• Saçınızı süpürge filan da etmeyin Saçınızı süpürge filan da etmeyin
  • Kendini Eleştire bilenler ! Kendini Eleştire bilenler !
  • Kumalık yasak değil miydi? Kumalık yasak değil miydi?
  • Memleketim memleketim, benim en hassas yerim! Memleketim memleketim, benim en hassas yerim!
  • Referandum saygımızı yok etme Referandum saygımızı yok etme
Saçınızı süpürge filan da etmeyin

Sevmek ne güzel kelime… Ne asil kelime değil mi? E peki madem kelimesi bu kadar güzel olanın duygusu da güzeldir o zaman. İyi ama neden kıymetini bilemiyoruz. Bu dünyayı neden zaman zaman sevdiklerimize ve kendimize dar ediyoruz. Biraz dikkat etmek gerçekten çok mu zor? Tıpkı sevdiğimiz bir yemeği bıkana kadar yemediğimiz gibi… Tıpkı çiçeklerimizi sabah

Kendini Eleştire bilenler !

İletişimde bulunduğumuz insanlara ne söylediğimiz kadar, neyi nasıl söylediğimiz de önemlidir. Eleştirilere açık olmak, insanın kendisini geliştirmesinin yolunu açtığı gibi, kendine ayna olmasında yardımcı olur. Herkes kendine bir öz eleştiri yapmalı, zaman zaman. Doğru bildiğimiz o kadar çok yanlış olduğunu zamanla öğreniyoruz ki, kendimiz bile şaşırıyoruz. Eleştiri her zaman, insan gelişiminin bir parçasıdır. Önemli olan

Kumalık yasak değil miydi?

Bu nasıl soru dediğinizi duyar gibiyim? Maalesef ki bu dönemde bile kumalıkları görüyoruz esperiler yapılıp, kumalığı onaylar gibi 4 karı alma hakkımız var diye konuşulan geyik muhabbetlerini de biliriz. Türkiye’de eskilere nazaran kumalık olaylarının görülmesi azalmış olsa da, kültür seviyesi düşük topluluklarda bunu normal gören insanlara da rastladığımız doğrudur. Bu konuda yapılan bir araştırma sonuçlarını

Memleketim memleketim, benim en hassas yerim!

İnsan içinde yaşadığı memleketini özler mi? Özler tabii. Bir türküde bir şiirde bir filmde gözü dolarak özler hem de. Alın yeni Türkiye’nizi verin bana eski Türkiye’mi. Varsın internet, cep telefonu olmasın. Varsın elimde jeton telefon kulübelerinde sıra bekleyim. Siyah önlüklü öğrenciler süslesin sokakları. Metro olmasın dakikalarca otobüs kuyruğunda bekleyim. Varsın marka kotum olmasın üstümde,  ayağımda

Referandum saygımızı yok etme

Yanlış giden bir şeyler var Türkiye’de, her seçim arifesinde tartışmalar olur. Ya da kime niçin oy verileceğiz diye tatlı sürtüşmeler yaşamışızdır, lakin bu sefer farklı ve bana göre yanlış olan bir şeyler var. Anlayışımıza ne oldu ya da hoşgörümüze, elimizden kayıp giden bu referandum arifesinde yoksa insanlığımız mı? Türkiye’de bu referandum sonunda sonuç ne olursa

Sevgili sevgilim

Dediklerine göre bugün sevgililer günüymüş. Sakın hediye seçeceğim diye strese girme. Sürpriz yapacağım diye de kendini zorlama. Bunlar kapitalist sistemin oyunları tamam boşver gitsin. Ben yapayım tüm sürprizleri o zaman. Sen sadece haberim olmadan iş çıkış saatime yakın işyerime gel. Ne dersin. Gölbaşına gider, kuşlara yem atarız. Gerçi sevgi çiçekleri açmamıştır daha ama olsun. Sahi

Neye tanıklık yaptığımız önemlidir

’Bugün dünyamız, sermaye düzeninin yasalarına göre yöneltilmekte ve bu düzenin temeli, üretim ve tüketim ilişkisine dayanmakta. Hiçbir şey, ama hiçbir şey bu düzenin dışında değildir. Eğitim, sağlık, bilgilenme, teknoloji, din, aşk, ahlak, edebiyat, sanat ve aklımıza gelen her şey bu düzenin, bu çarkın içinde yeniden anlamlanır.’’ Tüketim çılgınlığını insanlara empoze eden kapitalist sistem, bu düzenin

Uğurlu Kolyem

Büyülü ev, Uğurlu kazağım, Şans kolyem, İnanır mısınız bunlara? Ben inanırım. Yani enerjiye inanırım. Eşyalara, onları kullanan insanların enerjileri yüklenir. Ve bu enerjiler birikir. Hepimizin çok sayıda kazağı vardır. Ama birini her zaman giymek isteriz. Çünkü kendimizi iyi hissederiz. Yani çok mutlu bir anı yaşarken kolyemiz pozitif enerjimizi depolar. Başka birgün stresliyken o kolyemizi taktığımızda

Niye hep tek?

EGO SİSTEM II- Bir çocuk düşünün doğup büyüdüğü ailede ona, onda bir tuhaflık var gözüyle bakılıyor. Ailesinin doğru bildiği şekilde yetişmesi isteniyor ama aslında ailesinin doğru diye bildiği ve iyi niyetle çocuğuna uygulatmaya çalıştığı kurallar insanın öz varlığına aykırı; onu bu hayatta özünü gerçekleştirmekten alıkoyan kurallar. Bu çocuğun kibirli, dediğim dedik, sert mizaca sahip bir

CHP Referandum da ne yapabilir?

Dost acı söyler… Uzun zamandır süren tedavi olmamam nedeniyle de halen devam eden rahatsızlığımı bir kenara koyup, “Bugün itibariyle hastalanmak, moral motivasyon eksikliği, şu işim vardı, bu işim vardı gibi bahaneler yasaklanmıştır. Hayırlı bir iş için alanlardayız.” dedik ve sokağa çıktık. İlk iki günkü izlenimim: “İki günde 7 ilçe gezdim. İkisi hariç diğerlerine ‘varla yok

Yeni Soluk
YUKARI