CHP’li Yılmaz, Ankara Valiliği’nin 30 gün süreyle uygulamaya koyduğu her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile oyun, temsi ve gösterilere yasak kararını Başbakan Yıldırım’a sordu. Yasaklama kararının TBMM’de devam eden Anayasa değişikliği görüşmeleriyle eş zamanlı olarak alınmasının bir tesadüf olup olmadığını soran Yılmaz, “Bu yasak kararıyla sadece Anayasa değişikliğini teşhir ve protesto eden kitlelere engel olunması mı amaçlanmaktadır?” sorusunu yöneltti.

Yılmaz, Anayasa’dan çok, şiddet ve yasakların gündemde olduğunu vurgulayarak, “Toplumsal uzlaşma dediğimiz Anayasa’daki değişiklikleri bilmeden, öğrenmeden, tartışmadan nasıl mutabık olacağız? Kaptı-kaçtı yöntemi ile Anayasa yapılamaz. Tartışılması ve öğrenilmesi yasak olan, ancak oylaması açık ve baskı altında gerçekleşen bir Anayasa süreci yaşıyoruz” dedi.

ANKARA

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Ankara Valiliği’nin 30 gün süreyle her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile oyun, temsil, gösteriler ve basın açıklamalarını yasaklama kararını TBMM gündemine taşıdı. Başbakan Binali Yıldırım’a bu kararının TBMM’de devam eden Anayasa değişikliği görüşmeleriyle eş zamanlı olarak alınmasının bir tesadüf olup olmadığını soran Yılmaz, “Bu kararla sadece Anayasa değişikliğini teşhir ve protesto eden kitlelere engel olunması mı amaçlanmaktadır? Bu yasak kararının alınmasında Cumhurbaşkanı’nın ya da hükümetin bir telkini veya talimatı olmuş mudur? Bu kararın diğer illere yayılması ve yine olası referandum döneminde de uygulanması planlanmakta mıdır” sorularını yöneltti.

“İSTİHBARİ BİLGİLER NE ZAMAN ALINDI?”
Yılmaz, Başbakan Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Ankara Valiliği’nin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında yol, meydan, cadde, sokak, park gibi umuma açık alanlarda yapılacak her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile 2599 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 1’inci maddesi kapsamında umuma açık alanlarda düzenlenecek oyun, temsil, açıklama ve çeşitli şekillerdeki gösteriler ile basın açıklamalarını 30 gün süreyle yasakladığını anımsattı. CHP’li Yılmaz, Valiliğe ulaşan istihbari bilgilere göre, yasadışı terör örgütlerinin Başkent’te eylem arayışı içinde oldukları ve bazı hazırlıklar yaptıklarının belirlendiğini bildirdiğini vurguladı. Yasaklama kararına gerekçe olarak gösterilen “yasadışı terör örgütlerinin Ankara’da eylem arayışı içinde olduğuna” ilişkin istihbari bilgilerin hangi tarihte alındığını soran Yılmaz, bunlarla ilgili olarak göz altına alınan ya da tutuklanan kişiler olup olmadığının açıklanmasını istedi.

“AMAÇ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ PROTESTOLARINI ENGELLEMEK Mİ?”
Yasaklama kararının TBMM’de devam eden Anayasa değişikliği görüşmeleriyle eş zamanlı olarak alınmasının bir tesadüf olup olmadığını soran Yılmaz, “Alınan bu yasaklama kararıyla sadece Anayasa değişikliğini teşhir ve protesto eden kitlelere engel olunması mı amaçlanmaktadır? Anayasa değişikliğini protesto için 9 Ocak 2017 tarihinde TBMM Dikmen Kapısı önünde toplanmak isteyen ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine izin verilmemiş, basın açıklamasının yoğun katılımla yapılması engellenmiş, polis gruba gaz, su ve plastik mermiyle müdahale etmiştir. En tabii ve doğal hakları olan toplantı ve gösteri hakkını kullanmak isteyenlere karşı uygulanan bu baskıcı ve engelleyici tutum dikkate alındığında, 1 ay yasaklama kararına neden ihtiyaç duyulmaktadır?” sorularını yöneltti.

“YASAK HÜKÜMETİN AÇILIŞLARINI KAPSAYACAK MI?”
Yılmaz, söz konusu yasaklama kararının kamusal hayatı yok ettiği ve insanları evlerine hapseden bir anlayış ortaya koyduğunun dikkate alınıp alınmadığının açıklanmasını isteyerek, şöyle devam etti:
“-İktidarın terörle mücadele için tek yol olarak yasaklama yolunu tercih etmesinin gerekçesi nedir? Toplantı, gösteri, yürüyüş, basın açıklaması gibi toplumsal yaşamda önem taşıyan eylemlerin yasaklanmasının yerine güvenliği sağlayacak başka yöntemler geliştirilmesi düşünülmekte midir?
-Ankara Valiliği tarafından alınan söz konusu yasak kararı hükümet, iktidar partisi, belediyeler, kamu kurumları ve iktidara yakın sivil toplum kuruluşları tarafından yapılacak toplu açılış, toplantı ve diğer organizasyonları da kapsamakta mıdır?
-Bu yasak kararının alınmasında Cumhurbaşkanı’nın ya da hükümetin bir telkini veya talimatı olmuş mudur? Bu kararın diğer illere yayılması ve yine olası referandum döneminde de uygulanması planlanmakta mıdır?”

“KAPTI-KAÇTI YÖNTEMİYLE ANAYASA YAPILAMAZ”
Yılmaz, terör, güvenlik ve Anayasa değişikliği tartışmalarının iç içe geçtiğini, Anayasa’dan çok şiddet ve yasakların gündemde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Ankara örneği ülkemizde sağlıklı bir Anayasa tartışmasının yapılma koşulları bulunmadığını göstermektedir. Toplumsal uzlaşma dediğimiz Anayasa’daki değişiklikleri bilmeden, öğrenmeden, tartışmadan nasıl mutabık olacağız? Kaptı-kaçtı yöntemi ile Anayasa yapılamaz. Tartışılması ve öğrenilmesi yasak olan, ancak oylaması açık ve baskı altında gerçekleşen bir Anayasa süreci yaşıyoruz.”



Yeni Soluk
YUKARI