Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Hayat her zaman eylemi ödüllendirir. Kartal resimlerine baktığımızda bir kanadında zeytin dalı diğerinde ok vardır ”Barışı severiz ama gerektiğinde savaşırız” Hayatta barış içinde yaşamak için bile savaşı kazanacak kadar güçlü, inançlı olmalıyız. Yüreğimizle inanmalıyız. Başarı insana miras kalmaz. Çoğu insan buna inanmaz ama başarı herkese eşit mesafededir. Her koşul kendi başarı öyküsünü yazar. Nefes alınan her yerde başarı çıkabilir. İnsan parası kadar zengindir ama kendisi kadar başarılıdır. Yaşadığımız talihsizlikleri, şansızlıkları, yanlışları başkalarına yükleyerek hayatta başarılı olamayız. İçimizdeki bizi mutlu kılamayız. İçimizdeki biz herkese yalan söyleyebilir ama kendine asla.. Büyük başarı kalpten gelir. Beynimizde büyür sonra hayatın içine akar. Hayattan değil,hayatımıza gem vuran zincirleri kırdığımız gün içimizdeki O insanı insanlaştıran, paylaştıran, çoğaltan özdeki değerli olma bilinciyle tanıştığımız gündür.

Birde yaşanan hayal kırıklıklarını yorumlama şeklimiz çok önemlidir. İnsanlar başlarına kötü bir şey geldiğinde ben bunu hak etmedim derler… Bence hayat bu insanlarla aynı fikirde değildir. Hayat iyilerden çok güçlüleri sever. Güç doğada vardır. İyilik ve kötülük tamamen insan aklının ürünüdür. Hayat insana vaatte bulunmaz. İyi insan olmak araç değil amaçtır. İyi insan olmak başına kötü bir şey gelmeyeceği anlamına gelmez. İyi insan olmanın ödülü zaten iyi insan olmuş olmaktır. Başımıza gelen kötü sonuçlar için kötü insan olma şartı yok. Neden ben diye sorarken kendimize, iyiliğe güvenmek güzel ama O’na dayandırmak akıllıca değildir. Başımıza gelenlerin ne olduğuyla değil, içimizde olanların ne olduğu ile ilgilidir. Önemli olan bakış açımızı ve hayatı kendimize borçlandıran inançlardan zihinlerimizi temizlemek.

İnsan kendini en iyi eylemleriyle ele verir. Goethe’nin dediği gibi ”İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanır”Hayatımızda ne olursa olsun ne yaşamış olursak olalım kendi ilkelerimiz, değer yargılarımız olsun. Kafa karışıklığı tüm kötülüklerin anasıdır. İnsanı içten içe yer. Hayatla aramıza tel örgüler çeker. Bunu için zihnimizi düzenleyip ,yargılarımızı periyodik olarak gözden geçirmek bize akıl yollarını açar. Ve kalbimiz, kalbimizde kirlenir onu da ışığa çıkarıp ara bir temiz hava aldırmak gerekir. Her fikre açık olalım ama kalbimize sadece seçtiklerimizi alalım. Hırslar, egolar kalbimizi katılaştırmasın. Hiç bir şeyin bizim gül bahçemizi tarumar etmesine izin vermeyelim. Hep ebru tekneleri olsun. Canı cana çağıran sevgiyle buluşturan edeple yoğuran.

‘’Hayatının gelişmesini istiyorsan, onu iyileştirmelisin.’’

Biz dünyayı ne kadar aklımızla tasarlasakta, yaptıklarımızla şekillendiriyoruz. Hayatta herkes bir şekilde ederini bulacaktır, ben buna gönülden inanıyorum. İnsan sınırları değil sınırları zorladığı kadardır. Herkes kendi hayatının tarlasıdır. Kendi kullanma kılavuzuna uygun kullandıkça, hayatının en büyük hazinesinin içinde olduğunu görecek. Her zaman kalıcı değişimler içten dışa doğrudur. Güzel olan her şey önce içte başlar. İnsan aldığı kararlarla gelecek değişimleri hafife almamalı. Her şey bizim içimizdeki ışıkla önce pervane sonra şekil veren olacaktır. Biz kendi kanatlarımızla uçmaya karar verdiğimizde sloganımız”Her şey benim içimdeki benle başlar”deyip hayatı arkasına almıştır zaten. Her şeyi belki yapamayız ama kendimize saygılı bireyler olarak bu hayatın içinde değerli, üreten, paylaşan, sevdiğine omuz olan başlar olabiliriz.

Kararsızlık karanlığa benzer. Çıkacağın hayat yolculuğunun adresi hep yitiktir bu nedenle çok iyi düşünüp iyi analiz edip kararlarımızı günü kurtarmak adına değil yarınlarımıza sarılmak ve hayatın içinde önce kadın, erkek sonra insan onuruyla yaşamak. Bunu için hiç bir zaman geç değildir. Keşkesiz bir yaşam için; Yalnızca hayatı seyretmeyelim. Hayatın kendisini yaşayalım. Hayata geldiğimiz yer ile gelmek istediğimiz yer arasında geçiyor ömrümüz. Seçtiğimiz her şey için,başka bir şeyden vazgeçmemiz gerekiyor. Bazılarımız şartlara şekil veriyor, bazılarımıza da şartlar şekil veriyor. Keşkelerle yaşayacak kadar uzun değil ömür. Bizi hayattan alan, hayata katarken eksilten her şeyi protesto ediyorum ve diyorum ki biz bu dünyaya tesadüf gelmedik… O’zaman neden tesadüfmüş gibi yaşayalım. Bahşedilen akılı niye mutluluk, huzur yolunda tüketmeyelim ki? Neden sanki!… Hayatı hoyratça kullanan insanlara mutluluğumuzu törpüleme fırsatı vermeyelim. Hayat gel beni al demez. İçimize ışık verelim yeter. Köklerimiz içimizde. Ve hepimiz hayatın içinde başak taneleriyiz.

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER