Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Delegenin sözlük tanımı; Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, murahhas, elçi. Diğer bir tanımı ise; Seçilmiş kişi oluyormuş!

Devlet, parti, sendika, spor kulübü vb kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse.

Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.

Peki delege nasıl seçilir, kimler ne için onun delege olmasını sağlar, delege olduktan sonra asli görevi nedir?

Delegenin görevlerini de unutmamak gerek. Ne yapar bu delege?

Efendim hepimizin gönlünde bir siyasi parti veya bir siyasi görüş var olabilir. Lakin gönül verdiğimiz siyasi partinin genellikle iyi yönetilmediğini düşünür üye olmayız. Olanlarımızı ise oraya uyum sağlamıştır. Üye olup ta yanlışı doğruyla veya gidişatı değiştirmek isteyenlerimize ise bazı atasözleri ile yanıt verilir.

Mesela “Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin gibi!

Malum siyasi partiler yasası tüm partilere sanki ortak tüzük hazırlamak istiyormuş gibi veya derinlerden birleri tarafından ülkedeki malum statükoyu koruma görevi verilmişçesine, bütün partilerin üç aşağı beş yukarı tüzükleri bir birlerine çok benzerler.

Siyasi partiler yasasını ise; siyasi partilerden çok 12 Eylül anayasası ile belirlenmiştir. Lakin ülkemiz parlamentosu bu yasayı bir türlü değiştirmek istemez, çünkü işine gelmez.
Mevcut siyasi partiler yasası değişmeden hiç bir partide asla köklü değişiklikler olmayacaktır, ancak ki nispi nicel açılımlar olabilir.

Bu siyasi partiler yasasının en büyük özelliği ise üyeyi delege ile kontrol altında tutarak sözüm ona demokrasi adına katılımcılığın sağlanması için delege ağalığının yasallaştırılmasına fırsat tanımasıdır!

Oy kullanmak için sandığa gittiğinizde nasıl ki oyunuzun rengine karışmak bir suç ise, üyeye karışan üyeyi zorlayan delege ağasınınki aksine yasallaştırılmıştır(!)

İşin garibi yukarıdaki delege ağaları güçlü yönetim, aşağıdaki delege ağalığı zayıf yönetim ister.

Yukarıdaki delege ağaları aşağıdaki delege ağalarının kendine itaat etmesi için güçsüz silik zayıf ve itaatkâr olmasını isterken kendi delege ağalıklarının ise sağlam yıkılmaz kaleler olmasına özen gösteririler.

Mahalleden genel merkezlere kadar olan delege etapları “alt, orta ve üst” delege ağalığı olmak üzere 3 aşamada olur.

Bunlar sırasıyla; mahalle delegesi, İl delegesi ve Kurultay delegesidir.
Mahalle delege “ağaları” park, bahçe, büfe peşinde koşar.

İl delege “ağaları” Belediye Meclis üyeliğinin daim adayıdır.

Kurultay delege “ağaları” ise ilk talepleri PM olup sırasıyla, ilçe başkanlığı belediye başkanlığı ve bilumum ön sıralardan Belediye Meclis üyeliği ister, çünkü ön sıralar aynı zamanda Büyükşehir Belediyesini yönetir.

Mahalle delege ağası borusunu öttürmek için güçsüz ilçe başkanı ve ilçe yönetimi ile güçsüz il delegasyonu ister.

İl delege ağası güçsüz il başkanı il yönetimi ve zayıf kurultay delegasyonu ister.

Kurultay delege ağası ise içinde kendisinin olduğu güçlü yönetim ve kendisi daha öne çıkması için silik delegasyon isterler.

Kısacası her delege ağasının gönlünde yatan zayıf, silik, başarısız yönetim ve delegasyon yatar, çünkü etrafı ne kadar silik meziyetsiz kişilerle dolarsa kendisi o kadar öne çıkar.

Doğal olarak malum parti güçsüz silik ve yeteneksiz olup siyasi partiler tarihinin çöplüğünde yerini alır. İsteyen arkasına şöyle bir baksın siyaset çöplüğünde ne kadarda çok parti var görecektir.

“Demek ki, delege; üyeyi pasifize etmenin teknik bir kurnazlığıdır. Delege sistemi üyeyi hiç etmektir. Delegeliği savunmak üyeye saygısızlıktır. Delegelik derhal kaldırılarak partiler aşağıdan yukarı tüm yöneticileri üyeler seçmelidir.

Böyle bir seçime gerekçe olarak “aman efendim bunca üyeyle nasıl seçim yaparız” diyorlar. Bizde diyoruz ki 48 milyon insanla sabah 8’den akşam 5’e kadar 9 saatte nasıl yerel ve genel seçim yapıla biliniyorsa 2 milyon üyeli bir parti de bunu rahatlıkla yapar”!

Evet, efendim Siyasi Partiler Yasası değişmeli. Yoksa “Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin” bu ülke halkının en önemli atasözü olmaya devam edecektir.

Evet, 8 yıl evvel “Delege kimdir” başlığı altında yazdığımız yazı bu. Güncelleştirmek için bir şeyler aradım lakin ben bulamdım(sadece adını değiştirdik). 8 yıl evvel neyse bugün de aynısı. Bunca geçen yıla rağmen “ne değişen var, ne de değiştirmek isteyen”.

Biz bugün delege olamayan-olmayanlara; sakın olaki “delege olmadık-olamadık diye üzülmeyin.” Siz en azından “sizi seçtireni, seçmek için” delegeliğiniz sürecinde bir kere lazım olacağınız bir organizasyon içinde olmadınız. En azından bunun için, “se-vi-nin”

 

“Delegeliği savunmak üyeye saygısızlıktır!” için 1 Yorum

  1. Hüseyin sülün dediki : Cevapla

    Çok teşekkür ederim, anlamlı bir yazı olmuş…

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER