Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Çocuk, şiddeti unutmaz *Şiddet, bir insanın bir başka insana, isteği dışında; fiziksel, sözel ve  cinsel olarak tahrip edici güç uygulamasıdır.* Şiddet denildiğinde ilk akla gelen fiziksel şiddet ”dayak oluyor” oysa şiddet kapsamına giren ve derin izler bırakan o kadar çok şiddet türü var ki. Özellikle ”duygusal istismar” hemen her zaman diğer istismar tipleriyle beraber görülür.

Görünüşümüz, sözlerimiz ve tavırlarımız, kendimiz olma bütünlüğüdür. Bedenimiz yuvamız, gözler onun pencereleri, sözlerimiz de onun bildiricileridir. Ve yaşam; doğuştan bir haktır, hiç kimsenin tekelinde değildir. Kaldı ki her insan bir değerdir; kendinden, yaşamdan ve evrenden sorumludur. Yaşadıkça çoğalır, yaşamın anlamı yada yaşadıkça kendimizle hayat arasına görünmez tel örgüler çekeriz, her çarptığımızda canımız yanar… Tıpkı bir

Konfüçyus, fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olmanın önemi olmadığını, bilgi olmadan fikir sahibi olmanın tehlikeli olabileceğini çok güzel ifade etmiş. Doğru bilgi  “gözlem, dinleme,okuma, sorgulama, anlama ve algılama gibi” bileşenlerin sonucunda elde edilir. Ve insan doğruya;  sevgi,akıl, mantık, merak yoluyla ulaşabilir. Yıllardır insanlara psikolojik manipülasyon uygulandı, uygulanmaya da devam ediliyor. Sorgulama,algılama,muhakeme,deneysel düşünme, analiz etme gibi zeka yetenekleri yıllarca zihinlere psikolojik manipülasyon yapılarak,  bilincin köreltilmesine ve

Aşırı kıskançlık  ”bencilliktir”  içinde sevgi yeşermez. ”Kıskançlık, hem başkalarının sahip olduğuna sahip olma isteği, hem de sahip olduğunu, başkasına kaptırma korkusu, bir ilişkinin veya bir kişinin yitirileceği endişesidir.” Her duygu gibi, kontrollü ve dengeli olduğu sürece zararlı olmaz. Kontrol edilmediği takdirde ”haset gibi” düşmanca bir duyguya dönüşür. Sağlıklı olmayan bu davranışlar iyi incelendiğinde, psikolojik bir

Yüzlerce beşikten, sayısız vedalarla, sayısız sevinçlerle ve yeni günlerin taşkınlığın da, sayısız hayatlarla karşılaştım. Bilirim; iç parçalayan insan seslerini, örtüsüz kimlikleri ve derin insan izlerini. İklimlerin dilinden öğrendim çocukluğumun ayak seslerini. O yüzden çocukların, insanca büyümeleri için ”gösterişe, teknoloji’ye” değil, öz güvene ve sevgiye ihtiyaçları var. Teknoloji’nin henüz evimizi talan etmediği günler de babalar işte,

Teknolojik aletlerin ”bilinçsiz ve amacını aşan kullanımı” beraberinde toplumsal ve sosyal bağları zayıflatan bir çağ yarattı ve  insan ÇAĞ YORGUNU. Teknoloji inanılmaz bir hızla gelişerek ilerliyor, sürekli gelişme gösteren bu teknik cihazlar, telefonlar, bilgisayarlar, tabletler, kendini güncellemeyen, iradesine sahip çıkamayan, oto kontrolü elinden bırakan insanı, sosyal hayattan biraz daha uzaklaştırıyor. Hızla gelişen bu teknoloji karşısında;

Hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar? Hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar… Charles Bukowski Farklılıklara saygı; insanların fikirlerine, yasam tarzına, hayata bakış açısına saygı göstermek ”farkındalık” duygusundan kaynaklanan ”olgun davranışların” toplamıdır. İnsanları, sırf kendi tercihlerinden, seçimlerinden dolayı yargılamamak, ön yargılı ve

Hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar? Hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar. Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar… Charles Bukowski Farklılıklara saygı; insanların fikirlerine, yasam tarzına, hayata bakış açısına saygı göstermek ”farkındalık” duygusundan kaynaklanan ”olgun davranışların” toplamıdır. İnsanları, sırf kendi tercihlerinden, seçimlerinden dolayı yargılamamak, ön yargılı ve

Özgürlük sağlık gibidir, varken sorgulanmaz, çantada keklik gözüyle bakılır, kaybedince farkına varılır. Henry C. Wallich  Her birey; yaşamak, maddi, manevi varlığını korumak ve geliştirmek hakkına sahiptir. Bu haklar; insanın doğuştan sahip olduğu, insanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Bunlar: düşünce ve kendini ifade etme özgürlüğü, basın, din ve vicdan özgürlüğü, sağlık ve eğitim de seçme

    Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz der Herakleitos, değişmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak.   Değişimin ve gelişimin gerçekleşebilmesi için;  düşüncelerimiz,seçimlerimiz ve yaşamımız arasındaki bağları araştırmaya başlamalıyız.  Seçimlerimizde ki farklılıklar, yaşamımızdaki farklılıkları oluşturur. Geçmiş bugünümüzü yaratmıştır ve bugünümüz de geleceğimizi yaratmaktadır.  Yaşam devam ederken; Sürekli arkasına bakan insanın yolu bitmez. Sadece gelecek üzerine endişe duymak da

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER