• Sanal Dünya ve İnsan Sanal Dünya ve İnsan
  • Hayat yükünü taşıyana bırakır! Hayat yükünü taşıyana bırakır!
  • Aman petrol, canım petrol… Aman petrol, canım petrol…
  • Kadınlar, biraz saf mıyız ne? Kadınlar, biraz saf mıyız ne?
  • Yalan yok Pir’im, yalan yok! Hasan Hınıslı yazdı... Yalan yok Pir’im, yalan yok!
Sanal Dünya ve İnsan

Herkesin dijital ağlarla birbirine bağlandığı günümüzde, bilgiyle iletişime geçmek, yeni insanlar tanımak her zamankinden daha kolay hale geldi. Özellikle teknolojik gelişmelere ve onun toplumsal hayatta yol açtığı hızlı değişim ve dönüşüme baktığımızda; Toplumların sahip oldukları kültürel alışkanlıklar, tutumlar ve beklentiler de köklü biçimde değişime uğramakta, globalleşme; hızla gelişen iletişim teknolojileri aracılığı ile dünyayı derinden etkilemektedir.

Hayat yükünü taşıyana bırakır!

Parantez içine alınmış bir noktalama işareti değildir yaşam. ”Birine, birilerine karşı hissettiğimiz duygular “Ona karşı hissetmemiz gerekenler” diye önceden tarif edilmişse, onunla meselemiz bitmeyecek, hatta başlayamayacaktır bile.” Bunun için de, herkes yenilenmek, temizlenmek durumundadır. Yaşamak için gözlemlemek, gözlemlerken yenilenmek, yenilenirken ilerlemek gerekir, ancak o zaman ön yargılarımızdan arınabiliriz. Arınan insan özgür insandır, özgür insan kendini

Aman petrol, canım petrol…

Katar 11 bin 500 kilometrekarelik yüzölçümüyle Tokat’ın Erbaa ilçemiz kadar olsa da, devasa petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip. Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği’nin (OPEC) en küçük üyesi olan Katar, tüm gelirinin yüzde 55’ini doğalgaz ve petrol satışından elde ediyor. Ne derdi büyüklerimiz, “zenginin malı,  züğürdün çenesini yorar”, hadi biraz kalemimizi yoralım. 2.7 milyon nüfusu ve

Kadınlar, biraz saf mıyız ne?

Aman hemen kızmayın hanımlar, bir kadın olarak bazen hepimizin bu saflığı yaptığı doğrudur diyorum. Neden mi? Biz kadınlar çok hassas olduğumuzdan mıdır, yoksa erkeklere göre yaşadığımız ilişkileri çok dikkate aldığımızdan mıdır? Bilinmez yaşadığımız ilişkilerde kendimizi çok yıprattığımız ve erkeğe göre fazla fedakâr olduğumuz doğrudur. Şimdi size anlatacağım bir yaşamda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bir kadın

Yalan yok Pir’im, yalan yok!

Pek bir düşünceli iş adamlarının, politikacıların, yöneticilerin, sanatçıların içinden gelerek yaptığı, “açların” doymasına vesile olan hayırsever organizasyonlardır. İftar yemeği gibi versiyonları da mevcuttur. Yemeği veren şahsiyet, basını kendi saflarına çekmek için veriyordur bu yemeği. Aleyhinde oluşabilecek muhtemel şeyleri kendince önlemek ya da ucuz yoldan reklâmını yapmaktır asıl gayesi. Yoksa bugün kim kime karşılıksız bir şey

Lise yatakhane arkadaşım Deniz Seki’ye açık mektup

Sevgili Deniz, Bir Çamlıca’lı olarak, yatakhane arkadaşın olarak hepsinden öte bir kadın olarak geçirdiğin kötü deneyim için çok üzgünüm. Biliyorum sen kötü bir çocuk değildin, hep iyi niyetli, yardımsever, vefalı ve fazlasıyla duygusaldın. Müzik sevdan her şeyden önde gelirdi. Ancak senin hakkında bütün bu bildiklerim sana olan kızgınlığıma da engel değil. Bütün buna rağmen bir

Düşünme Düşünmek Okumak!

Yaşam bir bütündür. Her şeyin özüne gitmeli insan, görünene değil. Bazen bildiklerimiz, gördüğümüz kadardır. Gördüğümüz baktığımız kadar ve baktığımız düşündüğümüz kadardır. Baktığımızı görmez, gördüğümüzü düşünmezsek eğer, gördüğümüzün bildiğimize sığmadığını da göremeyiz. Bunun içinde; Bilinen en tanıdık tanımıyla, kültürümüzü geliştirmek, olaylara farklı açılardan bakabilmek için aydın bir kimsenin iyi bir okuma alışkanlığına ve okuma bilincine sahip

Bir saatlik yolculukta bir hayat…

Yine bir Eskişehir yolculuğu başlıyor. Bu aralar sık sık Eskişehir’e gidiyorum. Bu defa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ile röportaj yapmak için. Elbette hızlı treni tercih ediyorum. Hem hızlı hem keyifli… Biletimi ayırttım. Çünkü son güne kalırsanız bilet bulamayabiliyorsunuz. Evet trendeki yerimi alıyorum. Yolculuğun başladığı ilk dakikalar etrafı seyretmeyi seviyorum. Tren hareket ettikten bir

Türkiye’de yanlış giden bir şeyler var

Ne çabuk acılara alışıyoruz, bize yaşatılan acıyı hemen kabul edip araştırmadan vatan sağ olsun diyor, sanal ortamlarda birkaç gün şehitlerimiz için paylaşımlar yapıp, sonra diğer şehitlerimizde yaşadığımız gibi unutuyoruz. Peki, gerçekten kaza mı, diye düşünüyor muyuz? Üst düzeyde 13 asker yüksek gerilim hattına nasıl çarpar diye düşünüyor muyuz? Türkiye’ye hizmet etmiş 13 dev insan, karalamalara rağmen

Türkiye aydınlık yarınaymış ‘verin mehteri’

Türkiye’nin gidişatı hepimizi endişelendiriyor, üst üstte yaşadığımız sıkıntılı süreçler ve bilinmeze doğru gidilen yollar, hepimizin canını sıkıyor. Öyle bir hal aldık ki değil eleştirmek, düşüncelerimizi dahi belirtemiyoruz. Türkiye’de ekonominin ne kadar iyi olduğu durmadan dile getirilse de, aslın tamamen tersi olduğu sokaktaki insanları dinleyince daha çok anlaşılıyor. Akademisyenlerimiz açlık grevinde tutuklanıyor, Halkın sesi olan gazeteler

Yeni Soluk
YUKARI