Baki Toraman

Ekonominin Nabzı

bakitoraman@yenisoluk.com

İflaslar; bazen yolun sonu almaz ancak, suiistimalde buzdağının görünen ucu olabilir.

İflas erteleme uygulamasına, 669 sayılı OHAL KHK’si ile yasaklama gelmişti. KHK’nın 4’üncü maddesindeki yasaklama, “OHAL süresince (…) İcra İflas Kanunu’nun 179’uncu maddesi uyarınca sermaye şirketleri ile kooperatifler tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunulamaz; bu yöndeki talepler mahkemelerce reddedilir.”
Hükümet yetkililerin yaptığı açıklama ise, “FETÖ ile ilişkili şirketlerin iflas ertelemeye başvurdukları yönündeki yoğun şikayetleri” hatırlatarak, “Kötü niyetli olarak bu imkanın kullanılmaması adına hükümetimiz OHAL boyunca iflas ertelemelerine başvurulmaması yönünde karar çıkarttı” şeklinde oldu. Özüne bakıldığında doğru bir karardı ancak, sürekli OHAL’in uzaması ayrıca bir tartışma konusu. Evet haklıydı, 15 Temmuz günü yaşananları siyasi olarak düşünmeden yorumlarsak, haklı idi. Çünkü, İstanbul, Ankara, İzmir ağırlıklı olmak üzere açılan iflas erteleme davalarının, FETÖ ile bağlantısı ortaya konuldu. Mal kaçırma oyunları da deşifre edilerek, iflas oyununda 550’den fazla şirket tespit edildi.

Peki OHAL kalkarsa ne olacak?
Türkiye, iflaslarda 43 ülke arasında Güney Afrika, Hong Kong, Tayvan ve Britanya ile birlikte dünyada altıncı sırada yer alıyor.
Anayasamızın 120’inci maddesi uyarınca olağan üstü hal ilan edilmeden önce, Türkiye’de yıllık cirosu 50 milyon Avro’nun üzerinde iflas eden şirket sayısı 16 olmuş idi. Bu şirketlerin toplam cirosu ise 2 milyar 233 milyon Avro’yu buluyordu. Toplam iflas erteleme isteyen şirket sayısı ise 3 binden fazla idi. OHAL ilan edilmeden önceki veriler bunlar. Peki ya OHAL kalkarsa ne olacak.? Bu soruya cevap olarak, bazı ekonomistler iflas erteleme talebinde bulunan şirketlerin sayısında yüzde 5 artış olacak yönünde. Ben buna sahada da olan biri olarak çarpı üç diyorum. OHAL kalkarsa en az iflas erteleme isteyen şirketlerin sayısı yüzde 15’den aşağıya olmayacaktır.

OHAL sürekli uzayınca!
Piyasa şartlarının gittikçe kötüye gitmesi ve risk yönetimi oluşturamayan firmalar, unutmaya yüz tutan ve yaklaşık 13 yıldır kullanılmayan, Konkordato yöntemine gitmeye başladılar. Son bir ayda bu yöntemi kullanan firma sayısı 15 geçti. Konkordatoya başvuran firmalardan sadece bir tanesinin borcu yaklaşık 40 milyon.

Konkordato nedir?
Kısaca Konkordato, batık durumdaki şirketlerin borçlarını karşılayabilecekleri koşullar dahilinde ödemek için alacaklılarıyla yaptıkları anlaşmaya denir. Biraz daha tanımı genişletmek gerekirse, konkordato iyi niyetli borçlunun alacaklılarıyla yaptığı, ticaret mahkemesinin onayıyla geçerlilik kazanan anlaşmadır. İflas ertelemeyle aralarındaki en belirgin fark ise, iflas ertelemede verilen süre 1 yıl en fazla 4 yıl süre (bu süre 2 yıla indirilecek), konkordato 3 ay ve 2 ay ilave süre ile toplamda 5 ay süre verilir. Diğer en büyük farklardan biri ise, borçlunun dürüst olmasıdır. Param olsa ödeyeceğim diyen, zihniyet esas alınır. Yani, burada borçlu hacizden korunmak ister ve mal varlığını satma yoluna giderek borçlarından kurtulmaya çalışır.

Konkordatoya nasıl başvurulur?
Konkordatoda, mali sıkıntıya giren şirketin atacağı ilk adım, icra hukuk mahkemesine başvurmaktır. Mahkeme talebinizi kabul ederse sizlere 3 aylık süre tanınıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken süreç, talebin kabulü ile mahkeme firmaya, konkordato komiseri atıyor. Konkordato komiseri, firmanızın alacaklılarıyla masaya oturur. Alacaklıklara, borcun bir miktarından feragat etmelerini talep eder. Alacak miktarının üçte ikisini temsil eden kişi ve kurumların sunulan teklifi kabul etmesi ile birlikte mahkeme konkordato kararı verir. Bu kararın tasdikini ticaret mahkemesi yapar. Ticaret mahkemesi alınan kararı tasdik ederse, borçlar belirlenen süre içinde ödeniyor. Ancak, mahkemenin, kararı tasdik etmemesi halinde şirket hakkında direkt iflas kararı da verebilir.

Konkordato ne kazandırır?
Bu yolla borçlu haciz ve iflas takibinden kurtulur. Konkordato ile alacaklılarınızın çoğunluğuyla bir anlaşma yapmak zorunda olduğunuzdan. Bu anlaşma ile alacaklılarınız, anlaştığınız oranda alacaklarından vazgeçerler. Sizde elinizdeki tüm mal varlığınızla borçlarınızı kabul edilen oranda öder ve geri kalan borçlarınızdan kurtulursunuz.

Konkordato ne kaybettirir?
İki yolunuz var ve iki yolda da şansınız çok yüksek. Bu yollardan birinci yol size, verilen süreç içinde borçlarınızdan kurtulursunuz, ikinci yol ise, mahkeme iflas kararınızı vermesi. Bu iki yol da, gemiyi limana getirmezseniz dalgalar içinde boğulmak zorunda kalırsınız. İşte bu nedenle, konkordato riskli ve zor.

Son olarak basiretli ve iyi niyetli bir tacir iseniz, ve de mali olarak çok zor durumda iseniz, takatiniz bitmeden konkordatoya gidiniz.

“Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz. Gemiyi limana getirip getirmediğine bakar.” [Victor Hugo]

Yeni Soluk
YUKARI