Hilal Dokuzcan

9'Canlı Yazılar

hilaldokuzcan@yenisoluk.com

1857’den 2017’ye Mücadele Dolu 160 Yıl. Bu yıl 8 mart çok farklı bir greve sahne olacak. 1857 yılında başlayan grevden 2017 de dünya genelinde gerçekleşecek kadın grevine kadar olan 160 yıl boyunca kadınlar dünyanın her yerinde, haklarını elde etmek için büyük mücadelelerden, acılardan geçtiler. 21. Yüzyılın başında, kadın hareketi dayanışma ve örgütlenmenin gereği olarak küresel

İnsanlık en acılı yüzyıllarından birini tamamlayarak, iki büyük dünya savaşının ardından, yerel savaşların, terörün ve her türlü acımasızlığın içinde yeni bir döneme başladı. Bir tarafta teknoloji ve bilimsel gelişmeler sonucunda yeni hayat tarzları şekillenirken, 4.kuşak insan hakları, doğa ve hayvan hakları öne çıkarken, diğer tarafta açlık, yoksulluk, sömürü, göç, terör ve savaş sarmalı yer alıyor.

Sizleri bugün siyasetçi, sendikacı, yazar Yaşar Seyman ve son kitabı Benazir ile buluşturmak istedim.  O kendini göçebe kalem olarak adlandırıyor ve İndüs Nehri ile Fırat’ı birleştiriyor yeni kitabında.  Bu yazıyı kadın dayanışması için gerekli olan sevgi, saygı ve kardeşlik içinde içten bir paylaşım, okyanusa ulaşan nehirlerin içine bir damla olarak değerlendirmek belki de en doğrusu. Ölümünden sonra

Bundan yıllar yıllar önce 1854’te  Amerika’ya gelen göçmenler için Kızılderililerden toprak istenir ve kabul ederlerse rahatlıkla yaşayabilecekleri bir bölgenin ayrılacağı bildirilir. Bunun üzerine Duwarmish Kızılderililerinin Reisi Seattle  ABD Başkanı Franklin Pierce bir mektup yazar. Reis Seattle mektubunda doğa ve insan ilişkisini şöyle anlatır: “Bu dünyanın her parçası benim insanlarım için kutsaldır. Her parlayan çam iğnesi,

Geçen cuma akşamı twitter hesabımda ” Emek En Yüce Değerdir” sözünü paylaştım. Söz; emek tarihinde ve siyasal alanda yerini bulmuş bir söz. Daha iyi yaşam koşulları için, eşitlik, adalet ve özgürlük için verilen mücadelelerin sembol sloganlarından. Bu paylaşımdan sonra yorum yapan ve mesaj atan birçok arkadaşım oldu. Mesajlar içinde “emeğin hakkının verilmediğini” söyleyenler, “emin misin?”,

17 Nisan 1940’ta yapılan yasal düzenlemeler ile kurulan, 1936 yılında köy eğitmeni projesi ile başlayan 1954 yılına kadar kademe kademe yok edilen büyük bir kalkınma modeli köy enstitüleri. Bugünün koşulları ve eğitim sistemimizi göze aldığımızda değeri çok daha iyi anlaşılacak bir değişim ve gelişim projesi. Son yıllarda eğitim sistemimizde yer alan sorunlara ve yapılmak istenenlere

3 Nisan 1923 Türkiye Büyük Millet Meclisinde seçim yasası ile ilgili değişiklik önerileri tartışılmaktadır. O dönemde. 1909 anayasasına göre, her bir il, bir seçim çevresi olarak değerlendiriliyor ve her 50 bin erkek nüfus için bir milletvekili seçiliyordu. Savaşta gerçekleşen kayıplardan dolayı bu sayının 20 bin erkek üzerinden olması önerilir. Bunun üzerine seçimlerde kadın nüfusunun da

İnsanlığın dramı nerde başlıyor? İnsan olma bilinci ve farklılığı kendini nasıl ortaya koyacak? Toplum olarak ruhumuzu mu kaybettik yoksa aklımızı, vicdanımızı mı da kaybettik? Bunlardan biri varlığını sürdürse, yaşadığımız birçok olay yaşanmaz. Bu kadar ölüm, kan gözyaşı olmaz. Taciz, tecavüz, işkence olmaz. İnsanlık bu kadar mı sefilleşti? Masumiyeti, sevgiyi, paylaşımı bir çocuğun gülüşünün saflarında olmak

Güzel bir Cumartesi sabahı, Kadıköy’den deniz yolu ile karşıya geçiyoruz, İstanbul tüm güzelliği ile karşımızda. Boğaz, kız kulesi, gittikçe değişen İstanbul silueti ve denizin kıpırtıları arasında tarihi yarım adaya yaklaşıyoruz. İstanbul’a olan aşkım bir kez daha alevlenirken, Topkapı Saray’ına bir kez daha bakıyorum. Son günlerin Tartışma konusu olan harem, enkaz, şiddet, ölüm, yaşam ve ardı

Yapılacak bir işin hedefine ulaşması, ilk adımın sağlam atılmasına, geçmiş ve gelecek arasında köprünün kurulmasına ve güven oluşturmasına bağlıdır. Kişiler üzerinden değil ilkeler üzerinden hareket etmek, her türlü bilginin dolaştığı sosyal medyada sağlıklı bilgiye ulaşmanızı sağlamak, doğruları paylaşmak, paylaşırken tüketmeyen, kutuplaştırmayan bir dil kullanmak yazılarımızın temelini oluşturacak. İşte bu yüzden “Yeni Soluk” okuyucuları ile birlikte

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER