Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

CHP yöneticileri Baykal’la başlayan ve yıllarca süren, örgüt içinde CHP’yi ideoloji partisi yapan değerleri değil, kendi makamlarını güçlendirecek, kendilerini savunacak, kendilerini koruyacak tedbirler almayı tercih etmişler katılımcı demokrasiden sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden uzaklaşmışlardır. “örgüt çalışmalarında tüzük hükümlerinin uygulanmaması veya eksikliğini duydukça tüzük yenilemeleri yapmaları gibi tüzükte demokrasiyle çelişen birçok hükmün bulunmasına rağmen halen iyileştirilmemesi bunun en somut kanıtıdır.”

Baykal ile başlayan ve halen düzeltilmayen parti içi demokrasi kurallarının kaybolduğu bu örgüt CHP ye ve Türkiye’ ye yüktür. CHP bu yükten kurtulamadığı sürece halkın umudu olamayacaktır.  Ne yazık ki bu örgüt sadece ve sadece parti içi iktidarı hedeflemektedir. Memleket, ideoloji, nasıl ne yaparız da iktidar oluruz gibi sorulara cevap bulmak için kafasını pek yormamaktadır. Dedik ya onun aklı sadece ve sadece parti içi iktidardır diye!

CHP muktedirleri uzun yıllardan beri, örgüt içinde kendilerini güçlendirdikleri, kendilerini savundukları, kendilerini korudukları için kendilerini var eden, kendilerini oylarıyla besleyen, yaşatan, halktan uzaklaşmış ve kopmuş bunun sonucu sadece içe dönük güdük kalmışlardır. Kendilerini oylarıyla besleyen halka yabancılaşmışlardır. Seçimden seçime halkı arar sorar olmuşlardır. Beşeri ilişkilerde dahi halkın çok gerisinde kalmışlardır. “Gezi Parkı direnişine önderlik edememesi bunun en somut kanıtıdır.”

CHP’yi yönetenler, örgüt içinde makamlarını güçlendirecek, makamlarını savunacak, koltuklarını koruyacak tedbirler aldıkları için, çalışmalarında ilkesizlik, kuralsızlık disiplinsizlik, kronikleşmiş önlenemez bir hal almıştır. “Örgüt birimlerinde tüzüğe yönetmeliklere uyulmaması, düzenli olarak genişletilmiş örgüt toplantılarının yapılmaması, üyelerin görüş ve düşüncelerinin sorulmaması, örgüt çalışmalarının düzenli olmaması, yöneticilerin örgüte karşı şeffaf olmaması, örgütün yöneticileri denetleyememesi, kılcal damar örgütlenme ağının kurulmaması, lokal anlamda kurumsallaşmaması bunun en net kanıtıdır. CHP bu hantal örgütten kurtulmalıdır.”

CHP’de uzun yıllardan beri örgüt içinde, parti üyelerinin parti imkân ve olanaklarından eşit ölçüde yararlanamaması, varsıl olanların potansiyel aday olması, parası olanların grup, ekip kurması, parası olanların kendilerini, düşüncelerini örgüt üyelerine, anlatması tanıtması “seçimlerde parası olan üyelerin aday olması parası olmayan üyelerin aday olamaması bunun en somut kanıtıdır. Bu durum, demokrasi eşitlik, adalet adına, özgür irade adına, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri adına az değil, oldukça çok düşünülmesi gereken bir durumdur…”

CHP’de başta genel merkez olmak üzere; il ve ilçe yönetimlerinde, isimler değil bu yanlış anlayışlar, uygulamalar, zihniyetler değişmediği, değiştirilmediği için ve bunun sonucu oalrak örgüt yönetimlerinde anti demokratik uygulama değişmediği, değiştirilmediği için, CHP örgüt yönetimlerinde ilkesizlikler, kuralsızlıklar kronik hastalık haline geldiği için CHP yıllarca iktidar olamamıştır. Cumhuriyet kazanımlarını demokrasiyi, hatta kendi ideolojisinin gerekliliğini koruyamaz, savunamaz, duruma düşmüştür.

CHP örgüt yöneticileri seçim ve siyasi partiler yasası, yüzde onluk baraj sistemi, mazeretine sığınmamalıdırlar. “CHP örgüt yöneticileri, her ne hikmetse, çok adil-miş, çok demokratik-miş gibi TBMM’de grubu bulunan siyasi partilere yapılan hazine yardımına hiç değinmemektedirler. Bu durumu hiç sorgulamamaktadır. CHP siyasi partiler yasasının değişerek şu anki antidemokratik halinden kurtulması için bugüne kadar hiçbir hamle yapmamıştır!”

CHP parti yöneticileri; ‘ne ararsa kendi içinde aramalı’dırlar. Sorun ve çözümlerin kaynağı CHP’nin dışında değil CHP içindedir. Bu gerçek CHP muktedirlerince çok iyi anlaşılmalıdır.

CHP yöneticileri parti hukukunu, parti disiplinini tüm üyeler(yeni düzenlenmiş aktif) arasında eşit ve adil olarak uygulamalıdırlar. CHP yöneticileri ipe un sermeden, ucuz, basit, bildik tanıdık sığ politikalar yapmadan, öz değenlerine dönecek ‘önlemler almalı ve uygulamaya koymalıdırlar’.

CHP, AKP’nin belirlediği, sıkça değiştirdiği gündem maddelerini konuşup tartıştığı, AKP’yi yargıladığı, suçladığı, eleştirdiği, kendi gündemini yaratıp konuşmadığı, tartışmadığı sürece, CHP’nin örgütsel olarak güçlenmesi, örgütsel başarıyı yakalaması, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayal ve rüya olarak kalmaya mahkûmdur.

CHP’yi güçlendirecek olan hiçbir zaman AKP’nin ya da rakip partilerin uyguladıkları yanlış politikaları olmamalıdır. CHP’nin kendi doğruları olmalıdır. Bu doğruları öncelikle kendi içinde uygulamalıdır.

Bundan böyle hiçbir CHP yöneticisi örgüt içinde gereği yerine getirilmeyen, içi doldurulmayan eşitlik, adalet, özgürlük nutuklarını bol keseden atmamalıdır. Halk artık buna inanmıyor. İnanmadığı gerçeği ise gezi parkı direniş ve eylemleriyle çok net şekilde günışığına çıkmıştır.

CHP yöneticileri bundan böyle kafalarını kumdan çıkarıp bu somut gerçekleri görmeli anlamlıdırlar. CHP yöneticileri bunu yapmazlar ise ne kadar demokrat olduklarını, CHP’yi ve demokrasiyi, halkın çıkarlarını ne kadar savunduklarını, koruduklarını sorgulamak hepimiz görevi olmalıdır…

Kemal Kılıçdaroğlu bu Baykalist sığ taktik siyasetinden kurtulmak için çaba sarf etmesine rağmen aynı taktiği uygulayan başka ekipler arafından çevrelenerek kilitlenmiştir. Kılıçdaroğlu son birkaç aya kadar bu kilitleme taktiği uygulayanların fazlasıyla etkisi altındayken son zamanlarda uzaklaşıyor izlenimi vermeye başladı. Hadi hayırlısı diyelim.

CHP yöneticileri Adalet Yürüyüşündeki adaleti bulana kadar sürekli hareket halinde olmalıdır. Aksi durum da rehavet basar, uyku gelir ve uyur. Düşman hep gece yarısı uykuda yakalar!

31.07.2012 tarihli yazının güncellenmiş hali

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER