Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

CHP her zaman olmasa da zaman zaman vefa gösteren bir partidir. Örneğin birçok toplantıda eski genel başkanlar asla unutulmaz. İstemiyorum demediği sürece son Genel Başkan Deniz Baykal örneğinde görüldüğü gibi hastanede yoğun bakımdayken bile milletvekili yapılır.

CHP’de muhakkak diğer parti ve kurumlarda olduğu gibi ufak tefek hatalar yapıla bilinir. Parti içi mücadelenin olduğu ve nispi temsilin olmadığı yerde beşerî hataların olması normal karşılanmalıdır diye düşünüyorum.

Bence kadük olan siyasi partiler yasasına göre CHP’nin kendi içinde oldukça demokrat olduğunu söylemek ne aymazlıktır nede fazla hoşgörülülüktür. CHP tüm yanlış hata veya olumsuzluklarına rağmen Türkiye’deki kitle partileri içinde en demokrat partidir.

Kendi içinde değişiklik isteklerine demokratik yaklaşmasına rağmen CHP ihaneti affetmez. Kemal Kılıçdaroğlu’nun elini güçlendirecek parti içi barışı sağlayacak çok önemli bir fırsat geçti.

İşte şimdi tam zamanı demeli ve bu seçim sürecinde vefa borcunu ödeyerek hem iç barışı hem de bugüne kadar vefasızlığından yakınan yol arkadaşlarıyla arasındaki güvensizliği bitirmeli.

İstanbul için önseçim ısrarında bulunan Muharrem İnce’nin teklifini derhal kabul ederek; İstanbul il Başkanlığı seçimi gibi il delegelerinin katılımıyla il başkanı seçer gibi bir oylama yapılarak gerekli olan önseçim isteğinin en azından asgarisi yapılmalı.

Bu seçime Muharrem İnce razı olur mu? Bunu bilemeyiz. Lakin en azından şu denilir: “İl başkanını bu delege seçiyorsa, belediye başkan adayını da bu delegenin seçmesine herkes razı olmalı”.

Muharrem İnce vitrine oynamasını bilen, kitlenin gönlünü birkaç kelime ile alabilen yetenekte bir siyaset adamı. Lakin delege de siyaseti bilenlerden kurulu bir ekip! Burada siyaseten ‘ak koyun kara koyun’ belli olacaktır!

Diyelim ki il delegesi ile eğilim yoklaması yapıldı. Yıllardır İstanbul Büyükşehir Belediyesine talep açan Gürsel Tekin olsun, Muharrem İnce olsun, Hatta Akif Hamzaçebi veya İlhan Kesici hangisi olursa olsun son il başkanı Cemal Canpolat’ın desteğini almayan hiç kimse bu seçimden garanti çıkarım hesabı yapmasın.

Yıllardır tanıdığım Cemal Canpolat’ın İstanbul il seçimlerinde nahoş durumlar olmasına rağmen Milletvekili seçimlerinde ilçe ilçe çalışmalara kankı sunduğuna biz gazeteciler tanık olduk. Kısaca Canpolat asla Kemal Kılıçdaroğlu’na bayrak açmaz. İstanbul il delegesinin yarısının oyunu almış biri olarak kime destek olursa o kazanır. Bu demektir ki Kılıçdaroğlu kimi aday gösterirse o kişi İBB adayı olur.

İl yöneticisi olduğu günden beri tanışıklılığımız ve sohbetimiz olan Oğuz Kaan Salıcı’nın son beyanatları özellikle İzmir’deki konuşması çok net. Açık açık diyor; Bize ilkeli, ilkeli olduğu kadar da kazanma kapasitesi olan adaylar lazım! Salıcı’yı tanıdığım kadarıyla ilkeli bir görev adamıdır. Son günlerdeki çıkışı ve tarafsızlığı ile kendini herkese kabul ettirdi. Burada Salıcı’ya çok görev düşüyor!

Biz biliyoruz ki yıllardır İstanbul ateşiyle yanan Gürsel Tekin’e olan vefasını Tekin’i aday göstererek, Cemal Canpolat’ı da yanına alarak, Kemal Kılıçdaroğlu bu maçı kazanır ve CHP’de son yıllarda özlenen barış havası için kadın gençlik kotasına uyulursa, denenmişler bir daha denenmeyip karşılığı olan uzman genç bir ekiple Mart 2019 seçimlerine girilirse 1989 destanı gibi bir destan yazar. Ya da bunun tam tersini yaparak 1999 gibi bir hüsrana yol açabilir.

İkincisinden CHP’yi Allah korusun…

Yeni Soluk
YUKARI