Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Herkesin her şeyi kolayca konuştuğu, arkasını döner dönmez unuttuğu zamanlardayız. Herkes kendi sanıklığıyla kör, tanıklığıyla yargıç. Demokrasi ilkesinin en yeni ve akılcı uygulamasını sağlayan hükumet biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir. Anlayabilen, sorgulayabilen, doğrudan yana yaşamını düzenleyebilen, tercihini demokrasi, adalet hak-hukuk ve özgürlükten yana kullanabilenlere ne güzel seslenmiş Mustafa Kemal Atatürk’ümüz; ”Özgürlüğün de, eşitliğin

Anlamadıysan yeniden yaşarsın Fark ettiysen yenisini yaşarsın. Mevsim sonbahar, göçmen kuşlar çekildi yuvalarına. Tomurcuklar başını gömdü toprağın karnına ve her şey bir o kadar suskun bahara..! Ya insan, insan kendiyle boğuşuyor, çelişiyor unutuyor insan olduğunu. Her şey yaşamak üzerine kurgulanmışken, tüm şarkılar, türküler buram buram yaşam ve sevda kokarken, insanlar da bir dünya, bir mal

Yaşamak başlı-başına bir sanattır. İnişleri ve çıkışlarıyla, fırtınası, rüzgarı, boranı ve gök-kuşağı ile doyasıya yaşamak bu sanatı… Doğanın içindeki gizleri fark ettikçe kendini fark etmeye başlamak.. Bu serüvenin yolcusu olmak, kulağa çok hoş geliyor. Velhasıl yaşam-yaşamak bir sanat. Onlarca, yüzlerce kanaldan beslene bilir ama en önemli kanal insan. Onu tanımlayan, onu destanlaştıran, şiire,hikayeye geçiren tek varlık.

Ne kadar sık duyarız “Şimdi bildiğimi keşke gençliğimde bilseydim.”diyenleri. Keşkesiz bir yaşam için kim olduğumuzu ve ne istediğimizi bilmek yetmez. Hayatının gelişmesini istiyorsak, onu iyileştirmeliyiz. Yaşamayı ve paylaşmayı da bilmek gerekir. Çünkü; Biz dünyayı ne kadar aklımızla tasarla-sakta yaptıklarımızla şekillendiriyoruz. İnsan sınırları değil, sınırları zorladığı kadardır. Herkes kendi hayatının tarlasıdır. Kendi kullanma kılavuzuna uygun kullandıkça,

Saygı; kişi ve kişilerin, birbirlerinin yaşam alanlarına, yaşam haklarına, fikirsel, düşünsel farklılıklarına ön yargısız tutum sergilemeleridir. Saygı kavramı genellikle kişi ve kişiler üzerinden tanımlansada, değerliliği ve yararlığı olan, üreten, başkalarının yaşam alanlarına rahatsızlık vermekten çekinen ve evrene karşı sorumluluk duygusuyla hareket eden bir duygudur. Her birey, saygıya değer bir varlıktır. Hiç kimse kendinden faklı olanı

Pek çok insan hayata bakar, ama onu yaşamaz… Onların gördükleri hayatın gölgesidir… Onlar ne hayatı yaşamaya cesaret ederler ne de hayatın ruhunu, kendilerine sunulduğu gibi anlarlar. Hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesimizin yankısını duyarak yaşamın anlamını keşfedemeyiz. Kültürel ve sanatsal anlamda farkındalık oluşturmamış bir toplumda çağdaş değerlerden, bireylerden bahsedemeyiz.  Bilim ve sanat insanın insan

Tek Suçlu Tecavüzcü mü? Yaşam, her şafakla beraber yeniden doğar. Bu doğuşla birlikte hepimiz kendi payımıza düşenle yaşam içinde ki rollerimize döneriz. Ne olursa olsun, nerede olursak olalım bir dünya sahnesi var. Yaşadıkça bu dünya sahnesinde, nasıl yaşanacağını, dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendikçe insanları, olayların neden ve sonuç ilişkilerini merak etmeye, bu

İnsan hayattaki amacını bilmezse en küçük sapmada umutsuzluğa düşer, yol ayrımlarında karar veremez. Verdiği kararlara hep keşkeler, amalar karışır. Hayattan ne beklediğini bilmeyenler ne yaparlarsa yapsınlar doyuma ulaşamazlar. Yazık, güzellikten dem vurup ama’ların üstüne çıkamayan kişilere! Her insan hayata başlarken hamdır ve hepimizin incinen, su alan yerleri var. Ne olursa olsun hiç kimse meyveler gibi

Yaşamsal fark ediş her şeyden önce insanın kendini bilmesini sağlamalıdır. İster bir gün, ister bir yüzyıl yaşayalım, asıl soru hep var olur, ”Kendini bilmek nedir?” Varlığının anlamını içselleştirmişsen sorgulamanın gücünü fark ediyorsun. Kendini fark ettikçe yaşamsal fark edişin önemini kavramaya başlıyorsun. İnsan, gelişim gücünü kendinden alan, oluşum halinde ki bir varlıktır. İnsanların duygu, düşünce, davranış

Hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesimizin yankısını duyarak yaşamın anlamını keşfedemeyiz. Kültürel ve sanatsal anlamda farkındalık oluşturmamış bir toplumda çağdaş değerlerden, bireylerden bahsedemeyiz. Bilim ve sanat insanın insan olma özünü en yatkın biçimde yansıtan değerlerdir ve her birey yaşamak, maddi, manevi varlığını korumak, geliştirmek hakkına sahiptir. Bu haklar insanın doğuştan sahip olduğu, insanın

Yeni Soluk
YUKARI