Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Yaşamak aşkına Bilim aşkına Ekmek aşkına Emek aşkına Cehaleti gömeriz zindanlara derken Bir masada oturmuş İnsanlık bozan düzenbazlar Kılıçtan keskin olmuş söz Şeytana ortam hazırlar Kalksın sınırlar Ekilsin toprağa insanlık sevgisi Ve onurlu yaşamanın bilinçli aydınlığında Yıkacağız bilinç dışının karanlık yanı cehaleti[OK] Hepimiz aynı evrenin çocuklarıyız. Ayrı yollardan aynı olmasa da adına barış denilen, acı

Yaşamın, insanlar elinde acı çekmesine öfkeliyim. Para için değerlerini satanlara, din üzerinden politika yapanlara, milli kimlik üzerinden insan yakanlara, etnik kökeninden dolayı insanları utanca boğanlara, senlik benlik kavgası çıkaranlara, nifak tohumlarını acımazsızca üleştirenlere öfkeliyim. Dünyanın namuslu namussuzlarına öfkeliyim. Herkes mutlu, herkes tok, cümle alem cennet uykusunda. Dünyada sadece savaş olmalı, haramiler rahat yaşamalı, diğer kalan

İnanmak; içimizde ki motorları çalıştıracak ateşleme düğmesidir. Başarı ve mutluluk; başaracağım ve başardım diyebilenlerin ve inananların dır. Ben yapamam diyen ve yapamayanlar her zaman birilerini suçlayacak bahane ve mazeretler yaratıp bunların arkasına sığınacaklardır. Kendi yaşamlarına sahip çıkanlar ve yaşamın insana verilen en güzel hediye olduğuna inananlar ise umut etmekten,inanmaktan asla vazgeçmeyeceklerdir. Bu gerçeği savunurken, önce

  Hayata önce istemlerle yelken açarız ”istemek başlangıçsa” varışa giden yol da emek, mücadele, özen ister. Aslında her şeyde burada başlar. Önce ”düşlerimizin içinde” büyütürüz isteklerimizi, yaşama dair arzularımızı. Sonra yaşamın içinde eylemlere dökeriz. Eyleme dönüşmeyen, emek verilmeden, mücadele edilmeden kazanılan her şey zamanla kendi kısır döngüsüne dönüyor. Hayatımıza bir bütünlük içerisinde baktığımızda ise yadsınamaz

12.Eylül;   Liderler, tarihe; esareti yıkıp özgürlüğü getirir. O dönemin tarihe düşen liderleri ise; boyunlarına ilmek geçirilen genç fidanlardı.   Sağcısı, solcusu  hepsi evlat, kardeş, sevgiliydi. Hiç bir şey;  bu insan kıyımlarını haklı bir mazerete dayandıramaz. O fidanlar mezarsız, bilinmeyen yerlerde toprakla, kucak kucağa.   Ne olursa olsun hiç bir ülkede demokrasi  biri ve birilerinin

Dünya yeniden doğmuş gibi olsa/ Zaman dursa, sınırlar hiç olmasa/ Her gün, gökyüzünden güller yağsa, hiç solmasa/ Her şeye sevda değmiş olsa, gözyaşı unutulsa/ Ah mümkün olsa…/ Alınlarından öpebilsem, bütün dünya çocuklarının/ Bıraksam, günahsız bir dünya yanı başlarına/ Masal anlatır gibi, usulca çekip gitsem, onlar uyanmadan (!) Dünya barış günü; çocukların yüreğine korku,gözüne yaş düşüren, geleceklerini atom

Güçlü, akıllı, kendine güvenen kadınlar genelde yalnızdır denilse de, önce akıllı kadın kelimesinden ne anlaşıldığı ve ne anlatılmak istendiği tanımlanmalıdır. Burada anlatılmak istenen akıllı kadın; yaşam koşullarında işini her koşulda kendi başına yapan, yaşamak için gerekli parayı kazanan, kendi hayatına sahip çıkan mı, yoksa ay-küsü yüksek insan mı ? Burada ki akıllı kadın yalnızlığı da

    Saygı; bir davranış biçimidir, dar bir görüş değildir. Kişi ve kişilerin; birbirlerinin yaşam alanlarına, yaşam haklarına, fikirsel ve düşünsel farklılıklarına ön yargısız tutum sergilemeleridir.   Her birey, saygıya değer bir varlıktır bu nedenle hiç kimse kendinden faklı olanı hor görmeye, ötelemeye hakkı yoktur. ”Hangi dinden, dilden, coğrafyadan, düşünce ve fikirden olursa olsun herkesin;

üzülme herkesin tenine açtığı hüzünler var varlığından haber veren biz ki olur mu tene hüzün derdik anlamazdık başkalarının acılarını kaldır yüzünü yerden gözlerinin içine bak sevdiklerinin bir sen değilsin tene çizilen barışamadığımız nice hüzünler var varlığımızdan haber veren…   Acı duygusu, hepimizin bildiği gibi çok hakim ve etkili bir duygudur. En önemli etkisi de insanı

  Bir yanda; umutların, düşlerin, düşüncelerin Diğer yanda küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar Bir ekmek uğruna tükenmesi insanların Oysa; yarınlar hep güzel olacak diye vaat edilir Peki ya bugünler, dünün yarınları değil miydi ? Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden ”ete, paraya” sefil doymazlık. Ne olursa olsun ”farkındalık ve aydınlanmak” zihnin, yüreği anlama sürecidir.

Yeni Soluk
YUKARI