• Türkiye aydınlık yarınaymış ‘verin mehteri’ Türkiye aydınlık yarınaymış ‘verin mehteri’
  • 90’lılar, 78 kuşağının ülkeye armağanıdır! Hasan Hınıslı yazdı... 90’lılar, 78 kuşağının ülkeye armağanıdır!
  • Yaşam değerlidir Yaşam değerlidir
  • Mutsuzluğunu gizlediğini sanan kadınlar Mutsuzluğunu gizlediğini sanan kadınlar
  • Hastalık Psikolojisi Hastalık Psikolojisi
Türkiye aydınlık yarınaymış ‘verin mehteri’

Türkiye’nin gidişatı hepimizi endişelendiriyor, üst üstte yaşadığımız sıkıntılı süreçler ve bilinmeze doğru gidilen yollar, hepimizin canını sıkıyor. Öyle bir hal aldık ki değil eleştirmek, düşüncelerimizi dahi belirtemiyoruz. Türkiye’de ekonominin ne kadar iyi olduğu durmadan dile getirilse de, aslın tamamen tersi olduğu sokaktaki insanları dinleyince daha çok anlaşılıyor. Akademisyenlerimiz açlık grevinde tutuklanıyor, Halkın sesi olan gazeteler

90’lılar, 78 kuşağının ülkeye armağanıdır!

Hani son günlerin o meşhur 90’lılardan bahsediyoruz ya. Hah işte onlar! Onlar, yargısız infazların yoğun yaşandığı bir dünyaya doğdular. Onlar doğduğunda; Adapazarı-İzmit-Sapanca bölgesinde (şeytan üçgeni, Ölüm üçgeni) sürekli faili meçhul cinayetler olurdu. Evler basılır, teslim ol çağrısı yapılmadan insanlar öldürülürdü. O yıllarda hükümet olanlar hakkında ne yazık ki mahkûmiyet hiç olmadı. O çocuklar, yani 90’lılar,

Yaşam değerlidir

Kültürel değer yargılarını sadece öğretmek değil, eğitileni; değerin ve değerlerin bilgisiyle donatmak gerekiyor. Davranışlarımızda daha iyiyi yakalamanın yolu da duygularımızı sağaltmaktan, onun yolu da düşüncelerimizin doğru biçimlendirilmesinden geçer. Ve ”Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara ihtiyacı var.” Yaşadığımız evrende, insan davranışları, sözleri o kadar özden yoksun ki, ortak değerleri bir arada tutmaya yetmiyor. ,

Mutsuzluğunu gizlediğini sanan kadınlar

Bazı kadınlar biliriz güzel, alımlı, güçlü kocaman dünyaları vardır, herkes ama herkes bu kadınların yerinde olmak ister. Öyle mutluluk tablosu çizerler ki, bazen kendileri bile bu tablonun, gerçekçiliğine inanırlar. Aslında bu tür kadınların içinde fırtınalar kopar, öyle böyle değil büyük fırtınalar, kendilerini anlatamaz, dert yanamazlar, canları yansa da kimseye söyleyemezler, çünkü bu kadınlar toplumda bir

Hastalık Psikolojisi

Onu mu yazsam bunu mu yazsam derken beliriverdi birden aklımda: “ Hastalık psikolojisini yazayım” dedim. Hatta biraz daha ileri gidip “ Hastalık felsefesini”  yazayım… Hayat çok değerli malumunuz. Şu dünyadan hasta olmadan (ağır hastalıklar ) göçüp gidenler, bedenlerinde en ufak bir bıçak izi olmayanlar  şanslı insanlardır.  Tek parça, anadan doğma ruhumuzu teslim etmek…Gerçekten dünyanın en

Hoşgörü ve Sevgi

İnsan yaşamını, ifade özgürlüğünü, sadece yasayla korumak mümkün müdür? Mümkün olmadığını; yaşadıkça görüyoruz, bunun da bir çok nedeni var. Her şeyden önce; toplumda hoşgörü ruhu olmalıdır. Hoşgörülü insan olmak; ruhsal olgunluk ve sağlam karakter ister, buda büyük resmi net görmemizi sağlar. Hoşgörümüz sayesinde diğer insanları anlamaya başlarız ve onlarla iletişim kurarız.Hoşgörülü insan olmak; insanın değer

CHP çatısı hep sağlam olmalı

Hep bir CHP’li olarak kendi partimi, kol kırılır gen içinde kalır diyerekten eleştirmekten uzak durmuşumdur ama bazen de birbirimizin hatasını görüp uyarmak gerektiğini de inanıyorum. CHP de yanlış giden bir şeyler var bu kesin CHP nin yanında olan Halk ne kadar kendini parçalarsa parçalasın, gece gündüz çalışırsa çalışsın, CHP nin kök kadrosu kendini toplamadıktan sonra

Mobbing de nesi?

1. Giriş: Çalışanların psikolojik baskıya maruz kalması insanlık tarihiyle başlıyor. Ne varki bu durum bilim adamlarının 1980 yılından sonra yoğun biçimde ilgisini çekmiş. İşyerinde çalışanların veya yöneticilerin bir başka kişiye rahatsız edici, sistematik söz ve davranışlarda bulunması hepimizin çevremizde sıkça duyduğu bir durumdur. Aslında hepimizin çok yakından bildiği ama adını koyamadığı bir kavram mobbing. Bilhassa

Oradaydım

Yıl 1977.  Büyüklerimizin deyimiyle yaşım gereği aklım bir karış havada. Sanırım o günlerde bu günlere nazaran daha erken büyüyorduk. Ülkede Milliyetçi Cephe Koalisyon hükümeti var. Başbakan Süleyman Demirel, yardımcıları Necmettin Erbakan, Turhan Feyzioğlu ve Alparslan Türkeş. Pek hatırlamıyorum abilerimiz söylüyordu ‘Bir önceki yıl 1 Mayıs 1976 İşçi Bayramı gösterisi görkemli geçmiş’ bu yılında öyle olacağını

Acıların 40. Yılında 1 Mayıs

1 MAYIS işçi bayramı olarak sadece Türkiye de değil, tüm Dünya’da işçi kardeşlerimizin bayramı olarak kutlanıyor ya da kutlanmaya çalışılıyor. Ne var ki, birçok ülkede 1 Mayıs bayram havasında kutlanamıyor. Hala 1 Mayıs kutlamalarından korkan endişelenip evlerinden çıkmayan insanlar var. 1 Mayıs tarihte acı hikâyelerle dolu ama bu acı hikâyeler işçinin emekçinin haklarını aramak için

Yeni Soluk
YUKARI