MFatih Güçlü

Buzdağı Altı Sohbetleri

mfatihguclu@yenisoluk.com

Beni bilenler bilir, çocukluğumdan beri kedi severim. Ne zaman sokakta bir kedi görsem hemen gidip başını okşarım. Her zaman da evde kedimiz olmuştur, severken mırlaması insana huzur verir, haşarılıkları güldürür, fazlası sinirlendirir, özgür ve kişilikli tavırları örnek aldırır. Bazıları, minicik bir yavru kedi gördüğünde korkudan yerinden zıplayıp tiksinse de ben kediciyimdir, hep de böyleydim hep

80’li yılların kült filmlerindendir “Mad Max”, yani “Çılgın Max”. Film yakın gelecekte geçer ve Max, gelecekte görev yapan bir polis memurudur. Kanunsuzluk, keyfilik, suç işlenme oranları almış başını gitmiştir, bu nedenle o dönem hızlı ve gelişmiş polis arabaları olsa da polislik mesleği en zor yapılacak mesleklerden birisidir. Max gibi o dönem polislik mesleğini icra edenlerin

İlk Farkındalık Son on yıl içinde izlediğim en önemli filmlerden birisidir; “Apocalypto”. Her ne kadar tarihçiler tarafından salt tarihsel gerçekleri yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirilmiş olsa da Mel Gibson’ın yönetmenliğini yaptığı film, “Hiçbir toplumun önce kendi içinde çökmeden dışarıdan fethedilebilmesi asla mümkün değildir.- W. Durant” düstüru ile başlayıp Maya imparatorluğunda kuraklığın ve hastalığın kol gezdiği bir dönemde

Sene 1979, o zamanlar babamın memuriyeti nedeni ile Zonguldak’ta ikamet ediyorduk ve her sene yaz tatilinde İstanbul’a anneannemlerin yanına gelirdik. 1979 yazında kuzenim ile evde sıkılırken annem ve yengem değişiklik olsun diye dayıma çocukları sinemaya götürmesini rica ettiler ki muhtemelen bu sayede çarşı pazarı rahat rahat birlikte dolaşabileceklerdi. Dayım sinemalarda neler var açtı gazeteyi şöyle

Her çocuğun kafasında bir idoldür babası, onun kahramanıdır. Rol model olarak dikkate alacağı ilk kişiliklerden birisidir. Çocukların doğumdan itibaren ilk yakın ilişki kurdukları insanlardan olan baba, toplumumuzda gücün, sağlamlığın, iradenin, otoritenin sembolü olmuştur hep. Ama aynı zamanda da şefkatin, koruyup kollamanın, hakkaniyetin de sembolü olmuştur, “Babacan” terimi kanımca bu değerler kaynaklıdır. Korunup gözetilmek için “Kurtar

Geçenlerde internet alan adımın servis sağlayıcısından bir e-posta geldi, e-postada aynen şunlar yazmaktaydı; “Kontrol ettiğimizde domainlerinizin nameserverlarını güncellemediğinizi görmekteyiz. Yarın mesai saatlerimiz içerisinde eski sunucumuz kapatılacaktır. Bu nedenle acil olarak en kısa sürede aşağıdaki domainleriniz için nameserver güncelleme işlemlerini tamamlamanızı rica ederiz. “mfatihguclu.com” domainlerinizin nameserverlarını aşağıdaki şekilde yönlendirerek tarafımıza geri dönüş yapmanızı rica ederiz.” Bu

Birçoğumuz “Hukuk neden var?” sorusunun yanıtının hukuk fakültelerinde geleceğin hukukçularına öğretilmesi gereken en önemli şeylerden birisi olduğunu düşünürüz. Hukuk fakültesine giren genç hukukçu adayı bu sorunun bilincinde olmalıdır ki ileride yapacağı mesleğin temellerini iyi bir şekilde içselleştirebilsin ve mesleğini en doğru biçimde icra edebilsin. Evet, bu doğrudur, fakat çok daha doğrusu; hukuk fakültesi öğrencisinin hukukçu

“Zor günler.” dediğimiz dönemler vardır insan hayatında. Örneğin kendimiz veyahut bir yakınımız hastalanmıştır, maddi zorluklar içerisindeyizdir ya da iş yoğunluğundan başımızı kaldıracak halimiz yoktur. Veyahut aile yaşantımızda sıkıntılar vardır, sevdiğimiz dostlarımızın yanlış hareketleri bizi üzmüştür, yaralamıştır. Bu gibi durumlarda içimizde bir sıkıntı oluşur, sıkıntı öfkeye de dönüşebilir hüzne de… İşte bu aşamada insan içinde olumluya

“Aaaah ah nerede o eski bayramlar!” dendiğini duymuşunuzdur bazı büyüklerimizden. Her nedense o büyükler eski bayramların ne farklılığı vardı gelip size detaylı olarak anlatmamışlardır bir türlü. Herkesin kendi yaşadığı kendine güzel gelir. Kendi anılarıyla, yaşam deneyimleriyle, içinde bulunduğu kültürle kendi gerçekliğini oluşturmuştur çünkü. Çekip onu bir kenara “Ya kardeşim nedir bu eski bayramlardaki güzellikler anlat

– NORMALLİĞİN SARHOŞLUĞU II – Üniversite yıllarında seyrettiğim bir film aklıma geldi geçenlerde; İngilizcesi “They Live”, Türkçesi “Yaşıyorlar.” Filmde, insanlar farkında olmadan, onların kılığına girerek dünyayı ele geçirip yöneten parazit bir uzaylı ırkın farkına varan ve geri kalan insanların da bu durumun farkına varmasını amaçlayan bir avuç kahramanın hikâyesi anlatılıyordu. Yer altında uzaylılarla mücadele için

Yeni Soluk
YUKARI