Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Saygı; kişi ve kişilerin, birbirlerinin yaşam alanlarına, yaşam haklarına, fikirsel, düşünsel farklılıklarına ön yargısız tutum sergilemeleridir. Saygı kavramı genellikle kişi ve kişiler üzerinden tanımlansada, değerliliği ve yararlığı olan, üreten, başkalarının yaşam alanlarına rahatsızlık vermekten çekinen ve evrene karşı sorumluluk duygusuyla hareket eden bir duygudur. Her birey, saygıya değer bir varlıktır. Hiç kimse kendinden faklı olanı

Pek çok insan hayata bakar, ama onu yaşamaz… Onların gördükleri hayatın gölgesidir… Onlar ne hayatı yaşamaya cesaret ederler ne de hayatın ruhunu, kendilerine sunulduğu gibi anlarlar. Hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesimizin yankısını duyarak yaşamın anlamını keşfedemeyiz. Kültürel ve sanatsal anlamda farkındalık oluşturmamış bir toplumda çağdaş değerlerden, bireylerden bahsedemeyiz.  Bilim ve sanat insanın insan

Tek Suçlu Tecavüzcü mü? Yaşam, her şafakla beraber yeniden doğar. Bu doğuşla birlikte hepimiz kendi payımıza düşenle yaşam içinde ki rollerimize döneriz. Ne olursa olsun, nerede olursak olalım bir dünya sahnesi var. Yaşadıkça bu dünya sahnesinde, nasıl yaşanacağını, dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendikçe insanları, olayların neden ve sonuç ilişkilerini merak etmeye, bu

İnsan hayattaki amacını bilmezse en küçük sapmada umutsuzluğa düşer, yol ayrımlarında karar veremez. Verdiği kararlara hep keşkeler, amalar karışır. Hayattan ne beklediğini bilmeyenler ne yaparlarsa yapsınlar doyuma ulaşamazlar. Yazık, güzellikten dem vurup ama’ların üstüne çıkamayan kişilere! Her insan hayata başlarken hamdır ve hepimizin incinen, su alan yerleri var. Ne olursa olsun hiç kimse meyveler gibi

Yaşamsal fark ediş her şeyden önce insanın kendini bilmesini sağlamalıdır. İster bir gün, ister bir yüzyıl yaşayalım, asıl soru hep var olur, ”Kendini bilmek nedir?” Varlığının anlamını içselleştirmişsen sorgulamanın gücünü fark ediyorsun. Kendini fark ettikçe yaşamsal fark edişin önemini kavramaya başlıyorsun. İnsan, gelişim gücünü kendinden alan, oluşum halinde ki bir varlıktır. İnsanların duygu, düşünce, davranış

Hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesimizin yankısını duyarak yaşamın anlamını keşfedemeyiz. Kültürel ve sanatsal anlamda farkındalık oluşturmamış bir toplumda çağdaş değerlerden, bireylerden bahsedemeyiz. Bilim ve sanat insanın insan olma özünü en yatkın biçimde yansıtan değerlerdir ve her birey yaşamak, maddi, manevi varlığını korumak, geliştirmek hakkına sahiptir. Bu haklar insanın doğuştan sahip olduğu, insanın

Sevgiyle yaşamak ve sevgi için yaşamak dururken, bir insan, ömrünün sonuna ya da zaman onu azat edinceye kadar, kendi koyduğu geçersiz kanunların kölesi olarak kalabilir mi? Dikenler ve kafatasları arasında, kendi bedeninin gölgesini görmemek için gözlerini yere dikerek, yada yüzünü güneşe dönerek, sonsuza kadar durabilir mi?” Bilgiyle sevgiyle şefkatle beslediğimizde kendimizi ancak o zaman ulaşabiliriz

Bazen daha fazladır her şey ve yıllar ilerledikçe zevklerimiz, hoşlandığımız şeyler değişir! O zaman insanı özel kılan nedir? Sadece bedeni mi? Hangi sınıftan olduğunu söyleyen giysileri mi? Parası mı, gücü mü? Yoksa içinde çalkalanıp duran, kartal olmak için bazen karanlıkta yarasalar arasında, kimi sürüngenlerle nemli iklimlerde, bazen de semanın ötesinde devinen ruhu mu? Zamanla güçlü

Hayat her zaman eylemi ödüllendirir. Kartal resimlerine baktığımızda bir kanadında zeytin dalı diğerinde ok vardır ”Barışı severiz ama gerektiğinde savaşırız” Hayatta barış içinde yaşamak için bile savaşı kazanacak kadar güçlü, inançlı olmalıyız. Yüreğimizle inanmalıyız. Başarı insana miras kalmaz. Çoğu insan buna inanmaz ama başarı herkese eşit mesafededir. Her koşul kendi başarı öyküsünü yazar. Nefes alınan

Sanatın başlıca hedeflerinden biri toplumsal sorunlara ışık tutmaktır. 2017 yılının 16 Eylül-12 Kasım tarihleri arasında 15. İstanbul Bienal”nin gerçekleştirdiği ”İyi bir komşu” başlığıyla sunduğu sergisinde komşuluk ilişkilerine çok farklı perspektiflerden yaklaşılmış. Dünyada artan mülteci hareketlerinden tutun, mahalledeki komşuluk kültürüne kadar birçok konu ele alınıyor. Değişen yeni dünya düzeninin siyası ve politik ayağını irdeleyip, mahalle kültürü

Yeni Soluk
YUKARI