Baki Toraman

Ekonominin Nabzı

bakitoraman@yenisoluk.com

Uzun bir aradan sonra, Merhaba…

Ülke olarak; gündemimizde olan yazımın konusu olan Holllanda’ya dair, sizlere kısacacık bir coğrafya bilgisi vererek yazıma başlamak istedim.

Yüz ölçümü 41,578 metrekare olan hollanda’nın %18 i sularla kaplıdır. Yüzde 18’ini çıkardığımızda ise yaklaşık olarak 34,000 kilometre kare alan kalmaktadır.

Yüz ölçümü bakımından Türkiyenin en büyük yüzölçümüde sahip olan Konyanın yüz ölçümü ise 38,257 kilometrekaredir.

Gündemimizin tam ortasına bizlere mağdur duygusunu yaşatan, milli duygularımızı hat safhaya çıkartarak oturan Hollanda ile yaşanan siyasi kriz aklıma bu ülke ile aramızdaki ticari ilişkileri getirdi.

Hollanda ile Ekonomik ve ticari  zaman tünelinde biraz yol alalım.

Osmanlı İmparatorluğu’nun daveti üzerine ilk Hollanda elçisi 1612 yılında İstanbul’a gelmiş olup, 1855 yılında Lahey’de açılan büyükelçiliğimize 1859 yılında Yahya Karaca Paşa atanmıştır. Bu süreçte Hollanda ilk ve tek konumuz hep ticaret olmuştur. Hollanda ile 399 yıl önce başlayan ticaretimiz arasında fazla fark yok. İlk başlardan bizden ipek ve pamuk alan Hollandalılar, bunları işleyip pamuklu ve yünlü kumaş olarak  tekrar bize satmışlardır. 19’uncu yüzyılda ise Hollanda’ya ihraç ettiğimiz ürün ise tütün olmuştur.

Hepimizin bildiği Hollanda’nın çok uluslu şirketi olan Philips, 1930’da Türk Philips Ltd. olarak Türkiye’de faaliyete başlamıştır

Cumhuriyetimizin ilanı ile birlikte Türkiye ile Hollanda arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesi adına, Başkomutan Atatürk ve Kraliçe Wilhelmina tarafından imza altına alınarak 1934’te Türk-Hollanda Derneği kurulup faaliyetleri başlamıştır.

1980’li yılların başında ekonomik ve ticari penceresini dış dünyaya açmaya başlayan Ülke ekonomimiz, 1983’de ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla Türkiye-Hollanda İş Konseyi  kurulmuştur.   1996 yılında AB ile Türkiye arasında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması ile birlikte diğer Avrupa ülkeleriyle olduğu gibi, Türkiye ile Hollanda arasındaki sanayi ürünleri ticaretinde uygulanan gümrük vergileri kaldırılmış ve bu durum iki ülke arasındaki ticaretin artmasını sağlamıştır.

Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaret hacmi, hem ihracat hem de ithalatta artarak büyümüştür.

2002 yılında Hollanda ile  aramızdaki ticaret hacmimiz yaklaşık 2,4 milyon dolar.  2011 yılında 3 katına çıkarak 7,2 milyar dolara yükseldi. 2003 ve 2009 yılları arasında ikili ticaret ülkemiz lehine iken 2009 yılından sonra aleyhimize dönmüştür. 2013 yılında ise ihracatın artması ve ithalatın azalması ile birlikte Türkiye Hollanda’ya karşı 177 milyon dolarlık bir dış ticaret fazlası vermiş ancak, 2014 yılında Türkiye Hollanda’ya karşı tekrar dış ticaret açığı vermiştir. 2015 ve 2016 yıllarında ise iki ülke arasındaki dış ticarette ülkemiz lehine  dış ticaret fazlası gerçekleşmiştir.

Türkiye – Hollanda arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 2015 yılında 6.1 milyar dolar olarak gerçekleşirken aynı dönemde Ülkemizi, Hollandalı 1.2 milyon turist ziyaret etti. Aynı yıl giyim eşyası ve aksesuarları, kara ulaşım araçları, tekstil elyafı ve mamulleri olmak üzere 2.9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik.

Ülkemizde 2,564 Hollanda firması faaliyet göstermekte olup, 2000’li yılların başından itibaren, Ülkemize yaptıkları yatırım miktarı ise 21 milyar 58 milyon dolar’dır.

Ülkemizden yurtdışına yapılan yatırım bakımından ilk sıralarda gelen Hollanda’da  faaliyet gösteren firma sayımız  23.000 olup, yatırım bedeli ise 9 milyar 205 milyon Dolar’dır.

Peki Hollanda’dan ne alıyoruz?

TÜİK verilerine göre; Türkiye 2015 yılında Hollanda’dan 3.2 milyar dolarlık ithalat yaptı. İthalat edilen ürünler arasında; metal cevherleri, kara ulaşım araçları, plastik ve bazı kimyasallar geldi. Çevrenize şöyle usulca bir göz atın hangisi bizde yok.

Tarım, geçmişten beri hükümetler tarafından yeterince önemsenmiyor. Hatta genellikle ekonominin sırtında yük olarak görülen tarımı destekleyip ekonomiye katkısını artıracak politikalar üretilemiyor. Türkiye gibi tarımsal potansiyeli çok yüksek bir ülkede, 4,1 milyon hektar tarım arazisi boş dururken çeşitli ürünlerin ithal edilmesi, yanlış politikaların sonucu değil midir? İthalata dayalı tarım politikaları benimseniyor.  Üreticileri ve artan gıda fiyatlarını “ithalatla terbiye etme” yöntemi uygulanıyor. Fiyatı artan her tarım ürünü, ithalatla kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Et fiyatı artınca et, buğday fiyatı artınca buğday, pirinç fiyatı artınca pirinç ithal ediliyor. Geçen yıl kuru fasulye fiyatı arttı diye fasulye ithal etmedik mi?

Hollanda’dan kilo hatta gram ile domates tohumu alan Türkiye, büyük emek ve maliyetlerle ürettiği domatesi TIR’larla ihraç ediyor. Oysa domates tohumunu üreten
Hollanda bizden daha çok para kazanıyor.

Peki Hollanda’ya ne satıyoruz?

Türkiye; Hollanda’ya   başta  giyim eşyası ve aksesuarları, kara ulaşım araçları, tekstil elyafı ve mamulleri olmak üzere 2.9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Şimdi gelelim aşağı mahalle, yukarı mahalle maçına…

Hollanda’nın tarım ve gıda ihracatı 2016 yılında rekor seviyeye ulaşarak 94 milyar euro oldu. Hollanda’nın tarım ihracatı 85 milyar euro olurken tarım teknolojisi ihracatı 9 milyar euro oldu. Bu rakamlara yukarıda yazdığım gibi, ülke olarak ne yazık ki en çok katkı fayda sağlayanlardan biri olduk.

18 milyar dolarlık tarımsal ihracatı bulunan Türkiye, diğer tarafta 90 milyar dolarlık tarımsal ihracatı olan Hollanda.

Konya ilimizden bile küçük olan Hollanda ile;

Bu büyük uçurumun nedenleri neler ?

Üretmek isteği olabilir mi?

İşsizlik oranı nerdeyse yok denilecek kadar az olan Hollanda sanırım bu soruların cevabını iş gücü ile bizlere vermektedir.

Uluslararası Standart Ticaret Sınıflaması’na göre; tarımsal hasıla bakımından Avrupa
1. Türkiye’nin 2013 yılı tarımsal ürün ihracatı 17,7 milyar dolar, ithalatı ise 16.9 milyar dolar. Son 10 yılda ithalattaki artış oranı ile ihracattaki artış oranı aynı. Türkiye gibi tarım potansiyeli çok yüksek olan, bir kaç tropik bitki dışında her ürünün yetiştiği iklim ve toprağa sahip bir ülkenin ihracatını çok daha fazla artırması, ithalatını ise düşürmesi beklenir. Doğru politikalarla bu sağlanabilir. Hollanda elbette Türkiye kadar sebze üretmiyor fakat yüksek teknoloji ile tohum üretiyor ve onu bize satıyor.

“Halkını, insanını tüketen devletlerin kendileri de zamanla tükenir.”

Demokrasi dersinin sınavı verildiği tüm dünyada, iki ülke arasında yükselen tansiyonun çözüm odaklı sağ duyunun kazanması umuduyla…Hollanda hükümetinin, Ülkemize karşı sergilemiş olduğu tutuğumu kınıyorum.

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER