Hilal Dokuzcan

9'Canlı Yazılar

hilaldokuzcan@yenisoluk.com

3 Nisan 1923 Türkiye Büyük Millet Meclisinde seçim yasası ile ilgili değişiklik önerileri tartışılmaktadır. O dönemde. 1909 anayasasına göre, her bir il, bir seçim çevresi olarak değerlendiriliyor ve her 50 bin erkek nüfus için bir milletvekili seçiliyordu. Savaşta gerçekleşen kayıplardan dolayı bu sayının 20 bin erkek üzerinden olması önerilir. Bunun üzerine seçimlerde kadın nüfusunun da dikkate alınması gerektiği ifade edilir, ancak bu öneri büyük bir tepki alarak reddedilir. Mecliste kadın haklarından yana vekiller ile karşı olanlar arasında ki mücadele sürerken, kadınlar da meclis dışında çalışmalarına devam etmektedirler. Nezihe Muhittin ve arkadaşlarının bu konuda ki yoğun mücadeleleri sonucunda örgütlenen kadınlar; 15 Haziran 1923’te henüz Cumhuriyet ilan edilmeden önce, “Kadınlar Halk Fırkası” kurma girişiminde bulunurlar. Bu girişim “1909 tarihli seçim kanuna göre kadınların siyasi temsilinin mümkün olmadığı” gerekçesi ile sonuçsuz kalır.

Sene 1924, bu sefer Meclis’te Anayasa ile ilgili hazırlıklar görüşülmektedir. “18 yaşını bitiren her Türk’ün milletvekili seçimlerine katılabileceği” ifadesi tartışmalara yol açar. Bazı vekiller kadın ve erkek arasında ayrım olmaması gerektiğini söylerken “her Türk” ifadesinin kadınları da kapsadığını belirtirler. Bu konuda verilen öneriler de reddedilir ve 1924 anayasasına bu “her erkek Türk” olarak geçer.

7 Şubat 1924’te parti kurma girişimde sonuca ulaşamayan kadınlar dernekleşerek Türk Kadınlar Birliğini Kurarlar. Nezihe Muhittin, Latife Bekir (Çeyrekbaşı) ve Sabiha Zekeriye (Sertel) kurucuları arasındadır. Şükufe Nihal aktif üyelerden birisidir, Atatürk’ün eşi Latife Hanım da derneği destekler. Kadınlar çabalarını Anadolu’ya taşırlar. 1924’ te Tevhid-i Tedrisat (eğitimde birlik) kanunu çıkar. Böylelikle kız ve erkek çocuklar eşit haklar içinde eğitim almaya başlarlar. 1926 yılında Medeni Yasa kabul edilir. Kadınların hayatın her alanında yer almasının yoluna açan bu değişiklik ile kadın erkek eşitliğine giden yolda büyük bir kazanım elde edilir.

1927 yılında yapılan nüfus sayımında, kadınlar sayılmaya başlanır. Aynı yıl, Türk Kadınlar Birliği yaptığı değişiklik ile tüzüğüne “Kadına siyasi haklar sağlamak için çalışacağı” maddesini ekler. Tüzük değişikliği valilik tarafından onaylanmaz. Nezihe Muhittin “Devrimleri doğuran, çabalar ve savaşımdır. Biz de seçimden seçime her yurttaş gibi haklarımızı alacağımız güne değin savaşmayı sürdüreceğiz. Yasalar, er geç toplumsal yaşamın gereklerine uymak zorundadırlar.”der. Dernek idari usulsüzlük nedeni ile mühürlenir ve Nezihe Muhittinin yerine Latife Bekir Başkan olur.

3 Nisan 1930 da kabul edilen Belediye Kanunu ile kadınlar “Seçimlere katılma, belediye meclislerine üye olma, seçimlerde aday olma hakkını” kazanırlar. Hükümetin hazırladığı ilk tasarıda, kadının siyasal haklarından söz edilmezken İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından sunulan önerge ile tasarı kadın haklarıyla ilgili olarak değiştirilir. Şükrü Kaya yaptığı konuşmada kadın ve erkeği eşit kılan bu değişiklik ile Belediye Kanununun devrimci niteliğini ortaya koyduğunu ifade eder. Bu çok büyük bir kazanımdır. Yasanın kabulünden sonra 5 Ekim 1930 tarihinde gerçekleşen belediye seçimlerinde Sadiye Hanım Artvin-Yusufeli’nin Kılıçkaya (Ersis) Belediyesine Belediye Başkanı olarak seçilir ve Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı olur.1930-1932 yılları arasında belediye başkanı olarak görev yapar. 26 Ekim 1933 Köy Kanunu’nun 20. Maddesinin değiştirilmesi ile; kadınlar köy muhtar ve heyetlerine seçilme hakkını kazanırlar.

sadiye hanım

İlk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım

1933’de seçimlerinde Gül Esin Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demirdere Köyü’nde ilk kadın muhtar olarak seçilir. 8 Ekim 1934’de kabul edilen ve 5 Aralık 1934’de yürürlüğe giren yasayla kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı kabul edilir. 18 Kadın milletvekili olarak meclise girer. 1923-1935 yılları arası kadın haklarının kabulü açısından değişim ve dönüşüm dönemidir. Bu sürecin öncesi ve sonrasın da, bir buz dağının görünmeyen yanını oluşturan kısmı gibi görünmeyen, bilinmeyen kadın kahramanlar ve mücadeleye destek veren erkekler hep var olmuştur. Kadının özgürlük derecesi toplumsal özgürlüğün doğal ölçüsüdür. Yerel yönetimler demokrasinin beşiği olarak tanımlanır. Yakın, doğrudan ve erişilebilir özelliklerinden dolayı halka en yakın kurumlardır. Aynı zamanda kadın erkek eşitliğinin en temel göstergesi, gerçek demokrasiye geçişin en önemli kavşağıdır. Demokrasi kültürünün yeşereceği ve gelişeceği yerdir. Kadın erkek eşitliğini uygulamaya geçirme konusunda yerel yönetimlerin rol ve sorumluluğu büyüktür. Kadın hakları mücadelesi aynı zamanda insan olabilme mücadelesidir. Bu mücadele kadınların yönetimlere katılımı ve temsili “eşit temsil eşit katılım” hedefine ulaşana, kadınlar hizmetlerden adil ve özgürce yararlanana kadar devam edecek. Yolumuz da, solumuz da hep açık olsun.

gül esin

Türkiye’nin ilk kadın muhtarı seçilen Gül Esin

“Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir: Milletin de yarısı kadındır…” için 2 Yorum

  1. hasan dalgıç dediki : Cevapla

    bu yeni soluk da nereden çıktı ya,tam da bana göre bir kanal,tamamen doyurucu bir gazete,yazarlarıda öyle artık rahatladım teşekürler

  2. Mehmet Kaban dediki : Cevapla

    Sevgili Başkanım, kalemine ve yüreğine sağlık. Sevgiler.

Yeni Soluk
YUKARI