Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Bir genelge geldi “İstanbul İl ve İlçe seçimlerini durdurdum” dedi… Kongre süreci durdu.

Peşinden bir genelge daha geldi, “kaldığı yerden devem” dedi… Bir hafta kaybı ile yeniden yola koyuldu…

Şayet CHP genel merkezi bu kararından geri dönmeseydi İstanbul için nahoş sonuçların olabileceğini tahmin etmek için ne kâhin, nede müneccim olmaya gerek yoktu. Kısaca CHP için yine kayıp bir dönemin başlayacağı kesindi…

‘Kongreleri durdurdum’ genelgesi yaklaşık 250 bin üyesi olan İstanbul il örgütünün iradesini hiç etmekten öte bir şey değildi. Siz AKP’ye “Belediye başkanlarını emir ile, tehdit ile istifa ettiriyorlar” diyeceksiniz, kendi bünyenizde yıldırma uygulayarak ‘istifaya’, oda olmazsa ‘görevden alma’yla sonuçlanacak bir eylemin baş sorumlusu olacaksınız.

Bunu böyle yaparsanız seçmene anlatacaklarınızı da düşünmüş olmanız gerek!

Geçen hafta İstanbul’da neler oldu?

Geçen hafta diyoruz lakin olan hafta sonu oldu. Dediler ki İstanbul il ve ilçe kongresi durdurulmuş…

Hemen kulisleri yokladık, haberimizi yapıp il başkanlığının yolunu tuttuk. İl ana baba günü, herkes gelmiş. Tepki mi? O biçim… Hem de sesli tepki. İlçe başkanları orada. Kıdemli akil üyeler orada. Bölgesinde hatır sahibi olanlar orada. Kısaca üye il başkanına ve örgütüne sahip çıkıyordu…

İstanbul’da belediye başkanlığı “küçük imparatorluk” demektir. Mahkemesi hariç, bir kentin her şeyine hâkimsiniz demektir. Örtülü olmasa da kocaman bir bütçenin hükümdarısınız demektir.

Tabii ki bu ballı börek ilçeler birçok kişinin olduğu gibi milletvekillerinin de iştahını kabartmakta. İş böyle olunca da bunu kazanmanın yolunun Genel Başkanın ‘gözüne girmek ve güvenini kazanmak’ olduğunu da bilmek lazım. Ne yazık ki siyasette bu iki şey hem ‘güven’ hem ‘göze girmek’ oldukça zor olan iki beceridir…

Siyaset “başkalarının başarısızlıklarından başarı kazanma sanatı” olduğu sürece, sizin yapmanız tek şey rakibinizi güçsüzleştirmektir. Siyasetçiler bunu bilir ve ileride rakip olabileceği herkesin arşivini tutarlar. Zaman gelir kaset, zaman gelir fotoğraf, zaman gelir bir başka şeyle en yakınındaki arkadaşlarını satmaktan geri durmazlar (yapmayanları tenzih edelim).

Evet, İştah kabartan belediyeler!

İş böyle olunca belediyelerde gözü olup ta oraya varamayacak durumda olanlar başlarlar entrikalara.

En son örneğini “ben yaptım oldu, vazgeçtim yine oldu” genelgesinde gördük.

İstanbul milletvekillerinin ve PM üyelerinin en az yüzde 70’i belediye başkanlığı peşindeler. (Biz bunları isim isim ileride yazacağız).

İşte ne oluyorsa bu milletvekili ve PM üyelerinin yüzünden oluyor.

Buraya dikkat!

İstanbul’dan PM’ye giren üyeler İstanbul İl örgütüne sahip çıktılar mı? Sorusuna ben şu cevabı veriyorum; Kesinlikle HAYIR!

Ee peki, bu örgüt bir daha onları PM’ye yollar mı?

Buna da benim cevabım; kocaman bir HAYIR!

Peki, bu PM üyeleri rahat durur mu?

Kesinlikle rahat durmazlar!

İşte geçen haftanın olumsuz geçmesinin tek sebebi bu ‘iştahı kabarık’ olanlardır…(!)

İştahı kabarık olanlar ne yaptılar?

Mahalle seçimlerini bahane ederek taarruza geçtiler. Lakin “yüzlerce mahalle” dedikleri “3 mahalle”yi geçmemiş balonları çabuk sönmüştü!

Sonuç

Bir liderin görevi yakın çalışma arkadaşlarına güven ile başlar güven ile biter. Kılıçdaroğlu kendisini yanıltan yakın çalışma ekibini muhakkak yeniden gözden geçirmelidir!

İstanbul İl Başkanı ise; yönetici ekibini kurarken geçen dönemki yanılgıya düşmeden, tumturaklı bir yönetim kurmalı. Tabii İstanbul’dan PM’ye girecek olanlara fazlasıyla dikkat ederek, İstanbul İl Örgütü’nün hakkını arayabilen, İl Başkanlarını yarı yolda bırakmayan, savunabilen isimleri tercih etmeli…

 

 

“CHP İstanbul İl Örgütünde neler oldu?” için 1 Yorum

  1. Hamdi dediki : Cevapla

    Kadikoy Belediyesini biraz inceleyin. Neler var neler!

Yeni Soluk
YUKARI