Hilal Dokuzcan

9'Canlı Yazılar

hilaldokuzcan@yenisoluk.com

Sizleri bugün siyasetçi, sendikacı, yazar Yaşar Seyman ve son kitabı Benazir ile buluşturmak istedim.  O kendini göçebe kalem olarak adlandırıyor ve İndüs Nehri ile Fırat’ı birleştiriyor yeni kitabında.  Bu yazıyı kadın dayanışması için gerekli olan sevgi, saygı ve kardeşlik içinde içten bir paylaşım, okyanusa ulaşan nehirlerin içine bir damla olarak değerlendirmek belki de en doğrusu.

Ölümünden sonra tekrar bir kadının hayatına anlam katmak, ruhuna beden olmak, kitabı yazarken hissettiklerini doğrudan yansıtmak çok değerli. İnsanın ilk yurdu bedeni, o bedenin ilk yurdu ise annesi. İnsanlık kadının bedeninde yaşamı buluyor.  O beden onun yurdu haline geliyor. Çaresizlikte,  acıda, ölümde birine derman olmak, yokluğunda var etmek  önemlidir. Bundan yıllar yıllar önce Thomas Hobbes tarafından bir söz söylenmiş “insan, insanın kurdudur” diye.  Zaman içinde değişime uğramış ve bizde bilinen haliyle “kadın, kadının kurdudur” a dönüşmüş. Kadınlar arası kıskançlık rekabet ilişkilerini tanımlayan sözlerden biri olmuş. Bu gerçekten böyle mi? İlerleyen kadın mücadelesinde,  dayanışmanın önünde set oluşturmak için yaratılan bir tuzak, uydurulmuş bir şey mi? Mücadelenin olmazsa olmazlarından mı?  Kadınlar elbette bunu aşacak, “kadın kadının kurdu”  yerine kadın kadının yurdu olacak. Aynen bu kitapta buluşan kadınların birbirine yurt olduğu gibi. Yazan ve yazılana, okuyan eklenince, yazan, yazılan ve okuyan birbirinde çoğalınca, ortaya çıkacak yeni yurtların buluşması kaçınılmaz.

Benim kitap  ile ilk buluşmam  Avcılar Belediyesi’nin düzenlediği panelde oldu. Panel Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak’ın  açılış konulması ile başlamıştı. Toplantının moderatörlüğünü ben yapıyordum. Konuşmacılar Miyase İlknur ve Yaşar Seyman’dı. Hayatları mücadele içinde geçmiş panelistler, salonu dolduran yüzlerce kadın ile bütünleşmişti. Dayanışma, direngenlik ve sevgi ortama hakim olmuş dakikalar deneyimler ile bütünleşmiş durumda konuşmalar sürüyordu. Salonu dolduran yüzlerce kadın Benazir adlı kitabı almış imza için sabırsızlık içinde bekliyordu. Panel sonrası kitaplar sevgi ile imzalandı. Ben de bir kitap aldım ve imzalattım. Şöyle yazmıştı sevgili  Yaşar Seyman “Sevgili Hilal Dokuzcan, Can Dost, Mücadelene Saygıyla. İst, 8 Mart.” Yaptığı işin ne kadar önemli olduğunu ifade ettikten sonra kitabı okuyacağımı söyledim, mücadele hepimizin mücadelesi, hatta belki kitap ile ilgili bir yazı yazarım dedim, gözlerinde ki ışıltıyı görünce evet yazmalıyım diye düşündüm. Kitap bir süre elimin altında oldu. Sayfalarında dolaşıyor, bakıyor yanımda taşıyor bir türlü okumaya başlayamıyordum. Kitabı rahat bir ortamda ve sindire sindire okumak istiyordum. Bir süre sonra  evdeki tamirat tadilat işleri içinde kitabı kaybettim.  O süre boyunca gitmiş olduğum her yerde kitabı aradım. Bulamadım,   bir  iki kere kitapçıya girip yenisini almak istedim vazgeçtim.  Beni bir yerde bekliyordu. Muhtemelende evde.  Ve sonunda defalarca baktığım bir grub kitabın arasından bana gülümsüyordu ve ben o gün yolculuğa çıkıyordum. Berlin’e geldim ve ilginç bir rastlantı sonucu 21 haziranda Benazir Butto’nun doğum gününde kitaba başladım.  2,5 ay boyunca bunu beklemişim demek. Bu da doğum günü süprizi oldu. Doğum günün kutlu olsun Benazir. Hiçbir şey tesadüf değil. Yaşamınında, mücadeleninde tesadüf olmadığı gibi.

Kitabı iki günde bitiriyorum. Dünyanın farklı ülkelerinde gelmiş genç kadınlar ile sohbet edip, Avrupa birliğini, İngiltere’nin referandum sonucunu, ekolojiyi, vegan kültürünü, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri en çok da dünyada kadınların durumunu konuşurken kitabı paylaşıyorum, onlara Benazir Butto ve Yaşar Seymanı anlatıyorum. Doğu’nun kadınlarını. İndüs nehrini, emeği.

Kitap evrensel bir bakış açısı ile yazılmış, Pakistan tarihini, bir ülkenin kuruluşunu, ideolojilerin çatışmasını, dünya siyasetini, darbe dönemlerini, ihaneti, aşkı, ve insanı kendine özgü bir bir dil içinde buluyorsunuz. En çok göze çarpan şey ise tarihin izlerini sürerken, dünyanın herhangi bir yerinde konuşurken, yürürken veya bir şarkıyı dinlerken yada bir şiirin mısralarında dolaşırken, yanınızda hep Benazir Butto var. Kızkardeş gibi aynı genlerin soluğunda, dost gibi varlığı hep yanınızda.  Sorgulamalarda, değerlendirmelerde, sitemde ve sevgisinde yan yana iki kadın buluyorsunuz.  Öyle satırlar var ki yazan kim yazılan kim birbirine karışıyor. İki hayatın, iki biyografinin iç içe geçtiği sayfalarda dünyanın gidişatı üzerine bir sürü ipucu yakalıyorsunuz.

Kitapta  anneleri, babaları ve kızlarını bulacaksanız,  sadece Benazir Buttoyu değil, görünen ve görünmeyen kahramanları, Selvi ablayı,Lorini, Malalayı, Fridayı, kitapları, şiirleri.   Kadın mücadelesini, kadın olmanın zorluklarını, kadın olmayı ve kadından yana olmayı bulacaksınız. “Kadın haklarına yakınlık kadın dünyasına yakınlıktır. Kadına verilen emektir” yada “Doğu’yla Batı arasında arafta olmak…”  cümleleri ile karışılacaksanız. İslam dünyasının ilk kadın başbakanı olmak kolay değil. Acılar içinde süzülen bir yaşam, sayfalar içinde hayat bulurken, aynı kaderi paylaşan kadınları, yaşanılanların benzerliğini, İndra Gandi gibi, Benazir Buttonun’da suikast sonucunda öldürülüşünü, patlayan bombaları, terörü,  ölüme yürümenin nasıl gerçekleştiğini  göreceksiniz. Ayrıntılar kitapta gizli.  Sesler söze, sözler yazıya dönüşmüş, akacak yeni nehirleri bekliyor.

Kadınlarla ilgili oluşmuş, her türlü ön yargıya ve eşitsizliğe karşı ses vermek, Sesi büyütmek önemli. Dayanışma içerisinde omuz omuza durduğumuzda kadın hakları mücadelesinde sesimiz daha gür çıkacak. Sesimiz toplum içerisinde her türlü ayrımcılığa karşı  birlik olmak zorunda. Çünkü güçlendiğimizde bu ses dünyanın  her tarafında, bazen yumuşak, bazen yüksek, hep sevgi dolu, savaşa kavgaya izin vermeden, barıştan ve huzurdan yana bir anlayışla yeniden ve her gün yeniden yankılanacak.

Bir an için nefesimizin yetmediği yerde nefes olan, adım atacak gücümüz kalmadığında elimizden tutup bizi harekete geçiren, sözümüz kalmadığında sözümüzü söyleyen ve sesi yükselten  tüm kadınlara selam olsun.

Dünyanın bütün nehirleri birleşsin.

“Kadın Kadının Yurdudur. Göçebe Kalemin Sevdası; Benazir” için 4 Yorum

  1. Füsun Öktem dediki : Cevapla

    Sayende yeni bir kitabım olacak Hilalciğim:Benazir.
    Sağ ol.

  2. Hilal dediki : Cevapla

    Benim bu kitapla buluşmama sebep olacaksınız. Yaşar SEYMAN ‘ı bulamazsam sizi bulup imzalatırım. Mücadele bize yakışır. Sevgili HİLAL

  3. fatma ünlü dediki : Cevapla

    bir mücadelede kadın yoksa o mücadelenin yüreğide yoktur.ülkemin aydın kadınları birleşin ki mücadelemiz büyüsün…..yüreğine sağlık başkanım satırları okurken karşımda hissettim varlığınızı.

  4. Fatma Demiroğlu dediki : Cevapla

    Kaleminize yüreğinize sağlık Hilal başkanım.sevgiler selm.

Yeni Soluk
YUKARI