Eşinden korkmayan erkek var mı?

Evet, aynen, başlıktaki gibi eşinden korkmayan erkek olmadığını düşünenlerdenim.

Ha sakın daha neler, gibi laflar etmeyin, en ağa babanız bile eşinden korkar, hatta bana göre eşinizden korkmanız işinize bile geliyordur…

Niye mi?

Eşinizden korkmanız beklide siz erkekleri biraz dizginliyordur.

Şimdi ‘hadi canım’ diyenleri duyar gibiyim, ama diğer taraftan da hani o iç sesiniz var ya, açığa vuramadığınız o iç ses. İşte tamda burada bana hak veriyordur.

Genelleme yazmayayım ama erkeklerin doğasında olan bir güdüleri var.

İşte o güdüleri yüzünden hata yapmaya daha meyilliler ama eş korkusu biraz olsun erkekleri dizginliyordur.

Çünkü hiçbir erkek evinde huzursuz olmak istemez ya da eşinin ona duvar örmesini istemez.

Maalesef ki bizim toplumumuzda kadınlarımız erkek bir hata yaptığı zaman, onunla oturup sorunları halletmek yerine, erkeğine yıkılması zor duvarlar örmeyi tercih ediyor, buda erkeklerin hata yapma korkusuyla daha dikkatli davranmasına sebep oluyor.

Şimdi erkeğin eşinden korkması iyi mi kötü mü? Tartışılır.

Lakin evliliklerde korku yerine saygı ve karşılıklı anlayış olsa bana göre daha adil olurdu.

Erkekte kadında aslında bir birey olduklarını unutmasalar, evliliğin özgürlüğü kısıtlayıcı ve sadece hayatı birbirlerinden ibaretmiş gibi davranmasalar, belki de erkekte kadında yaşadıkları birliktelikte daha mutlu olurlar.

Şimdi bu konuyu biraz açmak istiyorum erkek ve kadın bir heyecan la evlenir amaç mutlu olmak ve toplum içinde en güçlü kurum olan evlilik müessesiyle taçlanmaktır.

Birliktelikler başlamadan önce kadın olsun erkek olsun birbirlerine asla net olmazlar. Yok, falan demeyin ben hiç birbirlerini tam anlamıyla tanıyan bir evlilik görmedim.

Kadın, erkeğe en güzel taraflarını gösterir tertemizdir, hayat felsefesi mükemmeldir, bakımlıdır, erkeğe anlayışlıdır, bir sürü şey erkek de o kadar çok kadını gözünde büyütür ki sanki zembille inmiş Dünya’ya…

Ha işte tamda böyleyken işte bu kadın der hayatımı birleştireceğim eş.

Ama hiç eksi taraflarını düşünmez.

Aynı kadın gibi, erkekte kendini öyle bir tanıtır ki… Erkek kadın ruhunun bütün inceliklerini bilir, bir kibar, bir beyefendi tertemiz, hoşgörülü, ileri düşünceli, falan filan tamda kadın, ha işte der bu benim hayatımın prensi ama her kadında biraz şeytanlık olduğu gibi erkekte de öküzlük olduğunu unutur iki tarafta.

Doğruya doğru sakın alınmayın, kadınlar nasıl şeytana eşse erkekte öküze beygire eş aman sakın kızmayın ben mesela diyorum isteyen üzerine almayabilir.

Şimdi efendim bu böyleyken evlenilir cicim ayları geçer çocuklar olur ve tamda orda eğer hayatınıza heyecan getirmeyi bilmiyorsanız o güne kadar gözünüze batmayan şeyler batmaya başlar.

Mesela kadın artık eskisi gibi bakımlı ve seksi gelmez erkeğe, erkekte artık o başlardaki kibar anlayışlı adam değildir.

Kadın bir akşam kocasına bakar bumu benim evlendiğim adam diye sorar mı? Sorar çünkü adam televizyonun karşısında koca göbeğini kaşıyarak…

_ Hanım bir çay koyda içelim demekten öte gitmeyen muhabbet eder.

Erkekte aynı aslında oda karısına bir gün bakar, o ilk zamanlardaki… Seksi bakımlı anlayışlı kadın gitmiş, daha tahammülsüz kendine özen göstermeyen bir kadın oluvermiştir.

Burada yazmadan duramayacağım…

( Kadını bu hale yine erkekler getiriyor çocuk, ev, iş derken kadın kendini unutabiliyor istisnalar hariç)

Yine taraf tuttuğumun farkındayım beyler bende kadınım kusura bakmayın.

Neyse efendim bu böyle olunca erkeğin sakladığı öküz, kadının sakladığı şeytan ortaya çıkar ve tamda burada korkular başlar en çokta hatalara meyilli erkeklerin eşlerinden korkmaları gündeme gelir.

Çünkü erkek evdeki hazır bulunan rahatı bozmak istemez, toplum önündeki duruşundan da vaz geçmez yani efendim her haltı işlemeye meyillidir ama eşim duymasın modundan da çıkmaz.

Ne kadar inkâr etseniz de erkek karısından korkar mı? Korkar.

Ama yine kendisi için korkar, aslında böyle muammalı şeyler yapmak yerine, eşini karşısına alsa, onunla her konuyu dertleşse, heyecanlarını geri getirmek için çalışmalarda bulunsa, eşine her konuda yardım etse ve eşine karşı net olsa bana göre korkmasına ya da şöyle diyelim dışarıda heyecan aramasına gerek kalmaz.

İnanın son cümleyi kendim yazarken inanamadım çünkü bizim toplumumuzda bu tür davranışlarda bulunan erkek var mı çok bilemedim, yani böyle geldik böyle gideriz gibi geliyor bana çünkü biz insanoğlu hangi yemeği yersek yiyelim yan masadaki yemeğe imrenen bir yapıya sahibiz kadınlar bu cümlemin dışındasınız bilginize.

Evet, bu yazımda biraz taraf tutmuş gibi görünsem de aslında sözüm iki tarafaydı kadınlar ya eşlerinin korkularını bilerek yaşamaya devam edecek ya da erkeklerin içindeki öküzü çıkartmamak için kendilerini de eşlerini de yenileyecekler, burada iş iki tarafa da düşüyor.

Biraz latife yaparak bu yazımı kaleme alsam da her şakanın içinde bir gerçek vardır söylemini hatırlatmak isterim sakın bana alınmayın sevgiyle kalın.

 

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER