kadınlar nasıl korkmadan dimdik yürüyeceğiz kadın olmak suçmuş gibi kendimizi sürekli saklama gereği duymadan bizde varız diyebileceğiz?
Diyemeyeceğiz bu gidişte, çünkü kadın vücudunu sadece seks objesi gibi gören bir kültür insanların beynine yerleştiriliyor.
Kadının sadece evinin, hareminin içinde hizmet etmekle, çocuk doğurmakla var olan bir canlı gibi yaşanması isteniyor.
Diğer taraftan da ülkemizdeki erkeklerin birçoğundaki cinsel açlık ve edepsizlikleri bu olayların çoğalmasında etken oluyor.
Erkeklerin hormonları oluşumları sebebiyle biraz fazla çalıştığı bilimsel olarak doğru, lakin sadece bu hormonlarını geliştirmek yârine beyin denen organlarını da çalıştırsalar böyle çirkin olaylarla karşılaşmayız diye düşünüyorum.
Türkiye tarihinde hep bu tür olaylar olmuştur lakin son dönemlerde bu olayların bu kadar çok yaşanması bana göre Türkiye’de ki kadına bakış politikasıyla alakalı.
Baştaki insanların kadının rahmine kadar karışması, kadının en özeline mahremine girilmesi, kadının daha da çok kendini saklaması düşüncesi çok fazla dile getiriliyor olmasını sebep diye düşünüyorum.
Ülkemizde her kesimden her düşünceden insan var bazıları bazı şeyleri farklı anlatmak isterken farklı anlaşılabilir, bu dinleyen insanın yetişmesine kültürüne ve anlayışına bağlı.
Maalesef ki kadını dışlamak ve kadını sadece yatağında, mutfağında düşünen zihniyetlerin daha da çok olduğu bir noktadayız.
Bizler bu düşünceyi yıkmak istesek de bazı kendini akıllı sananlar çıkıp saçma sapan açıklamalar yaparsa, bu konu çok daha kötü sonuçlar verir.
İnsan var olduğundan bu yana kadın ve erkek hep var oldu, sonsuza kadar olacak bunun için birini birinden üstün görmek Allah katında insan nazırında da yanlıştır.
Bunun için bir kendinize gelin…
Anneniz, bacınız, kızınız, yâriniz ne kadar değerli değil mi?
O zaman bu tür davranışları engelleyelim, cahil insanları bu iğrençlikleri yapmaması için eğitelim, hasta ruhlar varsa çevremizde onları yetkililere bildirelim…
Beni ilgilendirmez, bana dokunmayan yılan yaşasın demeyelim.
Biz birbirimizden mesulüz Meclisten başlayarak sokağa kadar her kadın özgür olma, düşüncesini savunma ve istediğini giyinme hakkına sahiptir.
Kimse bu hakkı elimizden alamaz, bürokratta olsa da, babamız kocamızda olsa bu hakkı kendinde göremez.

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER