Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Yakıt gerektirmeyen bir kuvvet makinesi “çağın buluşu” Erke Dönergeci denilen süper icat olurda “Devridaim dönergeci” zamane partilerinden nemalanan naylon solcular olmaz mı?

Bunların genci, yaşlısı, tecrübelisi, toyu, tümü sosyalist teorinin ve sosyalist hareketin baş belasıdırlar.

Kendilerinin farkına varmakta güçlük çekmeyecek olan küçük burjuva solcuların, sosyalist harekete yapabilecekleri en büyük ve tek katkı kenara çekilmeyi bilmek olacaktır.

Lakin yapıları itibariyle bu da olanaksızdır.

Bunlara yapılması gereken tek şey çok affedersiniz ‘kafalarına ede ede’ siyaset sahnesinden çekilmelerini sağlamak olacaktır.

Burada Devridaim dönergeci solcu adı altında tasvir edilen ancak aslında her tür ideolojide ve düşüncede de görülebilecek olan bencil, çıkarcı, kaypak kişilere verilen son nesil isimdir.

En büyük ve ortak özellikleri ise savundukları düşüncelere yürekleriyle değil de vücutlarındaki bir takım kaba etleriyle iştirak etmeleridir.

Kafasına vura vura gerzek edilmeye layık görülmüş bir solcu türüdür bunlar.

<Aslında kanımca duvardan duvara vurup, ahtapot gibi önce suyunu salmasını beklemek gerekir. Bilahare salatası güzel olur ki beyin salatası güzel bir mezedir>.

Beklide bu karışıklıkta yanlışlıkla yarın devrim olacak fakat bu devridaim dönergeci solcular yüzünden olmuyor, ondan diye tahmin bile ediyorum.

Bunların ne zaman ne yapacağı belli değildir. Bazen bir dernekte nutuk atan ajitatör, bazen kavganın ortalarında sağa sola adam saldırtan provokatör, bazen ise faşist dedikleri partiden milletvekilliği, Belediye başkanlığı, meclis üyeliği falan filan ikbal peşinde koşmak gibi!

Bazen bir cemiyette haktan hukuktan bahsederken gözü o toplumun “ya en güzel kızındadır, ya en yakışıklı delikanlısında.”

Aslında “insan dışı” ilan edilmesi gereken kesimdir. İşyerlerinde ya da siyasi mekânlarda Devrimcileşerek devleşirler.

Bir fırsatını bularak ele geçirip Hasbel kader oturdukları koltuklardan tüm eylemlere ya da Savaş karşıtı şeylere gizliden oy verip, en bariz şekilde küfür ettikten sonra akşamları türkü barlarda kumrulaşıp öptükleri kızların yüzünü kapatan ve de o malum memleketin bir ferdi olmalarıyla gurur duyup, o arka çıktıklarını savundukları proleterleri; kültür düzeyi olsun, yasam standardı ya da dış görünüş olarak içten içe aşağılayarak Narondizm batağına saplanırlar.

Her şeye rağmen yüzsüzlüğe devam etmekten geri kalmayıp içki masalarında ne kadar işçi proleter dostu olduklarını ispat için birbirleriyle yarışan, zamane partilerinde devrim yapan hokkabaz olurlar.

Devrimci dediğin tuzlu suda zor şartlarda yaşar, fakat herifin bir eli yağda bir eli balda, 657 den milyar maaşlarla kapitalist sistemin tadını çıkarırken bir yandan da Marx, Lenin, Bakunin edebiyatı yapıyorsa bu adam “Devridaim dönergeci” tatlı su komünisti değil de nedir? Biz buna zamane kıvırcığı da diyebiliriz.

Dilinden emek, isçi, eşitlik, sömürü gibi kavramlardan başka bir şey duyamadığımız ancak bütün enerjisini diline harcadığı için hayatında bir isçinin ter kokusunu yakından koklama fırsatı bulamamış, 60 yaşına kadar hiç çalışıp üretmemiş hokkabaz naylon solcu.

Dünyada en çok devridaim dönergeci tatlı su solcusu rezervi olan ülke Türkiye’dir böylesi bir gururu bizlere yaşatanların haklarını da yemeyelim.

Her şeye rağmen bunların kafalarına daha ziyade fikir vurmak gerekir. Ait oldukları yeri görmekten, söylemekten aciz olup rantı, çıkarı bu yoksul halkın umutlarında arayarak her ne kadar başka türlüsünü ana avrat hak etseler de.

Günün sözü; Kişi olduğu bir şeyi ifade eder, olmadığını değil… (Türk atasözü)

2008

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER