• Krala Mektup Hilal Dokuzcan yazdı Krala Mektup
  • Çocuklarımızın Geleceği Çocuklarımızın Geleceği
  • ‘Kadına Şiddete Hayır’ diyerek hak hukuk aradık ama..! ‘Kadına Şiddete Hayır’ diyerek hak hukuk aradık ama..!
  • Kent yöneten şark kurnazları! Hasan Hınıslı yazdı... Kent yöneten şark kurnazları!
  • Simurg Olmak Zamanı Simurg Olmak Zamanı
Krala Mektup

İnsanlık en acılı yüzyıllarından birini tamamlayarak, iki büyük dünya savaşının ardından, yerel savaşların, terörün ve her türlü acımasızlığın içinde yeni bir döneme başladı. Bir tarafta teknoloji ve bilimsel gelişmeler sonucunda yeni hayat tarzları şekillenirken, 4.kuşak insan hakları, doğa ve hayvan hakları öne çıkarken, diğer tarafta açlık, yoksulluk, sömürü, göç, terör ve savaş sarmalı yer alıyor.

Çocuklarımızın Geleceği

Diş biliyorlar bana, ”Küçük insanlara, küçük erdemler gereklidir” dediğim için.                                                                                                          Nietzsche Başarı ve doğru karar ” İki insanı sevmez,” onu hak etmeyenleri ve ona henüz hazır olmayanları. Düşünce ve duyguların bir arada eylemlere yönelmesi, hayatımızın en önemli noktalarından biridir. Bizi bağımsız, aydınlanmış, sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler yapar. Bağımlı olmak ise ”Cesareti

‘Kadına Şiddete Hayır’ diyerek hak hukuk aradık ama..!

Türkiye’de öyle çok bizleri mutsuz eden şey var ki, neresinden tutsak elimizde kalıyor. Siyaset yazmak istesek, neresinden başlasak bir çıkmaz yola giriyoruz. Yanlışlarla doğruları ayıramaz hale geldik. Ya insanlar, ya halk ne durumda bilen var mı? Kadına şiddete hayır diyerek hak hukuk aradık ama ne oldu? Koskoca meclisin içinde sadece haklı inandığı düşünceler yüzünden bir

Kent yöneten şark kurnazları!

‘Şark kurnazları’, en güvenilmeyecek kişiler arasında yerini alması gereken insanlardandır. Birlikte bir işe giriştiğiniz zaman; her ne kadar iyimser yaklaşım sergileyip sizin yanınızdaymış hissi uyandırsa da, bu güvenin altında mutlaka kendi çıkarını koruyan ya da sizi görünmez bir çukura doğru itmeye çalışan bir düşünce olduğuna inanırım. Eğer bir karar alıyorsanız mutlaka her ihtimali göz önüne

Simurg Olmak Zamanı

Evrenin hikayesi, bizim hikayemizdir. Gerçek değerimiz, bu güzel evreni keşfetme ve anlama yeteneğimizde yatıyor. İnsanlar, dünya var olduğu günden bu gününe gelinceye kadar, önce masalları, destanları, hikayeleri ve mitolojinin sıra dışı gösterilerini çağırdılar. Düşlerden ve ümitlerden süzülen masallar, mitolojinin sıra dışı gösterileri her zaman yanlarındaydı. Yanıtların dili değişse bile, özü hiç değişmiyordu. ‘’Simurglar, namı diğer

Dünyanın düzeni: Ego sistem

2017’ye yeni umutlarla girerken elim bir terör saldırısı ile uyandık sabah sabah. Yılbaşı kutluyorlar diye acımasızca öldürülen masum insanlar! Bu olaya artık ne yorumda bulunacağımı bilemedim, işin özetini dört farklı yazara bırakayım dedim; Ahmet Hakan, Doğan Cüceloğlu, George Orwell ve Dante Alighieri. Sayın Ahmet Hakan 03.01.2017 tarihli köşe yazısında diyor ki; “SANA NE’ DEMEYİ ÖĞRENMELİYİZ!”

Doğurganlık sana özel değil

Bazı kadınların bazı hareketleri kadın olmama rağmen beni çileden çıkartıyorsa, bu tür kadınların etrafındaki erkekleri düşünmek bile istemiyorum. Anne olmak 9 ay karnında bir çanlı taşıyıp onu dünyaya getirmek kadar kutsal güzel hiçbir şey olamaz ama diğer taraftan biz kadınlara verilmiş bu mucizeyi kullanmamıza sebep de olamaz diye düşünüyorum. Doğurganlık, Dünya var olduğundan bu yana

Tren de ters oturmak!

‘Geçmişte yaşamak’ hızlı tren de ters koltuklara oturmak gibidir. Gideceğiniz yoları değil, geçtiğiniz yolları görürsünüz. Aslında çok anlamsızdır çokta sıkıcıdır. Yollar geçer, zaman geçer ama o yolları bir türlü arkanızda bırakamazsınız. Sürekli baktığınız yöndedir! ‘Gelecek’ yolu değil, ‘geçtiğiniz’ yolu görürsünüz… Bazen dışarı bakmak istemezsiniz, başınızı döndürür, midenizi bulandırır. Normal olanı; doğru koltuğa oturup, ileriye, gideceğiniz

“Ah CHP vah CHP”

Cuma günü saat 18.00’e az kala soL portalın son 11 haberinden dördü CHP ile ilgiliydi. Birinde Kılıçdaroğlu kendilerinin de ülkücü olduğunu söylüyordu. Bir diğerinde yine Kılıçdaroğlu memleketin meselesini AKP’nin yönetememesi olarak tarif ediyordu. Üçüncüsünde yönetememe sorunundan vazife çıkartmış olduğunu düşünebileceğimiz bir milletvekili, Mehmet Bekaroğlu Rize’deki Atatürk heykelinin kaldırılması konusunda AKP’yi rahatlatmayı iş edinmiş, bunun bir

Kötü dünya sendromu

Dünyayı güzellik kurtarmıyor artık ve bir insanı sevmekle başlamıyor her şey. Günümüzde sevmek yeterli kalmıyor dünyayı kurtarmaya! Tam Rusya büyükelçisinin silahlı saldırıda hayatını kaybetmesini yazıyordum ki bir terör haberi de Berlin ve İsviçre’den geldi. Yine insanlar hayatlarını kaybetti yine çok sayıda yaralı var… Nazım ustanın dediği gibi “ Ne acayip iştir ki bu ne mene

Yeni Soluk
YUKARI