Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Dünya yeniden doğmuş gibi olsa/ Zaman dursa, sınırlar hiç olmasa/ Her gün, gökyüzünden güller yağsa, hiç solmasa/ Her şeye sevda değmiş olsa, gözyaşı unutulsa/ Ah mümkün olsa…/ Alınlarından öpebilsem, bütün dünya çocuklarının/ Bıraksam, günahsız bir dünya yanı başlarına/ Masal anlatır gibi, usulca çekip gitsem, onlar uyanmadan (!) Dünya barış günü; çocukların yüreğine korku,gözüne yaş düşüren, geleceklerini atom

Güçlü, akıllı, kendine güvenen kadınlar genelde yalnızdır denilse de, önce akıllı kadın kelimesinden ne anlaşıldığı ve ne anlatılmak istendiği tanımlanmalıdır. Burada anlatılmak istenen akıllı kadın; yaşam koşullarında işini her koşulda kendi başına yapan, yaşamak için gerekli parayı kazanan, kendi hayatına sahip çıkan mı, yoksa ay-küsü yüksek insan mı ? Burada ki akıllı kadın yalnızlığı da

    Saygı; bir davranış biçimidir, dar bir görüş değildir. Kişi ve kişilerin; birbirlerinin yaşam alanlarına, yaşam haklarına, fikirsel ve düşünsel farklılıklarına ön yargısız tutum sergilemeleridir.   Her birey, saygıya değer bir varlıktır bu nedenle hiç kimse kendinden faklı olanı hor görmeye, ötelemeye hakkı yoktur. ”Hangi dinden, dilden, coğrafyadan, düşünce ve fikirden olursa olsun herkesin;

üzülme herkesin tenine açtığı hüzünler var varlığından haber veren biz ki olur mu tene hüzün derdik anlamazdık başkalarının acılarını kaldır yüzünü yerden gözlerinin içine bak sevdiklerinin bir sen değilsin tene çizilen barışamadığımız nice hüzünler var varlığımızdan haber veren…   Acı duygusu, hepimizin bildiği gibi çok hakim ve etkili bir duygudur. En önemli etkisi de insanı

  Bir yanda; umutların, düşlerin, düşüncelerin Diğer yanda küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar Bir ekmek uğruna tükenmesi insanların Oysa; yarınlar hep güzel olacak diye vaat edilir Peki ya bugünler, dünün yarınları değil miydi ? Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden ”ete, paraya” sefil doymazlık. Ne olursa olsun ”farkındalık ve aydınlanmak” zihnin, yüreği anlama sürecidir.

Dilinde kelimeler, silerek bilmeyerek bir şeyler söylüyordu  Gülerek yaz geçti kış geçti, benden bir bahar geçti  Ben bahardan geçmedim…  Sanki başı göğsümde, eli elimdeydi, yaşamak sevmekten geçer diyerek  Belkide sevdim isteyerek….    Nazım Hikmet Ran   Sabahın ilk ışıkları gülümseyerek yayılıyor odalarımıza… Bu durum, hüzünlerimizden arınmaya bir davet olsa gerek. Yaşama yeni bir başlangıç yapmanın

Herkes kendi başının çaresine bakmaya başlayınca bireysellik zedelenmektedir.  Bağımsızlık, özgürlük tutkusu, hoşgörü, hakkaniyet duygusu gibi en beğendiğimiz insani özellikler bireysel olduğu kadar toplumsal özelliklerdir. Gelişmiş birey, gelişmiş bir toplumun ürünüdür. Bireyin gelişimi sağlıklı toplumlar oluşturur. Sağlıklı toplumlar da sağlıklı bireyler yetiştirir.  Pek çok insan yalnız gördüğüyle dünyayı algılar, aldığı kadarıyla yorumlar. Kararları kesin ve sorguya

Yeni Soluk
YUKARI