• Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk

Baki Toraman

Ekonominin Nabzı

bakitoraman@yenisoluk.com

Terörle başlayan yıl:
2017’ye yılbaşı gecesi İstanbul’daki gece kulübü Reina’da düzenlenen terör saldırısıyla girmiştik. 39 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı terör örgütü IŞİD üstlendi. 4 gün sonra, 5 Ocak tarihinde de İzmir Adliyesi önünde bombalı araçla saldırı düzenlendi. Saldırıyı TAK üstlenirken, saldırıda bir polis ve bir adliye çalışanımız hayatını kaybederek şehit oldu. Böyle bir içler acısıyla başlayan 2017 yılı, Anayasa referandumundan, OHAL ve KHK tartışmalarına kadar, hafızalardan kolay silinmeyecek bir yıl olarak, acısıyla tatlısıyla geride bıraktık.

2018’e ilk giren Samoa ile Pasifik Okyanusu’nun güneyindeki komşu adalar oldu. Onları Yeni Zelanda ve Avustralya izledi.

Peki, 2018’de Türkiye’yi neler bekliyor?
Nisan ayında yapılan anayasa değişikliği referandumu ile kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 2019’da yapılacak seçimlerin ardından yürürlüğe girecek. Seçim kampanyalarının başlayacağı 2018’i şimdiden yüklü bir siyasi gündem bekliyor:

2018 yılı ekonomi olarak nasıl geçecek, beklentilerim ve tahminlerim ne?
Samimi olmak gerekirse, Ülke ekonomisi olarak 2017’yi büyük zorluklar ve sıkıntılarla hatta yılın son çeyreğini ise deyim yerindiyse şapka değiştirerek tamamladık. KGF destekli kredilerle ekonomiyi geçici rahatlama yoluna gitmek, bu düşüncemi kanıtlamaya yetecektir.
Aşağıdaki grafikte, son beş yılın büyüme hızlarına bakarsak, uluslararası mali kuruluşlarının da tahminleri dikkate alındığında; 2018 yılında büyüme oranının yüzde 5 – 5.5 arasında olacağını tahmin ediliyor. Ben ve benim gibi düşünenlerin tahminleri ise, yüzde 3.9 – 4 şeklinde. Çok ivedi bir şekilde tüketen ekonomiden, üreten ekonomiye geçmek zorundayız. Borcu borçla kapatan bir reel sektör, 2018 yılında nefessiz kalabilir.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH):
2012-2016 döneminde GSYH 700 – 800 milyar dolar civarında olan GYSH, 2016 yılında 720 milyar dolar. Matematik yalan söylemez derler, son yılların ortalamasını analiz ettiğimizde, GSYH’nin 2017’de 800 milyar doları aşmayacağını tahmin etmek zor değil.
(2017 GSYH Döviz bazında x 2017 Döviz kuru ortalama x 2018 tahmin edilen döviz bazında büyüme oranı / 2019 tahmin edilen kur oranı)

Kişi Başına Milli Gelir (KBMG):
2010 yılından beri adeta alınyazımız olan, kişi başına milli gelir (KBMG) 10.000 dolar civarında. 2016 yılındaki kişi başına milli gelir (KBMG) 9.200 dolar idi. 2018 yılında kişi başına milli geliri (KBMG), sonuca yakın bir şekilde tahmin etmek gerekirse, beklentimiz olan büyüme rakamını, ülke nüfusuna bölerek, alınyazımız olan 10.000 bin doları aşmamızın mümkün olmadığını peşinen şimdiden söylemek mümkün.

Yatırımların GSYH’ya Oranı:
Geçmiş yıl oranlarını ve büyüme hızlarını dikkate aldığımızda 2018’de yatırımların GSYH’ya oranının yüzde 20’yi aşmayacağını tahmin ediyoruz. Ancak, acil olarak üretim ekonomisine geçerek, reel sektörün borçluluk oranını diplere çekmek zorundayız. Yüzde 30’un altında olan her oran bizi dalgalı denizde yüzmeye mahkum eder, dalgalar içinde boğulanlar, kurtulanlardan şüphesiz daha çok olacaktır. KGF’den kaynaklı krediler ile yatırım ve doğal olarak üretim kararları alamayız. Kim ne derse desin, reel sektörü yetersiz sermayeden ve borç krizinden kurtarmak zorundayız. Bunun için ilk adım olarak, tasarrufları artırmalıyız. Bizleri 2017 yılında kurtaran, KGF kredilerinin mart ayında geri ödemelerin başlayacağını düşünmek ise başka bir karın ağrımız.

İmalat Sanayi Yatırımların GSYH’ye Oranı:
2016 yılında imalat sanayinin GSYH’ye oranı yüzde 15 olarak gerçekleşti. 2017 yılında büyüme oranının yüzde 5-7 arasında gerçekleşeceğini düşündüğümüzde bu oranın yüzde 20 olacağı tahmin ediliyor. 2018’de de bu oranın tahminleri ise yüzde 15-20 arasında.

İç Tasarrufların GSYH’ye Oranı:
Ülke olarak ne yazık ki, yukarıda da belirttiğim gibi yurtiçi tasarruf yaratamıyoruz. Birbirini izleyen yıllar itibarıyla da bu oran düşüyor. 2016’da ise yüzde 14.4 olarak gerçekleşti. 2017’de de daha büyük bir oran beklemiyorum. Borçlanma ekonomisi devam edeceğinden, 2018’de de yüzde 15’i geçmeyecektir. Türkiye ekonomisi yurtiçi tasarruflarını artırmak zorundadır. Aksi halde borçlanma ekonomisine devam ederiz.

Hoş Geldin 2018 Bütçesi:
Bütçe giderleri şöyle:
a) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 751.299.665.000 Türk lirası,
b) Özel bütçeli idarelere 88.528.812.000 Türk lirası,
c) (Düzenleyici ve denetleyici kurumlara 4.673.105.000 Türk lirası, olmak üzere toplam 845 milyar TL gider yapılacağı öngörülmüş durumda.
Bütçe gelirleri yani bu giderlerin finansman kaynakları ise şu kalemlerden oluşuyor:
a) Genel bütçenin gelirleri 684.402.835.000 Türk lirası
b) Özel bütçeli idarelerin gelirleri 10.870.759.000 Türk lirası öz gelir, 78.630.932.000 Türk lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 89.501.691.000 Türk lirası,
c) Düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 4.608.757.000 Türk lirası öz gelir, 64.348.000 Türk lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 4.673.105.000 Türk lirası, olarak tahmin edilmiştir.
Bütçe açığı yaklaşık 68 milyar TL ve bu açık net borçlanma ile finanse edilecek. Yani iç ve dış borçlanmaya devam.

2018 beklenildiği gibi geçim yılı değil, seçim yılı olacak.

“Yuvarlanan taş yosun tutmaz.”
Yuvarlanarak yosun tutmadan 2017 yılını gönderdik. Gelen yılın, gideni aratmaması ümidiyle; tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle tüm okuyucularımın yeni yılı kutluyorum.

Yeni Soluk
YUKARI