Aziz Yıldırım: Sosyal demokratım, cezaevindeyken Nazım Hikmet, Ahmet Arif okurdum

Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, ‘Sosyal demokrat biriyim, Metris’teyken bol bol Nazım Hikmet, Ahmet Arif okurdum’ açıklamasında bulundu.

Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, NTV‘nin “en güzel buluşmalar” programına konuk oldu. Yıldırım, başkanlığı süresince yaşadıklarını ve bundan sonraki plânlarını anlattı.

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 20 yıl başkanlığını yaptıktan sonra “spor hayatından önce yürüttüğü inşaat mühendisliği mesleğine geri döndüğünü” belirten Aziz Yıldırım, “Benim için Fenerbahçe dönemi bitmiştir, ben bundan sonra yalnızca Fenerbahçe taraftarıyım. Yöneticilikteki kadar alakam ve ilgim olmaz ve hiçbir zaman Fenerbahçe politikalarının içinde yer almam. Ben bundan sonra Fenerbahçe ile ilgili bana sataşılmadığı sürece, bana karalama yapılmadığı müddetçe Fenerbahçe ile ilgili hiçbir yorumda bulunmam ve hiçbir konuda da fikrimi beyan etmem. Ama bana karşı yalan olan, yanlış olan şeyler söylenirse onlara cevabı veririm. Benim için Fenerbahçe defteri kapanmıştır” dedi.

1998’de bir oy farkla Fenerbahçe başkanı seçilen, 2018 yılına kadar aralıksız başkan olan ve 4 Haziran 2018’de başkanlık koltuğunu Ali Koç’a kaptıran Aziz Yıldırım, NTV’de katıldığı bir programda dikkat çeken sözler sarf etti.

Yıldırım, “Sosyal demokratım, cezaevindeyken Nazım Hikmet okurdum” diye konuştu.

“5 SENE SONRA GERÇEK YÜZLERİNE VURMAYA BAŞLAYACAK”

Hapishane günlerini anlatan Yıldırım, “Başkanlık sonrası aleyhime konuşamayanlar, konuşuyorlar. 5 sene sonra gerçek yüzlerine vurmaya başlayacak. Bütün Fenerbahçe’ye baksınlar; her şeyi Aziz Yıldırım yaptı” ifadelerini kullandı.

“TÜRK SPORUNA YAPTIĞIĞIM KATKIYI BİR DAHA KİMSE YAPAMAZ”

Türk sporuna önemli katkı yaptığını savunan Yıldırım, “Türk sporuna yaptığım katkıyı bundan sonra kimse yapamaz. 20 yıllık süreçte hangisinin başarı ya da başarısızlık olduğunu kamuoyu takdir edecek. Şu başarı veya başarısızlık demem yanlış olur. En azından stadını ilk defa Fenerbahçe kendisi yaptı. Aziz Yıldırım ve arkadaşları yaptı. Kendi kaynaklarımızdan bankarlarla Fenerbahçe adıyla o stadı yaptık. O stadın yapımıyla beraber Türkiye’de devlet bütün şehirlerde bütün takımlara statlar yapmaya başladı. Bu ileride mesela 10 sene sonra kendini daha belirleyici hale gelecektir. Bu statlarla Türk sporu daha ileriye gidecektir. En azından bunu yaptık. Salonu yaptım. Fenerbahçe’ye tesisler yaptım. Bunun yanında da ekonomik olarak muazzam bir pozisyona getirdim” yorumunda bulundu.

 

“FENERBAHÇE, TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ KULÜBÜDÜR”

3 Temmuz’dan sonra ekonomik olarak sıkıntıya girdiklerini vurgulayan Yıldırım, “2011’deki 3 Temmuz’dan sonra ekonomik sıkıntıya girdik. Bu sıkıntıların nedeni de budur. Bu süreç içerisinde Ortega’yı, Baliç’i, Hooijdonk’u, Alex’i, Anelka’yı 25 yaşında Türkiye’ye getirdim. Roberto Carlos şampiyon olduğu gecenin ertesi günü Türkiye’ye geldi. Fenerbahçe geçmişte Yugoslav ve orta sınıf transferler yapıyordu. Birdenbire çok büyük noktalara getirdik. Türkiye’de diğer kulüpler de bunu yapmaya başladı, başardılar. Bütçenin çok veya az olmasından dolayı transfer yapmazsınız. Kulüp politikasına bağlı. Bir transfer yaparsınız ve dersiniz geçmişte bizim yaptığımız gibi ‘Önemli oyuncular getireceğiz ve kulübü dünyaya tanıtacağız. Bununla seyirci artıracağız, forma sattıracağız, ekonomik olarak daha güçlü hale geleceğiz’ dersiniz. Politika budur. Bir tane oyuncuyu yalnız bir sene alırsınız, kulüp onunla 10 sene idare eder. Biz her sene bir oyuncu getirdik. Kulübün şartlarını zorlayarak yaptık. O zaman da şartlar böyleydi. Geçen sene 11 oyuncu aldığımızda da bütün şartlar aynıydı. Kulüp yönetimi isterse yapabilir ama o yönetimin düşüncesine bağlı. O şekilde düşünüyorum ve takip ediyorum. Fenerbahçe, Türkiye’nin en önemli kulübüdür. Fenerbahçe ne kadar ileri giderse Türk sporu da o kadar atılım yapacaktır. Onun için hepimiz Fenerbahçe’yi destekleyelim” dedi.

“3 TEMMUZ SONRASI BANA DÜŞENİ YAPTIM”

3 Temmuz öncesi kulubün ekonomik olarak iyi seviyelerde olduğunu kaydeden Yıldırım, “Forbes’ta en zengin kulüpler sıralamasında 10 kulüp içerisinde 18-19’lardaydık. Başarı yakaladık ama 3 Temmuz’da bunlar gölgelendi. 3 Temmuz’da 1 sene yattım. Ben bana düşeni yaptım. Artık olmayacak bir şey için yapar mısın demek yanlış. Görevde olanlar böyle bir şey olursa onlar o görevi yapacaklar” dedi.

HAPİSHANE GÜNLERİ NASIL GEÇTİ?

Aziz Yıldırım, hapishanedeki 12 ayını ise şöyle anlattı:

“Hatıra çok. Yalnız bir odada kalıyordum. Diğerleri grup olarak, 8’er 10’ar kişi kalıyordu. Bir gece kapı çalıyor. Ramazan ayı. Oruç, sahurda kapı çalıyor ve bizim Tamer bey, heyecanla uyku sersemi olarak kalkıyor. ‘Kim o kim o?’ diye bağırıyor. Bizim Bülent bağırıyor ‘Hırsız hırsız’. Merdivenlerden aşağı iniyor, bakıyorlar ki sorumlulardan birisi yemek getirmiş. Yemeği kantinden yiyorduk. Devamlı konserve yiyordum. Arada sırada dışarıdan tavuk getiriyorlardı. Onları yedik, onların dışında oradaki insanlar nasıl yaşıyorsa biz de öyle yaşadık.

Kurallar neyse, hepimiz uyduğumuz için hiçbir sorun olmuyordu. Onlar da bize saygılı davrandılar. Hiçbir zaman mahkûm gibi davranmadılar. Şahsiyet ve kişiliğimize saygı gösterdiler. Oradaki kurallara uyguma çalıştık. Bir problem olmadan çıktık. Hapishane müdürü son çıktığım gün ‘görüşmek istiyorum’ dedi. ‘Gel’ dedim geldi. ‘Buraya çok insan gelip gitti. İlk günkü gelip ilk günkü gibi giden bir tek sizsiniz’ dedi.

Kendime saygılıydım. Bende olmayan bir hadiseden dolayı kendimi güçlü hissediyordum. Yapmış olsaydık, onların bizi suçladıklarında haklılık payı olsaydı, şahsım olarak dik duramazdım. Bir yerden siz kendiniz ‘ya biz yaptık, o zaman bunun cezasını çekmeliyiz’ deyip tepki koyamazdınız. Ben haklı olduğum için dik durdum, FETÖ’nun durumunda kimsenin konuşamadığı şeyleri biz söyledik.”

ALİ KOÇ’A KIRGIN MI?

Ali Koç’a kırgın olmadığını belirten Aziz Yıldırım “Benim için bitmiştir. Takılacak bir konum yok. 20 yıllık başkanlık yaptım. Son süreçte de kendimi mecbur hissettiğim için yapayım diyordum. Normalde bırakmam lazımdı çünkü ben Fenerbahçe’ye yaptım yapacağımı yani” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYA

Sosyal medyada kendisi için yazılan ve çizilenleri takip etmediğini belirten Aziz Yıldırım, “Kulüpte başkanlık yaptığımda da medyayı takip etmezdim. Sosyal medyayı hiç tanımam, bilmem. Bugünlerde galiba lehime yazılar yazılıyormuş. İnsanlar ‘Aziz Yıldırım yazdırıyor, çizdiriyor’ deniliyormuş. Sosyal medyada bir tane tanıdığım insan yok. Sosyal medyayı takip etmem de etmeyeceğim de” diye konuştu.



Yeni Soluk
YUKARI