Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

    Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz der Herakleitos, değişmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak.   Değişimin ve gelişimin gerçekleşebilmesi için;  düşüncelerimiz,seçimlerimiz ve yaşamımız arasındaki bağları araştırmaya başlamalıyız.  Seçimlerimizde ki farklılıklar, yaşamımızdaki farklılıkları oluşturur. Geçmiş bugünümüzü yaratmıştır ve bugünümüz de geleceğimizi yaratmaktadır.  Yaşam devam ederken; Sürekli arkasına bakan insanın yolu bitmez. Sadece gelecek üzerine endişe duymak da

    ‘Cehennemin en karanlık yerleri, buhran zamanlarında tarafsız kalanlara ayrılmıştır.’ Dan Brown   Yüreğim konuşurken, ben susamam; susarsam, bir ölüden ne farkım var ?   ”Tarafsız davranmak; olaylar karşısında adil olmaktır ”adil olmak”eşit olmak demek değildir.” Haklıyla haksızı,  menfaat gözetmeden; mülkiyet telaşına düşmeden ayırt edebilmek ”körleri,sağırları oynamadan” doğruyu bulabilmektir, tarafsız davranmak…   ”Tarafsız kalmak

  oğlum ilkelerin olacak seni satın alamayacaklar aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın paranın satın alamayacağı yoktur herkesin fiyatı vardır gibi sözlere kanmayacaksın onurunla kimliğinle ve beyninle akıllı yaşayacaksın üreteceksin, seveceksin, sevileceksin inançlarının arkasında duracaksın sevgilerin karşılıksız yardımların gizli olacak seni attan ottan ayıran özelliğin farkına varacaksın çünkü sen insansın ve bunu yakaladığın gün bembeyaz yaşayacaksın diyor şiirinde Müjdat

Karamsar insanlar, olayların en kötü tarafına bakarlar. Yapabilirim duygusundan ziyade ”yapamam” derler. Geleceğe dair ümitleri yoktur, her şeyin kötü tarafına yoğunlaşırlar. Olumlu düşünmek, olumlamak sanki daha kötüymüş gibi, hep şikayet ve mazeretler vardır. Hayatta ki olumsuzluklar dan yakınırken felaket tellallığına bürünür dinleyeni ve aynı ortamı paylaşan insanları tedirgin,huzursuz ederler. Bu tarz insanlar, hayatların da hep

Yaşamak aşkına Bilim aşkına Ekmek aşkına Emek aşkına Cehaleti gömeriz zindanlara derken Bir masada oturmuş İnsanlık bozan düzenbazlar Kılıçtan keskin olmuş söz Şeytana ortam hazırlar Kalksın sınırlar Ekilsin toprağa insanlık sevgisi Ve onurlu yaşamanın bilinçli aydınlığında Yıkacağız bilinç dışının karanlık yanı cehaleti[OK] Hepimiz aynı evrenin çocuklarıyız. Ayrı yollardan aynı olmasa da adına barış denilen, acı

Yaşamın, insanlar elinde acı çekmesine öfkeliyim. Para için değerlerini satanlara, din üzerinden politika yapanlara, milli kimlik üzerinden insan yakanlara, etnik kökeninden dolayı insanları utanca boğanlara, senlik benlik kavgası çıkaranlara, nifak tohumlarını acımazsızca üleştirenlere öfkeliyim. Dünyanın namuslu namussuzlarına öfkeliyim. Herkes mutlu, herkes tok, cümle alem cennet uykusunda. Dünyada sadece savaş olmalı, haramiler rahat yaşamalı, diğer kalan

İnanmak; içimizde ki motorları çalıştıracak ateşleme düğmesidir. Başarı ve mutluluk; başaracağım ve başardım diyebilenlerin ve inananların dır. Ben yapamam diyen ve yapamayanlar her zaman birilerini suçlayacak bahane ve mazeretler yaratıp bunların arkasına sığınacaklardır. Kendi yaşamlarına sahip çıkanlar ve yaşamın insana verilen en güzel hediye olduğuna inananlar ise umut etmekten,inanmaktan asla vazgeçmeyeceklerdir. Bu gerçeği savunurken, önce

  Hayata önce istemlerle yelken açarız ”istemek başlangıçsa” varışa giden yol da emek, mücadele, özen ister. Aslında her şeyde burada başlar. Önce ”düşlerimizin içinde” büyütürüz isteklerimizi, yaşama dair arzularımızı. Sonra yaşamın içinde eylemlere dökeriz. Eyleme dönüşmeyen, emek verilmeden, mücadele edilmeden kazanılan her şey zamanla kendi kısır döngüsüne dönüyor. Hayatımıza bir bütünlük içerisinde baktığımızda ise yadsınamaz

12.Eylül;   Liderler, tarihe; esareti yıkıp özgürlüğü getirir. O dönemin tarihe düşen liderleri ise; boyunlarına ilmek geçirilen genç fidanlardı.   Sağcısı, solcusu  hepsi evlat, kardeş, sevgiliydi. Hiç bir şey;  bu insan kıyımlarını haklı bir mazerete dayandıramaz. O fidanlar mezarsız, bilinmeyen yerlerde toprakla, kucak kucağa.   Ne olursa olsun hiç bir ülkede demokrasi  biri ve birilerinin

Dünya yeniden doğmuş gibi olsa/ Zaman dursa, sınırlar hiç olmasa/ Her gün, gökyüzünden güller yağsa, hiç solmasa/ Her şeye sevda değmiş olsa, gözyaşı unutulsa/ Ah mümkün olsa…/ Alınlarından öpebilsem, bütün dünya çocuklarının/ Bıraksam, günahsız bir dünya yanı başlarına/ Masal anlatır gibi, usulca çekip gitsem, onlar uyanmadan (!) Dünya barış günü; çocukların yüreğine korku,gözüne yaş düşüren, geleceklerini atom

Yeni Soluk
YUKARI