• Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk

Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Kongre planı önceden kurgulandığı gibi tıkır tıkır işliyordu. Geçen kongre de sertleşen Karadenizli, Göçmen, Alevi ayrışması çok farklı bir noktaya doğru gidiyordu. Bunun için kurgulananlar iyi bir senaristin elinden geçmesi için Ankara Söğütözü’nde senaryolaştırıldı.  Talimat kandırılan Genel başkandan, başrol de ise; Ankara’da bulunan birkaç İstanbullu olup, birkaç tane de İstanbul’da yerel siyasetçi dolgu taşı yapılacak ve yola öyle devam edilecekti.

Plan çok basitti!

Çatalca göçmen, Beylikdüzü Karadenizli, Maltepe Alevi olarak bu işin içinde rol alacak birkaç kişi ise dışlanmamak adına mecburiyetten ve de Canpolat düşmanlığından dolayı destek vermek zorunda kalacaktı. Bunlar Büyükçekmece ve Beylikdüzü’nde tutunamayan lakin yıllardır siyasi nüfuzunu kullanarak varlığını sürdüren isimlerden mütevellit bir kesim ile sol’un desteğini almak için de, solcu ya da sola yakın bir isim gerekiyordu(!)

Kafalarındaki isim Kaftancıoğlu değildi. Lakin kafalarındaki o ismin karşılığı olmayıp adaylaştırılırsa imkânsızı zorlamak olurdu. Kurban olarak Canan Kaftancıoğlu seçildi. Çünkü Kaftancıoğlu’nun geçmişi, militan duruşu bir türlü yakasını bırakmıyordu. Kazanırsa iktidar muhakkak saldırırdı.  Bu saldırılar belli bir düzeye gelince de; “ya kendisi istifa eder, ya da istifası istenilerek yerine çok arzu edilen o kişi monte edilirdi.” Bunun içinde kongrede blok listede ısrar edildi ki, amaç; sağlam fire vermeyecek bir ekip oluşturmaktı. Lakin bu da olmadı, çünkü ilçelerdeki delegeyi yazan ekipler, kendi talepleri doğrultusunda bu oyunu bozdular ve “kendi adamları olsun da nasıl olursa olsun” tipindeki birçok kişiyi yönetim listelerine yazdırdılar(!)

Kutsal İttifak

Merkez sağ siyasetten sürekli etkilenen Kılıçdaroğlu için 81 il içinde 5 veya 6 olan Alevi il başkanı gibi Canpolat’ta yok hükmündeydi. Buna rağmen Canpolat oldukça güçlüydü. Listesini kurmaylarına bırakmayıp kendisi yapsaydı Ankara’ya ve Kılıçdaroğlu’nun o gün taktığı mor kravata rağmen kongreyi çok rahat alacak pozisyondaydı. Sonuçta örgüt ile arasında bağ kurabileceği bir İl başkanlığı makamı vardı. Rakibi Canan Kaftancıoğlu’nun ise birkaç tutunacağı vardı; Kadın olması, Canpolat’tan memnun olmayan ilçeler, eski ekibi vs vs. Lakin somut olan ise Canpolat’ın İl başkanı olmasıydı… Canpolat’ın kurmayları yanlış yaptı ve il delegesi olmayan 39 ismi ya kurultay delegesi, ya disiplin ya da yönetim kurulu üyesi olarak yazdılar ve yenilgiye davetiye çıkarttılar…

Kılıçdaroğlu’nun mor kravatını, belediye başkanlarına yaptığı yönlendirmelerden anlayabiliriz. İnanmayan Çatalca belediye Başkanı Cem Kara ile kongreden bir gün önce telefonda ‘ne konuşmuş’ bunu bir araştırsın…

Kontrolü kolay listeler

Her iki tarafında seçim kazanmak için yaptıkları listelerdeki isimlerin hemen hemen birçoğundan listeler açıklanmadan haberimiz oldu. Durum pekte iyi değildi. Listelere yazılanların yüzde sekseni siyasette pek tutulmayan ortalamanın altında isimlerdi. Hele Canpolat’ın kurmaylarının hazırladığı listesi tam bir çöküntüydü. Listedekilerden biri çıkıp Kerbela ’yı, İmam Hüseyin’i siyasete alet edince belki de 20 oy diğer listeye geçti… Her iki taraf içinde söylüyorum, “listeler devasa kent İstanbul için tam bir hayal kırıklığı”…

Mahallelerde başlayıp İl’e kadar devam eden kongre sürecinde yenisoluk.com olarak tarafsız yansız olmak için elimizden geleni yaptık. Yaptığımız tüm röportajların videolarını da yayınlamamıza rağmen azda olsa suçlayanları duyuyorduk. Hemen hemen tüm taraflar bizi suçladı, çünkü onlardan yana değildik. Aslında biz hiç kimseden yana değildik. Yanında olduğumuz tek şey; ön atama yapılmadan seçim kazanan her kim olursa olsun ilkesel olarak bunu savunmaktı ve bizde onu yaptık.

Kongreye geri dönelim; Bu kongrede “önceden atama yapılmadan göğüs göğüse bir mücadele sürecinden geçtiği için ‘kadın olma pozitif ayrımcılığı dengesini gözeten ilkesel duruşumuz’ Kaftancıoğlu için de aynen devam edecektir…” Bunun yanı sıra yaptığı her yanlışı eleştirmekten de geri durmayacağız.

Kaftancıoğlu için üzüleceğiz

Tecrübedir, geçmişi insanın yakasını ne yaparsan yap bir türlü bırakmaz, bırakmıyor da. Mevcut iktidarın pragmatist ve saldırgan siyaseti Canan Kaftancıoğlu gibi bir ‘aktivist’in siyasetini kontrol altına almak için delilleri dosyalar. Günümüzde evlerdeki albümler sandığa kaldırıldı, dijital ortam bir albüm olarak arşivleniyor. Bu durum ortadayken kendisi bile son 10 günde kesin aday olabileceğine inanan Kaftancıoğlu’na verdiler coşkuyu ve adaylaştırdılar.

Çok iyi biliyorlardı ki Kaftancıoğlu’nun geçmişi yakasını bırakmayacak ve başkanlığı nihayetinde ya bırakacak ya da bıraktırılacak…

Yönetime aldıkları özellikle ‘bir kişi’ CHP Genel Merkezinin 13. katının birebir güvendiği biri olup, koltuğun asıl sahibi yapılacak. Ve hemen ardından 2019 seçimlerinde ise Akif Hamzaçebi’ye İstanbul’un kapıları açılacağı gibi Ankara’da pusuda bekleyen birçok milletvekiline İlçe belediye başkanlıklarının yolu açılacak, bundan sonra pek te fazla önemi kalmayacak olan milletvekilliğine ise kendi içlerinden birileri getirilecektir.

Şunu kimse unutmasın; Parlamentonun bu haliyle işlevsiz kaldığı için siyasette konumlanma değişti. Eskiden Milletvekilleri, belediye Başkanlarını belirlerdi bundan sonra Belediye başkanları milletvekillerini belirleyecek…

Biz buradan iddia ediyoruz CHP’de siyaset yapan birçok siyasi için 2019 pekte umurlarında değil. Zaten bu birçok zengin gibi onlarında bir kısmı kesin yurtdışında hayatını idama ettirecek yatırımları yapmışlardır bile. Bu nedenle bu operasyon uzun vadeli olmayıp sadece önümüzdeki Kurultaya ve yerel seçimlere yöneliktir.

Buradan iddiamızı tekrarlıyoruz; Canan Kaftancıoğlu’nu bu siyasetçiler yiyecek, yiyemezlerse de milletvekilliği ya da bir ilçede belediye başkanlığı vaadiyle istifasını sağlayarak bu kongreyi kazanamayan kendi adaylarını yönetim kurulu içerisinde yapılacak bir oylama ile başkan seçtirecekler…

Selahattin Demirtaş gerçeği!

Meryem Göktepe, Aysel Ocak,  Zeynep Altıok ve Canan Kaftancıoğlu Brüksel’e Toplumsal Bellek Platformu, bileşenlerinden Faili Meçhul Aileleri olarak etkinliklere davet edilirler. Aynı toplantıda CHP Avrupa temsilcisi de vardır. Bir mola sırasında gittikleri lokantada Selahattin Demirtaş ile karşılaşır ve orada bir fotoğraf çektirirler. Açıklaması bu kadar basit… Benim anlamadığım şey; bu fotoğraf sabıka mı? Buradan suçlayacaksanız, ilk fırsatta bende bulduğum herhangi bir yerde, Figen Yüksekdağ ya da Selahattin Demirtaş ile fotoğraf çektireceğim(Umarım çok kısa sürede dışarı çıkarlar)… Kimse şunu unutmasın; bu ülkede birlikte yaşıyoruz ve biz bir arada yaşamak için yaratılmış insanoğluyuz… MHP’lilerle HDP’lilerin, HDP’lilerle AKP’lilerin, AKP’lilerle CHP’lilerin, CHP’lilerle HDP’lilerin binlerce fotoğrafı var. Buradan hareket bel altı vurmaktır… Sahi, siz CHP’liler, Temel Karamollaoğlu ile görüşen, tokalaşıp fotoğraf çektiren Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu için ne düşünüyorsunuz? Siyasette ve sosyal alanımızda insan tarafımızı unutmamamız gerek.

Şimdi Canpolat’a düşen görev…

Buradan bir iki kelime de Canpolat’a edeceğim. Seversiniz sevmezsiniz Cemal Canpolat zamanında hiçbir şey yapılmadı diyenlere Gezi eylemlerinde gezinin yanına yaklaşmayan il başkanını hatırlatarak; (yönetim kurulundan Canan Kaftancıoğlu, Mehmet Aslan gibi şuan hatırlayamadığım birkaç ismi tenzih ediyorum) İstanbul da 200 civarında faaliyet yapıldı. Bunların tamamına yakınına Kılıçdaroğlu da katıldı. Kılıçdaroğlu’na saldırı yapıldı aynı akşam binlerce CHP’liyle İstiklal Caddesi baştan sona kadar dolduruldu. Maltepe mitingi organize edildi. 24 Temmuz mitinginde bir milyonu aşkın kitle Taksim’de toplandı. Her ilçe de eğitim yapıldı. Bundan sonrasını kendi raporlarından edinirsiniz… Ben buradan Cemal Canpolat’tan bir şey istiyorum; Sayın Canpolat siyaset Baronlarının Kaftancıoğlu üzerinde tasarruf yapmasının engellenmesi için sizin de desteğinize ihtiyacı olacaktır. Zamanı geldiğinde bu desteği lütfen esirgemeyin…

Yeni Soluk
YUKARI