Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Aydın olmak kendi bünyesinde yaşayıp başkaları için ölüm dâhil her şeyi göze alacak kadar gözü kara, sözü kararlı, kalemi kılıçtan keskin olabilmektir!

Ben aydın olmanın hangi zorluklarda hangi mayınlı yollarda yürümek, ateşten gömleği giymek olduğunu gençliğimde öğrenip bedelini senelerce ve hatta halen ödeyen biriyim. Ayrıca bu tür popülist siyasetin kişiliğime uygun olmadığını sıcak siyasetin içinde olmayıp daha çok dışarıdan siyaset üreteceğimi çok kereler söyleyip zaman zaman yazmıştım, sanırım dikkatli gözlerden kaçmamıştır.

Aydın olmanın tepkilere göğüs germek olduğunu, bir lokma uğruna onlara teslim olan çakma aydınları, naylon solcuları isim isim sıraladığım günlerde oldu.

Oysa aydın, var olan mevcut rejimin meşru olsa da olmasa da, demokrasi adına dünya sıralamalarında gerilerde kalsa da, seni okutsa da meşru olan bu okulları sana diploma verdi diye onun ayıbını söylemekten korkmamaktır.

Aydın olmak, karanlık denilince gece karanlığını değil karanlık işleri aklınıza getiren ve bir aydının görevi karanlığın olduğu her yerde orayı aydınlatmaktır. O karanlığın içinde kardeşi bile olsa onuda açıklayamıyor ve her şeye rağmen aydın olduğunu iddia etmesi ise sadece lafta aydındır yani lafı güzaftır!

Aydın olmak yazdıklarından dolayı ürküttüğün fincancı katırlarının etrafında dolanan onların kemiğiyle beslenen birkaç çakal tarafından ısırılmak ve canının yanmasıdır.

Aydın olmak çoğu zaman işsiz kalmaktır. Çocuğuna gelecek sağlayamamaktır, onu güzel okullarda okutamamaktır. Mutfağında öyle zaman olur ki aş yerine taş pişirmektir!

Aydın olmak bir pazar sabahı arabasının kontağını çevirmekle beraber bombalarla Uğur Mumcu gibi uğurlanmaktır!

Aydın olmak kızdırdığın yobaz sürüsü tarafından Sivas’ta bir otelde diri diri yakılmandır.

Aydın olmak yazdığın şiirlerin yüzünden 49 yaşında askerlik yaptırılma vaadiyle çağırılıp meçhul edilmek adına vatanından mülteci olmaktır Nazım gibi.

Aydın olmak delik bir ayakkabı ile ensenden yediğin 3 kurşunla yerde yatmaktır Hırant Dink gibi.

Aydın olmak Maçka’da katiller tarafından kurşuna dizilmektir Abdi İpekçi gibi!

Aydın olmak genç yaşındayken boynuna geçirilmiş çift düğümle ve boyunun uzunluğunu göz ardı edenler tarafından parmak uçlarının yere değerek can vermektir üç fidan gibi darağacında.

Aydın olmak; Sabahattin Ali, Doğan Öz, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Kemal Türkler, Musa Anter, Turan Dursun, Ümit Kaftancıoğlu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok olmaktır!

Kısacası Aydın olmak; iktidara da muhalefete de her daim bir çift sözü olmaktır bu ülkede!

Aydın olmak, mum olup ateşi sevmektir. Bu sevmek öyle bir sevmektir ki, ateş mumu yakıp eritmesine rağmen eriyip tükendiğinde ateşin sönmesine üzüleceğini bile bile sevmektir ateşi.

2011

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER